Demokrasi blokuna çağrı: Hayvan pazarı için Çekmeköy'ün yeşil alanları yok edilmemeli

Çamlık Mahallesi park bakımından Çekmeköy’ün en fakir mahallelerinden biri. 2019 yerel seçimlerinde belediye başkanı tarafından verilen sözün yerine getirilmesi -yani söz konusu yeşil alanın korunup ağaçlandırılması ve Doğa park ile birleştirilmesi- aslında en isabetli, en halkçı, çocuklarımız için de en yerinde karar olacaktır.

Abbas Karakaya*

Çekmeköy’ün AKP’li Belediyesi, 27-28 Haziran 2020 tarihlerindeki sokağa çıkma yasağından istifade ederek buldozerleri Çamlık Mahallesi sınırları içindeki on beş dönümlük bir yeşil alana sokup burayı dümdüz hale getirdi. Çayırlıktaki yeşil doku kazınırken üstündeki ağaçlar ve çalılıklar da kesildi. Pazar günü saat 20.00’da oradan ayrılırken, buldozer zemini kazmaya, düzeltmeye, yani beton dökülür hale getirmeye çalışıyordu. Amaç, yaklaşan kurban bayramı vesilesiyle yeni bir hayvan pazarı için yer açmak.

Ancak gelin görün ki alandaki hafriyat çalışmalarının hiçbir hukuki, yasal dayanağı, belgesi yok. Bazı belediye meclisi üyelerinden öğrendiğimiz göre, bu alana hayvan pazarı kurulması ne belediyenin ilgili komisyonlarında ne de belediye meclisinde görüşülmüş, karara bağlanmış. Buna rağmen, Çekmeköy’deki siyasi partilerin ilçe başkanlıkları bu açık kanunsuzluğu dur diyemiyorlar. Durduramıyorlar.

İlçedeki muhalefet partilerinden biri, bu çayırda, bu çok kıymetli yeşil alanda hayvan pazarı kurulmasına karşı imza topluyor. Elbette buna bir itirazımız olamaz. Ama zamana karşı bir yarış bu, zira alana beton dökülmesinin eli kulağında. Dolayısıyla bir yandan imza toplanırken, diğer yandan ve öncelikli olarak iş makinelerini durdurmak gerekiyor. Yani “dur kardeşim, sen bu işi yapmazsın, çünkü çalışma izinin, belgen yok, burada kanunsuz, hukuksuz bir iş yaparak kamuyu zarara uğratıyorsun” denmeli. Ama nedense böyle bir girişim yok. Bu partiden bir belediye meclis üyesi AKP bize danışırsa, alternatif pazar yerini o zaman gösteririz, diyor. Oldubittiyle iş makinelerini alana sokan bir zihniyetten kendilerine danışmalarını beklemek aşırı iyimserlik değilse, ne? Bir diğer partinin meclis üyesiyse konuyla bir sonraki iş günü ilgileneceğini söylüyor. İlçe başkanınız neden burada yok sorusuna ikna edici bir cevap veremiyor.

Aslında 2019 yerel seçim kampanyaları sırasında, AKP’li belediye başkanı söz konusu alanın yeşil alan olarak korunup ağaçlandırılacağı, ilerisindeki Doğa parkıyla birleştirileceği sözünü vermişti mahalleliye. Oysa şimdi, aynı kişi, yaklaşan kurban bayramı sebebiyle alana hayvan pazarı kuracağını söyleyip iş makinelerini sahaya sürmüş durumda. Peki, bayramdan sonra, pazar kapatıldıktan sonra ne olacak? Mahalleliye sorarsanız,  birçoğu buranın birilerine satılacağını, hatta belki de çoktan satıldığını, hayvan pazarı kurulmasının aslında buranın inşaata açılması yönünde bir adım olduğunu düşünüyor, en azından böyle olacağından şüpheleniyor.

