Dergah Yayınları ile Ahmet Mithat'ın eserlerine yolculuk

Edebi çevrelerde ''yazı makinesi'' olarak anılan Ahmet Mithat Efendi'nin, günümüzde birçok eserine Dergah Yayınları aracılığı ile ulaşmak mümkün. Roman, gezi yazısı, eleştiri gibi türlerin ilk örneklerini incelemek ilginç olduğu kadar edebiyata ışık da tutuyor.

DUVAR – Hayatı boyunca yeniliklere açık kalmakla birlikte, saf taklitten uzak durarak, edebiyatın birçok farklı türünde kendine özgü kalemi ile 200’den fazla eser vermiş bir yazar ve gazetecidir Ahmet Mithat Efendi. Onun -çoğunu edebiyatımıza bizzat ilk kez kattığı- farklı türler ve temalardaki eserleri Dergah Yayınları’ndan yayınlanmakta. Yazarın çağdaş edebiyat çevresi ve dönem sonrası yazarlar tarafından ”yazı makinesi” olarak anılması gözümüzü korkutmasın, eserlerinin içeriklerine beraber göz atalım.

Felatun Bey ile Rakım Efendi 

felatun

Dönemin sosyo-kültürel şartlarının getirdiği alafrangalık, cariyelik, Doğu-Batı karşıtlığı gibi konular bu eserde Ahmet Mithat Efendi tarafından, Felatun Bey ve Rakım Efendi olarak isimlendirdiği, birinden tamamen zıt iki ana tip üzerinden ustaca ele alınmıştır. Toplumun içinde bulunduğu yenileşme döneminde, yazar bu süreçte kendi kültürünü kaybederek yalnız taklit yoluyla yanlış batılılaşmaya gidenleri, düştükleri komik durumlar üzerinden eleştirir. Rakım Efendi çalışkan, tutumlu ve örnek alınası bir tipleme olarak okuyucuya verilirken, Felatun Bey batılılaşmayı sadece yüzeysel anlamda benimseyerek, tutarsız davranışlarının bedelini ödeyen bir karakter olarak karşımıza çıkar.

Müşahedat

mus

Ahmet Mithat’ın kendi ismiyle de romana karakter olarak dahil olduğu bu eser, sık sık karşılaşılan kurguya müdahale tekniği ve yazılma yönteminin konu ile bir tutulma özelliği sayesinde yazarın en ilginç romanı haline gelmiştir. Aynı zamanda bu yönüyle roman, Berna Moran’ın belirttiği gibi ‘dünya edebiyatında da örneği görülmeyen bir teknikle yazılmıştır.’  Yanlış batılılaşma olgusunun bu kez postmodern bir anlatı tekniği ile Osmanlı-Türk perspektifinden ele alınması da eseri ilginç kılan bir başka özelliktir. Yazarın vapurda karşılaştığı ve daha sonradan tanışacağı, aralarında Fransızca sohbet eden kadınları Beyoğlu’ndaki evlerine kadar takip etmesinin ardından, onlar hakkında bir roman yazmak istediğini söylemesi ve kadınlardan birinin bu teklifi kabul etmesi ile olaylar gelişir.

Avrupa’da Bir Cevelan

cevelan

Ahmet Mithat Efendi modern anlamda ilk gezi yazısının örneğini bu kitabı ile verir. II. Abdülhamit tarafından Stockholm’de gerçekleşen Oryantalistler Kongresi’ne katılmak için resmi olarak görevlendirilir. İstanbul’dan, önce Stockholm’e uzanan seyahatinde, kongre sonrası görmek istediği diğer Avrupa şehirlerini de gezerek ve izlenimlerini aktararak bu renkli yazıları bir araya toplar. Avrupa seyahatnameleri içerisinde özel bir konuma sahip olan bu eserde şehirler ve yeni kültürler tanınırken, yazar bunları dönemindeki birçok yazar gibi saf bir Batı hayranlığı ile değil de, bir Doğulu perspektifi ile karşılaştırmalı olarak ele alır ve okurlarına öyle sunar.

Beşir Fuat

bes

Ahmet Mithat ile üç yıl süren dostluğunun ardından intihar eden Beşir Fuat’ın yazar tarafından kaleme alınan bu biyografisinde, nasıl tanıştıkları, arkadaşının şahsına ve intiharına dair izlenimleri anlatılır.  Fuat’ın hem kendisiyle hem de başkaları ile olan mektuplaşmalara da yer veren yazar, konu ile ilgili yorumlarını ve eleştirilerini yapar. Beşir Fuat’ın materyalist görüşlerinden de bahsedilir. Arkadaşının intiharını bir ‘facia’ olarak yorumlayarak, bu konudan okurlarının çıkarmasını istediği dersleri sıralar.

Sait Beyefendi Hazretlerine Cevap

sait-bey

Kemal Paşazade Sait Fransızca tercümelerdeki çeviri hatalarını ele alıp eleştirerek  Galatat-ı Tercüme adlı eseri yayınlar. Bu eserin yayınlanmasının üzerine Ahmet Mithat Efendi ile aralarında geçen mektuplaşma sürecini yazar kitap haline getirir. Türk edebiyatının ilk polemiklerinden biri olan ve tenkit türünde büyük önem arz eden bu eserde, aynı zamanda Ahmet Mithat Efendi’nin Batı Edebiyatı’na yönelik ilgisini de yakalamak mümkün.

Peder Olmak Sanatı

ahmet

 Evliliğin asıl amacını baba olmak ve iyi bir evlat yetiştirmek olarak benimsemiş yazar ‘Peder Olmak Sanatı’nı gençlere bu konuda nasihatlar tadında yazmıştır. Sıkça kendine tema olarak belirlediği doğu-batı çatışmasını bu sefer evlilik başlığı altından yürütmüştür. Osmanlı tipi evlilik ve Batı tipi evlilik karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.