İstanbul Sözleşmesi: Yıl 2020, neyi tartışıyoruz

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Canan Kalsın, İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili, “Ben 1-2 madde üzerinden yanlış algı yaratılmasını doğru bulmuyorum. Orada muhafazakar kadınlar da, göçmen kadınlar da, dini inanışlarla alakalı koruma maddeleri de var. Körün fili tarifi gibi birkaç maddenin bağlamından kopartılarak anlatılmasının yanlış ve hesaplı olduğunu düşünüyorum” dedi.

Nergis Demirkaya  ndemirkaya@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Canan Kalsın, aile değerlerine zarar verdiği iddiasıyla bazı kesimlerce tartışmaya açılmak istenen İstanbul Sözleşmesi’ne dönük tartışmaları değerlendirdi. 2011 yılında imzalanan, 2014 yılında yürürlüğe giren sözleşme için, “Yıl 2020, bunun neyini tartışıyoruz” diye soran Kalsın, “Diyorlar ki bir aileye polis gelirse o aile, aile olur mu? Orada bir şiddet olduğuna göre polis geldi. Bir tarafta polisin müdahalesi, diğer tarafta 200 kere şikayet etmiş hiçbir önlem alınmamış, kadın cinayete kurban gitmiş. Hangisi doğru?” dedi.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kamuoyunda bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 2011 yılında imzalandı, 2014 yılında yürürlüğe girdi. İmza atan ülkelere kadına yönelik şiddetin önlenmesi konusunda pek çok yükümlülük getiren sözleşme için bir süredir “aile kurumunu bozuyor”, “aile değerlerine zarar veriyor” iddialarıyla sözleşmenin iptal edilmesi çağrıları yapılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletvekilleri ile yaptığı toplantıda İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden gözden geçirmemiz gerek. Onunla ilgili bir çalışma yaptırıyoruz” sözleri de sözleşmenin revize edilebileceği yorumlarına yol açtı.

‘GÜNAH KEÇİSİ İLAN ETMEMEK LAZIM’

Türkiye’nin ilk imzacı olması dolayısıyla İstanbul Sözleşmesi adını alan sözleşmeyle ilgili tartışmaları TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Canan Kalsın’a sorduk. AK Parti grup toplantısı öncesi bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan Kalsın, İstanbul Sözleşmesi’nin önemini şöyle anlattı:

“Şiddet nereden gelirse gelsin, kime uygulanırsa uygulansın şiddete karşı devletin hami görevini yerine getirmesi ve şiddet uygulananın korunması anlamına gelir bu. Sözleşme sadece kadınları değil, yaşlı, çocuk, erkek eş gibi herkesi kapsıyor ama zayıf halka kadınlar olduğu için onlar görünür. Biz diyoruz ki şiddet hep görünür şekilde, adım adım geliyor. Adam uzaklaştırıldı, nefretle doldu, etki tepki oldu, yok! İçişleri Bakanlığı verilerine göre ilk defa şiddete uğrayan kadınların yüzde 80’i korumaya alınmış kadınlar değil. Bu şiddeti uygulayan erkeklerin de yüzde 80’i daha önce bir suç işlememiş. Dolayısıyla buna sosyolojik, psikolojik olarak değişen dünya dinamikleri açısından bakmak gerek. Günah keçisi ilan etmemek lazım. Değişen dünyayı algılamadığımız yerde suçlayacak mekanizmalar ya da kurumlar bulmamalıyız. Uygulamadaki birkaç sıkıntıya bütününü kapsıyor diye bakmamak lazım.”

‘KÖRÜN FİLİ TARİFİ GİBİ…’

Sözleşmeyle ilgili kimi suistimallerin olabileceğini ama kaç kişinin canının korunduğuna bakmak gerektiğini belirten Kalsın, “Ben 1-2 madde üzerinden yanlış algı yaratılmasını doğru bulmuyorum. Orada muhafazakar kadınlar da var, göçmen kadınlar da var. Dini inanışlarla alakalı koruma maddeleri de var. Körün fili tarifi gibi birkaç maddenin bağlamından kopartılarak anlatılmasının yanlış ve hesaplı olduğunu düşünüyorum” dedi.

‘YIL 2020 NEYİ TARTIŞIYORUZ’

Kalsın, “Türkiye sözleşmeden imzasını geri çekebilir mi?” sorusuna teknik olarak durumu bilmediğini belirterek şu yanıtı verdi:

 

“2011’de Türkiye çekincesiz kabul etti. 2014’te yürürlüğe girdi. Yıl 2020, bunun neyini tartışıyoruz. Bununla ilgili alt komisyonlar kurulmuş, çalışmalar yapılmış. Bu sadece hedef şaşırtmak. Diyorlar ki bir aileye polis gelirse o aile, aile olur mu? Niye polis geldi o aileye. Gelmeseydi. Orada bir şiddet olduğuna göre polis geldi. Bakıyorsunuz bir tarafta polisin müdahalesini görüyorsunuz, diğer tarafta 200 kere şikayet etmiş, hiçbir önlem alınmamış, kadın cinayete kurban gitmiş. Hangisi doğru.”

‘CUMHURBAŞKANI, UYGULAMA SIKINTILARINA DİKKAT ÇEKMİŞ OLABİLİR’

Kalsın, Erdoğan’ın sözleşmenin gözden geçirileceği yönündeki sözlerinin hatırlatılıp, “Yanlış bilgi mi veriliyor, siz yeniden anlatacak mısınız” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Cumhurbaşkanımız konudan haberdar, bilgili. Hanımefendinin 25 Kasım’da yapmış olduğu konuşma da var. Toplumdan gelen talepler üzerine kanunlar yapılır. Uygulamada sıkıntılar varsa, -ben Cumhurbaşkanımızın bunu kastettiğini düşünüyorum- yanlış anlaşılan noktalar varsa onların tekrar incelenmesi, gözden geçirilmesidir. Siyaset yapan insanlarız toplumun hassasiyetlerinin dışında davranmamız mümkün değil.”