Nesrin Sipahi 82 yaşında sahnede

Yıllardır sahnelerden uzak duran Nesrin Sipahi, bu gece, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sahneye çıkıyor. Sipahi, günümüzde gençlerin eskisi gibi seslerini duyuramadığını söylüyor.

Murat Meriç  muratmeric@gmail.com

Çok zaman olmuş… Nesrin Sipahi, yıllardır sahneye çıkmıyor. Ben onu canlı izleyemedim, konser verdiği dönemlere denk gelemedim; o kadar uzun bir süreden söz ediyorum. Seyredenlerin, dinleyenlerin ortak hissi şu: “Nesrin Hanım, sahnede bir efsaneydi. Onu seyretmek, başka bir şeydi.”

Yıllardır sahnelerden uzak duran Nesrin Sipahi, bu gece, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda sahneye çıkıyor. Büyük olay! Yanında (Ayşegül Aldinç’ten Dilek Türkan’a) sanatçı dostları olacak ve Ufuk Yıldırım’ın yöneteceği orkestra eşliğinde, onlarla birlikte seslendirecek şarkılarını… Bir anlamda bir “saygı konseri” bu. Nesrin Sipahi’nin solo söyleyeceği şarkıların sayısı az belki ama yıllar sonra tek bir şarkıda bile olsa onu canlı dinleyebilmek için çok şeyini verecek insanlar tanıyorum. Yazık ki, önceden yapılmış bir Ankara programı yüzünden bu geceki konseri kaçıracağım. Umudum, bu “buluşma”ların artması, Nesrin Sipahi’nin yeniden sahneye çıkması… Buluşma dediğime bakmayın, düpedüz vuslat aslında bu! Kelimenin bütün anlamlarıyla.

‘CUMHURİYET GİBİ KADIN’

Şanslıyım: Bugün efsane dediğimiz kadınlardan ikisini, Müzeyyen Senar ve Safiye Ayla’yı sahnede canlı izleme olanağı buldum. Her ikisi de 70’ini çoktan devirmişti. Nesrin Sipahi, bu anlamda da bir rekora imza atacak ve 82 yaşında sahneye çıkacak! 29 Ekim, doğum tarihi. Eskilerin bir övgü sözü olarak kullandığı “hükümet gibi kadın” tabirini değiştireyim, “gün”e uyarlayayım: “Cumhuriyet gibi kadın”. Sahiden öyle: Cumhuriyet tarihine tanık olmuş, onunla büyümüş, onunla bugüne gelmiş. Batılılaşma hamlesinin (İnci Çayırlı ve Emel Sayın’la birlikte) alaturka ayağındaki en önemli isimlerinden. Bugün, bayrağını Melihat Gülses’e devretmiş durumda –ki bir tüyo vereyim ve onun en sevilen şarkısı olan “Endülüs’te Raks”ı bu gece Melihat Gülses’in yorumlayacağını söyleyeyim. Gerisi, konseri izleyecekler için sürpriz olsun. “Bugün kimi dinlersiniz?” sorusuna, tereddüt etmeden “Melihat Gülses” cevabını verecek kadar çok seviyor onu. Alaturkanın zemin bulamamasından yakınıyor: “Eskiden radyo vardı, gazinolar vardı, albüm yayınlanırdı… Bugün öyle bir imkan yok. Çok yetenekli gençler, seslerini duyuramıyor” diyor ve ekliyor: “Biz hiç olmazsa gazinoda söylerdik şarkıları. Plak stüdyosundan çıkardık, kaydettiğimiz şarkıyı o gece halkla buluştururduk. Şarkı, plaktan önce duyulur, ağızdan ağıza yayılırdı…”

nesrin2

‘BÜTÜN İYİ SOLİSTLER ÖLDÜ’

“Endülüs’te Raks”, Nesrin Sipahi’nin alameti farikası. Onun gibi söyleyen yok. Münir Nurettin Selçuk da bu fikirde. Şarkılarının yorumlanmasını yasakladığı bir dönemde, üç şarkısını Nesrin Sipahi’nin söylemesine izin vermiş: “Endülüs’te Raks”, “Vesvese” ve “Otomobil”. Sonuncu, Nesrin Sipahi’nin sesinden sevilmiş, bugüne öyle gelmiş. Sözü ona bırakayım: “Münir Nurettin Bey’in şarkılarını çok severek söyledim. Sahnede maalesef onunla hiç yan yana gelmedik ancak kendisiyle dostluğum vardı. Şarkılarının solo söylenmesine müsaade etmezdi, ancak koroyla okuyabilirdiniz. Bugün Timur Selçuk, babasının katılığını sürdürüyor ve yine izin vermiyor. Bir zamanlar Sadettin Kaynak’ın oğlu, babasının şarkılarını kimseye okutmadı. O ara acayip şarkılar çıktı, arabesk türedi. Şimdi müsaade etti, çıkıp söylüyorlar ama artık bu da çarpık çurpuk. Bütün iyi solistler öldü çünkü, şarkıları doğru söyleyecek kimse kalmadı.”

