Zehra Doğan hapiste resimleri Avrupa turnesinde

Gazeteci ve ressam Zehra Doğan sosyal medya paylaşımları, yaptığı haber ve resimler nedeniyle hapse mahkum edildi ve cezaveine konuldu. Cezaevinde kendisine resim malzemeleri verilmeyen Doğan'ın resimleri Avrupa’da sergileniyor.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Gazeteci ve ressam Zehra Doğan’ın hikâyesini daha önce yazmıştım. Bir hatırlatma olsun diye kısaca yeniden anlatarak başlıyorum: Zehra Doğan geçen yıl Ekim ayında Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Jin Haber Ajansı’nın (JİNHA) editörlerinden biriydi. Mardin’in Nusaybin ilçesinde sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar sırasında ilçeden yaptığı haberlerden ve sosyal medya paylaşımlarından dolayı hakkında örgüt üyeliği suçlamasıyla dava açılmıştı. 23 Temmuz 2016’da Mardin’de gözaltına alınan Doğan, 4 aydan uzun bir süre mahkemeye çıkarılmadan tutuklu kaldı.

9 Aralık 2016’da ‘örgüt propagandası ve örgüt üyeliği’ iddiasıyla hakkında açılan davanın ilk duruşması Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. İlk duruşmada Doğan’ın ‘örgüt üyeliği’ suçlamasından beraatına, ‘örgüt propagandası’ suçlamasından tutuksuz yargılanması kararı verildi.

Tutuksuz yargılanan Zehra Doğan, 21 Aralık 2015’ten 9 Aralık 2016 tarihine kadar sosyal medyada yaptığı paylaşımlardan, sokağa çıkma yasağı sırasında Nusaybin’deki bir çocuğun notlarını haberleştirmesinden, çizdiği bazı resimlerden dolayı 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına çarptırıldı ve bu cezası 2 Haziran’da onandı.

YOL KONTORLÜ SIRASINDA GÖZALTINA ALINIP TUTUKLANDI

Doğan, 12 Haziran 2017’de Diyarbakır’dan Mardin’e, ailesini ziyarete giderken yol kontrolü sırasında gözaltına alındı ve tutuklanarak Diyarbakır E Tipi kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Zehra Doğan tutuksuz yargılandığı süre içinde Amed şehir Tiyatrosu’nda cezaevinde kaldığı günlerin sayısına gönderme yapan “141” adlı bir resim sergisi açtı.

KEDİSTAN’IN DOSYA KONUSU

Türkiye’de ‘ünsüz’ gazetecilerin tutuklanması birkaç satırla geçiştirilir oldu genellikle. Kürt medyasında çalışanlar, zaten 1990’lı yıllardan beri tutuklanıyor, tehdit ediliyor, Musa Anter gibi gazeteci ve aydınları katlediliyor. Öte yandan Türkiye’de, özellikle OHAL’in ilanından bu yana, gazetecilerin tutuklanması vakayı adiyeden kabul edilir olduğu için, Zehra Doğan’ın tutuklanması büyük yankı uyandırmadı.

Ancak Fransa’da Kedistan adlı bir haber sitesi Zehra Doğan’la ilgilenmeye başladı. Kedistan’ı editörleri, “Kedistan, Ortadoğu ve özellikle Türkiye ile ilgili Fransa’da yayımlanan haberlerin yetersizliğini gidermek için yayına başlayan mütevazı bir proje olarak doğdu” şeklinde tarif ediyor. Fransızca, Türkçe, Kürtçe ve İngilizce dillerinde yayınlanıyor. Kadın, LGBTİ, halklar, kültür ve sanat, sosyal ekoloji gibi öncelikli konular yer alıyor Kedistan’da.

Katılımcılarından bir kısmı profesyonel IFJ kartlı gazeteci, bir kısmı araştırmacı, akademisyen, çevirmen, sanatçı… Devamlı yazarların köşesi var. Devamlı katılım yapan konuk yazarları da var.

