Hatay’daki UMKE hemşiresi: Müthiş bir koordinasyon eksikliği var

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde görevli UMKE hemşiresi, ciddi bir koordinasyonsuzluk olduğunu belirterek depremzedelerin en acil çadır ve tuvalet ihtiyacı olduğunu söyledi.

Google Haberlere Abone ol

İsmail Sarp Aykurt

HATAY - Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen iki depremin ardından ortaya çıkan bilanço her geçen gün daha da ağırlaşırken, depremin ardından yaşanan plansızlık ve koordinasyonsuzlukla ilgili pek çok şikayet sosyal medyaya yasıyor.

Depremin en çok etkilediği şehirlerden Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde UMKE’de (Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi) görevli olan ve adını vermek istemeyen hemşire, ilçeye geldikleri günden bu yana İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) çok ciddi bir yetersizlik içerisinde olduğunu söyledi. Ayrıca bir sağlık çalışanı olarak ihtiyaç sahiplerine yeteri kadar müdahale edemediklerini ve tıbbi destek sağlayamadıkları için huzursuz olduklarını dile getirdi.

‘BİR HAFTA BOYUNCA HİÇBİR ÇALIŞMANIN YAPILMADIĞINI GÖRDÜK’

Her tür afet durumunda yurt içi ve yurt dışında sağlık hizmeti sunabilmek için gönüllü sağlık personelinden oluşan Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne bağlı kurum olan UMKE’de görev yapan hemşire, ilçeye Sağlık Bakanlığı görevlendirmesiyle deprem günü olan 6 Şubat’ı 7’sine bağlayan gece yarısı ulaştıklarını söyledi.

Deprem bölgesinde yer alan Hatay’ın Kırıkhan bölgesine geldiklerinde ‘hayalet’ bir şehirle karşılaştıklarını dile getiren UMKE hemşiresi, kendilerinin görevinin enkazdan çıkan, çıkartılan depremzedelere yardımcı olmak olduğunu ancak arama kurtarma işi yapılmadığı için kendilerinin gerekli müdahaleden uzak kaldıklarını anlattı.

Gelmeden önce kendilerine bir görev süresi belirtilmediğini söyleyen hemşire,  bölgeye tıbbi destek amacıyla intikal ettiklerinin altını çizdi.

13 Şubat sabahı (bu sabah) itibarıyla deprem bölgesinden ayrıldıklarını ve yerlerine başka bir ekibin dahil olduğunu söyleyen hemşire, bu kararın ‘psikolojik sorun yaşama ihtimaline karşı alınmış ve bölgede çok kalınmaması için yapılmış bir planlamanın parçası’ olduğunu ve bu sebeple kendilerinin geri çekildiğini ifade etti.

Ancak deprem bölgesinde çok belirgin bir koordinasyon eksikliği olduğunu vurguladı ve “Bir hafta boyunca hiçbir çalışmanın yapılmadığını gördük” dedi.

‘KIRIKHAN’DA KAOTİK BİR ORTAM VAR’

Hemşire, şunları anlattı: “Kırıkhan’a 6 Şubat’ı 7’sine bağlayan gece saat 00.00 gibi ulaştık. Kırıkhan, kayıp şehir gibiydi; yani filmlerden çıkmış gibi… Keza hastane de öyleydi. Hastanenin içinde hala çatlaklar var ve hastane personeli de enkaz altında olduğu için alanda yok. İnsanlara yardım etmeye çalıştık ama kaotik bir ortam var. İster istemez cenazeler bir tarafta duruyor, muayene olacak insanlar bir tarafta. Gönüllü hekimlerle bu işi yürüttük ama ekipman eksiğimiz vardı. Açıkçası arkadaşlarımız canını hiçe sayarak üst katlara gitti. Çünkü ihtiyaç duyduğumuz şeyleri, yani ekipman ve aparatları ameliyathanelerden temin etmek adına bunu yaptık. Bunların hepsini biz ele aldık. Bu anlaşılabilir bir durum olabilir. Çünkü buradaki personel de aynı şeyleri yaşadı.”

“UMKE olarak, depremin gününün ardından yani 7 ve 8 Şubat’a kadar hastanede çalıştıklarını aktaran hemşire, “Çalışmalar yeterli şekilde devam etmiyordu. O yüzden hastanede olan, daha çok insanların kurtardığı yaralılara müdahale ettik. Sonrasında ekipler çoğaldı. Bu yüzden sahaya çıktık. Ancak bir AFAD koordinasyonu olmadığı için ve biz de ‘nereye gidilir, nerede beklenir, nerede canlı var, nerede kim çıkabilir’ bilemediğimiz için devriye atarak bu işi yapmaya çalıştık. Çalışan ekiplere dinleme cihazları ya da ‘Duyduğunuz bir ses var mı’ diye sorarak ya da tamamıyla şansa ve orada olan STK’lerle iş birliği yaparak çalıştık. Ama bu da çok güvenilir bir ortam sağlamadı tabii ki” diye konuştu.

‘KENDİ İLETİŞİM MERKEZİMİZİ KURMAK DURUMUNDA KALDIK’

AFAD’ın bölgede olmaması nedeniyle kendi iletişim merkezleri kurmak zorunda kaldıklarını belirterek “Hastaların sevkiyle birlikte, ‘hastaları nereden aldık, nereden canlı ya da ölü çıkardık’ sorularının cevaplarını verebilmek ve sayıyı ortaya çıkarabilmek için kendi iletişim merkezimizi kurduk. Ancak maalesef her şeyin başında da biz duramıyoruz. Orada askerler, madenciler, inşaat işçileri, STK’ler çalıştılar ve yakınlarının teyit ettiği cenazeleri yakınlarına teslim ettiler” dedi.

‘HASTANE YANI MEZARLIK OLDU’

UMKE’de görevli hemşire konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hastanede hayatını kaybeden insanların yakınları hastanenin yanını ufak bir mezarlık alanına çevirdi. Çünkü çaresiz insanlar. Bir haftadır bu durum aynı şekilde devam ediyor ve insanlar enkazların başlarında çadırsız bir şekilde bekliyor. Takipli hastalar sağlık kurumlarında olmalı, çalışma konusunda ‘sınıfta kalındı.’ Çünkü takipleri hastaların gidecek bir yeri yok; ya da arabası olmayan insanların bundan faydalanabilecek durumu da yok. Gözlemlediğimiz şu; sadece merkezi binalarda başlayan çalışmalar var ve bu çalışmalar orası ile sınırlı. Etrafa yayılmamış durumda. Unutulan çok fazla uzakta kalan mahalleler var. Bir hafta boyunca bunlarda hiçbir çalışmanın yapılmadığını gördük.”

‘BÜYÜK BİR SAĞLIK SORUNU KAPIDA BEKLİYOR OLABİLİR’

Depremzedelerin en büyük derdinin çadır ve tuvalet olduğunu dile getiren h “Tuvaletini yapacak yer yok. Biz sağlıkçılar da aynı sorunu yaşadık. Ormanda ihtiyaç gidermeye çalıştık, sonra da başka yöntemler geliştirdik. Fakat sonuçta biz buraya yardım amaçlı geldiğimiz için kendi sorunlarımızdan ziyade insanları dinliyor ve düşünüyoruz. Ancak tuvaletin olmaması büyük bir sağlık problemine yol açacak. Çünkü etraf pis ve insanların tuvalet ihtiyacını giderecekleri bir yer yok. Bu sağlık problemi yaratabilecek bir durum. Biz olacağını da tahmin ediyoruz” dedi.