ALTIN PLAK’IN KARŞILIĞI BEYAZ EŞYA

“Ankara Rüzgârı”ndan “Veda”ya, “Kalbe Dolan O İlk Bakış”tan “İzmirlim”e pek çok şarkıyı ilk kez plağa okuyan, meşhur eden, Nesrin Sipahi. Enteresan hikâyeleri de var… Yusuf Nalkesen bestesi “Veda”yı başta sevmemiş, istememiş. Hatırlayalım: “Hani o bırakıp giderken seni / Bu öksüz tavrını takmayacaktın / Alnına koyarken veda busemi / Yüzüme bu türlü bakmayacaktın…” Şarkıyla buluşması, “Veda Busesi” adlı Ülkü Erakalın filmi sayesinde. Türkan Şoray’ın Tunç Okan’la başrolü paylaştığı 1965 tarihli bu filmin şarkılarını Nesrin Sipahi söylemiş. Aralarında “Veda” da var. Şarkı filmde patlamış, plağa kaydedilince satış rekorları kırmış. Nesrin Sipahi, bu ilgi üzerine altın plak almaya hak kazanmış. Plak şirketi, bu “ödül”ü, beyaz eşya olarak ödemiş ona! Pathe döneminde yaptığı plaklardan televizyon, Odeon döneminde yaptıklarından piyano “kazanmışlığı” da var. “Veda”, bugün, Nesrin Sipahi denince akla gelen ilk şarkılardan…

nesrin-murat

Nesrin Sipahi ve Murat Meriç

nesrin

EV BULUŞMALARINDA ÜRETİLEN ŞARKILAR

Sadece alaturka mı? “Aranjman”lar da var repertuvarında… Jose Feliciano’nun “Rain”i, hem de Ümit Yaşar Oğuzcan’ın yazdığı sözlerle, “Yağmur Seninle Güzel” olmuş –ki “şiir gibi” olduğunu söylememe gerek yok sanırım: “Yağmur seninle güzel / Gel sarıl bana / Tekrarla sevdiğini / Al kollarına // Yağmur durmadan yağsın / Sen yanımdan ayrılma / Gel uzat ellerini / Islanmış saçlarıma // Yağmur seninle güzel / Hadi sar beni / Bak ne kadar özledim / Gel tut ellerimi // Dinle yağmuru dinle / Bak ne mutlu bizimle / Uzasın bu dakikalar / Camlara vurdukça damlalar // Beni sımsıkı sar / Kıyamete kadar / Ayrılmayalım bir daha / Bitmesin bu rüya…” Ümit Yaşar Oğuzcan, Sipahi’nin yakın arkadaşı. Birlikte çok şarkı yapmışlar… Bir dönem, Avni Anıl’ın da katıldığı ev buluşmalarında üretilmiş bu şarkılar. Ümit Yaşar Oğuzcan’ın yazdığı sözleri Avni Anıl anında besteler, ertesi gün stüdyoya girilir ve bu şarkılar Nesrin Sipahi’nin sesinden plağa kaydedilirmiş. Sonrasında, Avni Anıl şarkılarının toplandığı bir albüm de çıkmış bu işbirliğinden. Suat Sayın, Yusuf Nalkesen ve Osman Nihat Akın şarkıları da, Nesrin Sipahi’nin sesinden ayrı albümlerde dinleyiciye ulaşmış. İçinde kalanı şu cümleyle ifade ediyor: “Bir de Şekip Ayhan Özışık albümü yapacaktık, olmadı. Ömrü vefa etmedi…”

nesrin-sipahi2

RUSLARDAN KALİNKA İSTEĞİ

1970 yılında çıktığı çok konserli SSCB turnesi, onun tarihinde çok önemli. Azerice ve Ermenice şarkıları da repertuvarına aldığı turnede, Rus yetkililerin isteğiyle bir de Rusça şarkı söylüyor: “Kalinka”: Gülerek, “hatırları için koyduk” diyor, o turneyi anlatırken… Nesrin Sipahi, Tatar. Kökeni Kırım. Bu sebeple, “Bostorgay” adlı tatarca şarkı da girmiş repertuvarına.

Yakın dönemde kaybettiği eşi Aldemir Sipahi, onun en büyük destekçisi. Oğulları Emre ve Candemir ise, tutunduğu dal. Aldemir Bey’in ona hediye ettiği bir şarkı var: “Ben bir kuru yaprağım / Elinde oyuncağım / Gözlerinde yeşerip / Göğsünde solacağım” dizeleriyle başlayan şarkının adı, “Nesrin”. Teoman Alpay’ın bir bestesi –ki onun bestelerini de en iyi söyleyenlerden biri, Nesrin Sipahi.

Başa döneyim, tekrarlayayım: Nesrin Sipahi, bu gece, yıllar sonra, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yeniden halkın huzuruna çıkıyor. Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde buluştuk, konuştuk. Yukarıdaki alıntılar, o konuşmadan. Anlatmaya kalksam, sayfalar dolar. İyisi mi burada keseyim ve şunu söyleyeyim: Bu geceki konseri kaçıran, çok şey kaybeder.