Editörleri, “Neden Kedistan?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyorlar: “Kedilerin ırkı yok. Cins kediler sonradan eşleştirilerek elde edilmiş. Bunu da insan için çeşitliliğin bir zenginlik olduğu düşüncesi ile birleştiriyoruz, kedileri o yüzden seviyoruz. Bir de ne olursa olsun istediklerini yaptıkları, özgür oldukları için. Sınır tanımamaları da ayrı bir konu. İstediğiniz kadar yasaklayın, kediniz komşunun bahçesinde uzanıp güneşlenir, değil mi? Bizler de sınırlar ve uluslar ötesi bir ufuk açıklığı hedefliyoruz. Elbette otuzu aşkın katılımcımızın hemen hepsinin en az bir kedisi var.”

Kedistan’ın dosya konularından biri de gazeteci-ressam Zehra Doğan oldu.

‘ZEHRA VE ARKADAŞLARI’ İÇİN KAMPANYA

Tutuklanmasından sonra, geçen temmuz ayında bir kampanya başlatıldı Zehra Doğan için. Hukuki haklarına dikkat çekilmek istendi bu kampanyada. Kampanyada “Zehra ve arkadaşları” ifadesi kullanılarak Türkiye’deki diğer gazetecilerin maruz kaldığı hak ihlallerine de vurgu yapılmak istendi.


Kampanya çerçevesinde yakın zamanda “Zehra Doğan, Les Yeux Grands Ouverts” (Zehra Doğan, Gözler Açık) adlı kitap yayımlandı. “Journal D’Une Condamnation, Chronique Exposition” (Mahkûmiyet Günlüğü, Bir Serginin Kronolojisi) alt başlığını taşıyan kitapta Zehra Doğan’ın 50’ye yakın resmi ve haberlerinin yanı sıra Doğan’la ilgili yazılmış yazılar da yer alıyor. Doğan’ın hayat hikayesi, tutuklanması resimleri hakkında bilgiler içeren kitabın ocak ayında Türkiye’de de yayınlanması planlanıyor.

RESİMLERİN GELİRİ NUSAYBİNLİ AİLELERE

Kendisine resim malzemelerinin verilmediğini cezaevinden duyuran Zehra Doğan, yemek artıklarından, gazete kağıtlarından yararlanarak ve ellerini fırça gibi kullanarak resim yapmak zorunda kalmış. Ancak daha önce yaptığı 50 kadar resim, sergi turnesinde.

19-26 Agustos tarihleri arasında, Douarnenez Sinema Festivali’nde Zehra Doğan’ın yakın zamanda Avrupa kentlerinde turnede olacak sergisi gerçekleştirildi. Douarnenez’de açılan sergiyi yüzlerce kişinin gezdiği bildirildi. Ayrıca Zehra Doğan’a yüzlerce destek kartı yollandı. Aralarında Mediapart’ın kurucusu Edwy Plenel, Kanadalı sinema yönetmeni Alanis Obomsawin’nde bulunduğu sanatseverler, sinema seyircileri, aktivistler, sanatçılar, gazeteciler Doğan ve arkadaşlarına kart gönderdi.

Ayrıca Fransa’nın en önemli müzelerinden birinin de Doğan’ın eserlerini müze için almak arzusunda olduğunu bildirildi. Fransa’daki prestijli bir müzenin Doğan’ın eserlerini sahiplenmesi, sanatının uluslararası olarak teyidi anlamına geliyor. Ayrıca eserler, Doğan’ın isteği üzerine, çatışmalardan mağdur olan Nusaybinli ailelerin yararına satılacak.

PANELLER VE KONSERLER DÜZENLENECEK

Kampanya çerçevesinde düzenlenecek etkinlikler arasında paneller ve konserler de yer alıyor. Panel ve söyleşiler için Türkiye ve Avrupa’dan gazetecilerle görüşmeler devam ediyor. Konsere Titi Robin, Aman Aman grubu ile Fransa’da çalışmalarını yürüten kadın erbane grubunun katılması bekleniyor.

Türkiye’de sessiz sedasız cezaevine konulan Zehra Doğan, hayatıyla ve resimleriyle Avrupa’da ilgiyle takip ediliyor. Elbette Doğan’la birlikte gözaltına alınan, tutuklanan gazeteci arkadaşları da. Çünkü kampanya Zehra Doğan şahsında bütün gazetecilerin durumuna dikkat çekmeye çalışıyor. Bu nedenle örneğin Kedistan editörleri konuşurken, “Zehra’nın şahsına diğerleri” şeklinde cümle kuruyorlar.

.