Çamlık Mahallesi park bakımından Çekmeköy’ün en fakir mahallelerinden biri. 2019 yerel seçimlerinde belediye başkanı tarafından verilen sözün yerine getirilmesi -yani söz konusu yeşil alanın korunup ağaçlandırılması ve Doğa park ile birleştirilmesi- aslında en isabetli, en halkçı, çocuklarımız için de en yerinde karar olacaktır. Halkın ve civardaki esnafın baskısı ile belediyenin bu yanlış kararından döneceğini umuyorum. Çünkü bu alanın park alanı olarak bırakılması sadece Çamlık Mahallesi sakinlerini rahatlatmayacak, aynı zamanda sıcak havalarda, yaz günlerinde, hemen her güzel havada hınca hınç dolu olan Doğa Parkı’nın yükünü de hafifletecektir.

Bu yazı esasında Çekmeköy, Çamlık Mahallesi halkına ve muhalif partilerin yerel yöneticilerine bir uyarı ve çağrı amacı taşımaktadır. Mahallede bir oldubittiyle kurulması istenen hayvan pazarı Covid-19 salgınıyla mücadeleyi olumsuz etkileyecek, korona vakalarını artıracaktır. En yetkili ağızların hastalığın ikinci dalgasının yükselişini konuştuğu bir dönemde buraya kurulacak hayvan pazarı mahallelinin sağlığı ile kumar oynamak demektir. İnsanların hayatını tehlikeye açık hale getirmek demektir. Kurbanlık satış alanı aynı zamanda kesim alanı da olacağından hayvanlardan çıkacak dışkı, kan, ter gibi sıvı ve kokular ve karasinek kümeleri mahalleyi istila edecektir. Buna bayram kalabalığında sosyal mesafeyi ayarlamanın güçlükleri de eklenince mahalle salgının artması için “şahane” bir ortama kavuşacaktır. Bu da daha çok karantina, daha çok vaka anlamına gelecektir. Aslında, bu yıl açık havada bile kurban kesiminin özendirilmemesi, başka yöntemler bulunması herkes için en hayırlısı, en sağlıklısı olacaktır. Bu satış ve kesim alanının ortaya çıkaracağı çöp ve atıkları temizlemek zorunda kalacak temizlik işçilerinin durumunu düşününce, insan sırf onların hatırı için bile bu yıl bu işten vazgeçmeliyiz diyor kendi kendine Sağlığımız için toplu ibadetlerin bile bir süre askıya alındığı bir zamanda kurban kesmekten bu yıl feragat etsek ne kaybederiz?

Aslında, yanlışlığı ve yaratabileceği sağlık sorunları aşikâr bu karardan belediyenin kendisinin vazgeçeceğini düşünüyor, düşünmek istiyorum. Mahallelinin tepkisini imza kampanyası ile dillendirmeye başlaması bu açıdan itici bir güç olabilir. Bu sesin duyulacağını umuyorum. Ama eğer duymamakta ısrar edilirse, Çekmeköy’de siyaset yapan tüm muhalif partiler, STK’lar, dernekler ve esnaf bir araya gelerek halkın itirazını büyütmelidir. Bu yapılırsa belediye bu karardan vazgeçmekten başka bir şey yapamaz.

Bunun için evvel emir Çekmeköy’de muhalif kanatta bulunan siyasi partilerin ilçe başkanlarının bir adım öne çıkmaları elzemdir. Yani CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet, Babacan’ın ve Davutoğlu’nun partileri Çekmeköy Demokrasi Bloku’nda bir araya gelmelidir. Halkın yaşam alanlarını yok eden, sağlığını tehlikeye sokabilecek bu yanlış kararın hayata geçirilmesini durdurmak Çekmeköy Demokrasi Bloku’nun ilk zaferi olabilir.

Sonra mı? Sonrasında, güz ayları geldiğinde hep beraber şu an yeşil dokusu kazınmış, ağaçları kesilmiş alana meşe fidanları dikelim. Ve oluşacak koruya Çekmeköy Adalet Korusu adını verelim. Çünkü şu zamanda sağlık kadar adalete de susadık. Çekmeköy’de adalet ve mücadelenin ilk yudumunu beraber içelim, var mısınız?

 

*Çekmeköy Yurttaş İnisiyatifi