Lisede istismar soruşturması: Şüpheli 1 ay görevine devam etti

Antalya’da lisede eğitim gören öğrenciyi istismar ettiği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan A.Y. görevden alındı. A.Y.’nin soruşturma boyunca görevine devam etmesine STK’ler tepki gösterdi.

Google Haberlere Abone ol

Ceren Deniz

ANTALYA - Muratpaşa Anadolu Lisesi’nde 10’uncu sınıfta okuyan öğrenciyi istismar ettiği iddiasıyla okul müdür yardımcısı A.Y. hakkında okul yönetimi tarafından soruşturma başlatıldı.

Soruşturma sürecinde A.Y.’nin öğrenci ile birlikte aynı okulda bulunması ve görevine devam ettiğinin ortaya çıkması, tepkilere neden oldu. Konuyla ilgili sendikalar açıklama yaparken, CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, iddiaları Meclis gündemine taşıdı.

GÖREVDEN ALINDI

Lisede okuyan öğrenci, yaklaşık iki ay önce rehber öğretmenine, okul müdür yardımcısı A.Y. tarafından öğretim yılı başından bu yana istismara uğradığını anlattı. Öğretmen durumu okul yönetimine bildirdi. Yönetim, konuyla ilgili soruşturma başlatırken, Milli Eğitim İl Müdürlüğü’ne bilgi verdi. A.Y., hakkındaki soruşturma devam ederken görevini sürdürdü. A.Y.’nin öğrenci ile aynı okulda bulunması, gerek eğitim sendikalarının gerekse de siyasi parti temsilcilerinin tepkisine neden oldu. Tepkiler üzerine A.Y., bir ay sonra görevden alındı.

‘DEVLET ÇOCUKLARI KORUMAKLA YÜKÜMLÜ’

Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, devletin çocukları korumakla yükümlü olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Bu olayda devletin karşılığı okul yönetimidir, ilçe milli eğitim müdürüdür, il milli eğitim müdürüdür. Ancak şikayete rağmen mağdurla, mağdur edeni aynı okul ortamında bir araya getiren bir düzenle karşı karşıyayız. Çocuk, koruma altına alınmadığı gibi suçlamaya maruz kaldı.”

Kurul, istismara uğrayan bir çocuğun kendisini mağdur eden kişiyle aynı ortamda bulunmasının sağlıklı olmadığını vurgulayarak “Okullara manevi danışman atamaya çalışanlar, kız çocuklarını susturanlardır. Okullarımızdaki öğretmenlere, rehber öğretmenlere, psikolojik danışmanlara çocukların durumunu gözlemlemek ve fark edip müdahale etmek konusunda büyük görev düşüyor. Çocukları korumalıyız biz. Bu olayın takipçisi olacağız ve Hukuki mücadelemiz sürecek. Milli Eğitim Bakanlığı’nı, il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerini, okul yönetimlerini de böyle bir yaklaşıma davet ediyoruz” dedi.

STK'ler iki gün önce ortak basın açıklaması düzenleyerek durumu protesto etti. 

STK’LER DURUMA TEPKİ GÖSTERDİ

İstismar iddiasıyla ilgili STK’ler ve parti temsilcileri ardı ardına basın açıklaması düzenledi. Eğitim Sen Antalya Şubesi, Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Antalya Şubesi, Halkevleri, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Alevi Kültür Dernekleri ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı konuyla ilgili iki gün önce ortak bir basın açıklaması yaptı.

‘GEREKİRSE HER GÜN GELECEĞİZ’

Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyeleri de aynı gün Muratpaşa Anadolu Lisesi önüne giderek eylem yaptı. Öğrencilerin de katıldığı eylemde konuşan TİP MYK üyesi Yunus Başaran, müdür yardımcısının hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. Başaran, "Gerekirse buraya her gün geleceğiz, bu hesabı soracağız. Bu ülkenin kız çocuklarının yalnız olmadığını, çaresiz olmadığını, sahipsiz olmadığını anlatacağız" diye konuştu.

Antalya Kadın Platformu ile Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri de dün açıklama yaptı.
‘ÇOCUĞU KORUYAN YASA HÜKÜMLERİ DERHAL UYGULANMALI’

Antalya Kadın Platformu ile Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri de dün açıklama yaptı. Eylemde konuşan, Emine Nar Kaya, "Kadına ve çocuğa yönelik şiddet, baskı ve istismarın hiç olmadığı kadar arttığı, şiddetle mücadele mekanizmalarının çalışmadığı ülkemizde, okullarda, devlet ve tarikat yurtlarında neredeyse her gün yeni bir istismar olayı yaşanıyor. Çocuğa yönelik istismarın son örneği, bu kez Antalya Muratpaşa Anadolu Lisesi’nde yaşandı” ifadelerini kullandı.  

Devletin eğitim kurumunda yaşanan olayın takipçisi olup, istismarın meşrulaştırılmasına karşı mücadele edeceklerini söyleyen Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün süreci hantal ve yavaş yürütmesi bize istismarcının korunduğunu düşündürtmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, şiddet ve ayrımcılığı kurumsallaştıran, failleri cesaretlendiren, mağduriyetleri derinleştiren politika ve uygulamalardan vazgeçmeli, çocukların sağlıklı, güvenli koşullarda eğitim alma hakkını sağlamalıdır. Kadını ve çocuğu her türlü şiddete karşı korumayı hükmeden uluslararası sözleşmelerde tanımlanmış tedbirlerle, Türk Ceza Kanunu’nun kadını ve çocuğu koruyan yasa hükümleri derhal uygulanmalıdır.”

MECLİS GÜNDEMİNE TAŞINDI

CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, söz konusu iddiaları dün Meclis gündemine taşıdı. Ayrıca Erdem, A.Y.’nin Eğitim-Bir-Sen üyesi olması nedeniyle istismarın ört bas edilmeye çalışıldığı iddiasını da dile getirdi. Erdem, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti: “Sistematik cinsel istismar iddiasının çocuğun kendi beyanına dayanmasına rağmen, okulda müdür yardımcılığı gibi önemli bir görevde bulunan kişinin soruşturma süresince aynı okulda görevine devam etmesi, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi açısından sorunlu değil midir? Cinsel istismar gerekçesi ile suçlanan Müdür Yardımcısı neden soruşturma başlatıldığında görevden el çektirilmemiştir?”

'AÇIK DELİLLERE RAĞMEN ÇOCUKLAR KORUNMADI'

CHP Antalya Milletvekili Coşar da bugün Meclis'e soru önergesi verdi. Çocuğun sürekli olarak istismara maruz kaldığı 7 aylık sürede onu ve bütün öğrencileri koruyacak bir tedbir almayan, çocuğun 30 Nisan’daki resmi dilekçesinden sonra işlem yapan okul idaresinin ihmalkarlığına vurgu yapan Coşar, şöyle konuştu: “Açık deliller ve beyana rağmen tacize uğrayan bir kız öğrenciyi koruyamayan ve üstüne üstlük tacizci müdür yardımcısını örtülü olarak koruyanların peşini bırakmayacağız. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığını hiçe sayan siyasi baskı nedeniyle, suçlu ceza almayacağının bilincinde. Ancak suçlular ve onları koruyanlar er ya da geç hukuk önünde hesap verecekler.”