Diyarbakır’da tek gündem harekat

Türkiye’nin başlattığı Barış Pınarı Harekatı devam ediyor. Diyarbakır ve bölgenin bütün kentlerinde harekatın nedenleri ve sonuçları konuşuluyor. Sınır illerinde ise çatışmanın ortasında kalma endişesi hakim. Birçok yerleşim yeri bu nedenle boşaldı.

Vecdi Erbay  verbay@gazeteduvar.com.tr

DİYARBAKIR – Türkiye Kuzey Suriye’ye yönelik harekatı başlatmıştı ve Diyarbakır sakindi. İnsanlar haberleri takip edip tedirginlik hissetse de günlük hayata ara verilmemişti.

Lise Caddesi’nde Demokrasi Nöbeti tutulacaktı. HDP’li milletvekilleri ile yurttaşlar, 53’üncü kez buluşmak üzere Lise Caddesi’ne geldiler. Ancak polis, günlerdir ilk kez bu kadar sertti. “Harekat vardı”. Vali ve Büyükşehir Belediyesi kayyımı protesto eylemini yasaklamıştı.

Görüşmeler sonuç vermeyince HDP’liler il binasına geçtiler. Kayyımı protesto eylemini burada gerçekleştireceklerdi. Ama polis buna da izin vermedi. Milletvekilleri ve gazeteciler dahil herkes şiddete maruz kaldı. İl başkanı, Lice Belediyesi Eşbaşkanı ile birlikte 24 kişi gözaltına alındı.

Aynı saatlerde Amed Emek ve Demokrasi Platformu Ofis semtindeki AZC Plaza’nın önünde 10 Ekim katliamıyla ilgili basın açıklaması yapmak istedi. Polis buna da izin vermedi. Çevrede zırhlı araçlarla alınan önlemler, basın açıklamasına izin verilmeyeceğini gösterir nitelikteydi zaten. Platform üyeleri Eğitim Sen’de açıklama yapmak durumunda kaldı.

‘SAVAŞ SANKİ BURADA’

Park sessizdi. Hava güzel olmasına rağmen masaların çoğu boştu. Çaylar iyiydi ama garsonun keyfi yoktu. Genellikle o sorardı, “Abi ne olacak bu işler” diye. Bu kez ben sordum Diyarbakır’ın ‘nabzını’. Türkiye’nin başlattığı ve adına ‘Barış Pınarı’ dediği harekat için Diyarbakırlılar ne düşünüyor?
Bazen sadece ses tonundan anlarsınız insanın öfkesini, korkusunu, sevincini. “Dünya görüyor haksızlığı, Kürtler ne yapmış sana…”

TRUMP’I DÜNYA ÇÖZEMEDİ

Bunu söylerken sesi kısıktı garsonun. Bu, duyulursa başına iş açılmasından korktuğunu gösteriyordu. El hareketleri de sesine yansıyan öfkeyi pekiştirmek içindi.

Ne olacak peki? Kendinden emin bir şekilde, “Birkaç gün sonra biter. Ama diyor şu kadar kişi öldürdük. Sonra diyor kardeşiz. Yarın yine seçim olacak yine oy isteyecek bizden.”

Trump’ı da sordum. “Onu dünya çözemedi ben nasıl çözeyim abê” dedi. İlk kez ikimiz de güldük.

İŞSİZLİĞE ÇARE BULUNSUN

Parktaki genç sadece öfkeliydi. Sesi, mimikleri, bakışları safi öfkeydi. Kestirip attı, “Kürtlere hiçbir yerde rahat yok” dedi.

Bu arada Mardin’in Nusaybin ilçesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği haberi geldi. Kamışlo tarafından fırlatılan bir roket ya da havan mermisi bir eve isabet etmiş. Sınıra sıfır noktadaki Nusaybin, Şenyurt ve diğer yerleşim bölgeleri günlerdir tedirgindi zaten. Urfa’nın Suriye sınırındaki Ceylanpınar, Akçakale ve Suruç ilçeleri ile köyleri de öyle.

Adam, “Şimdi bu 3 insan niye öldü? Bunların suçu neydi?” Bana bakıp soruyordu ama sorunun muhatabı ben değildim. Bunu söyledi de.

Epey söylendi, sonra kendi gündemine döndü ve “Bu saatte ben niye burada oturuyorum? Çünkü işim yok. Ne iş olsa yaparım ama iki aydır iş bulamadım. Benim gibi binlerce kişi var. Fabrika açsınlar o kurşunların parasıyla, biz de böyle parklarda oturmayalım” diyerek içini döktü.

İşsizlik öfkesini besliyor, iki katına çıkarıyordu.

TURİZM SEKTÖRÜ YİNE SIKINTILI

Genç adam işsizlikten söz etmişken, harekat bölgede iş çevrelerini nasıl etkiledi acaba? İlk aklıma gelen turizm sektörü oldu. Bahardan bu yana gözle görülür bir turist yoğunluğu vardı Diyarbakır’da. Ama malum, turistler can güvenliği açısından tedirgin edici haberlerin geldiği yerleri tercih etmiyorlar.

TÜRSAB Diyarbakır temsilcisi Mehmet Akyıl’ı aradım. Akyıl, “Önce kayyımlar, şimdi de harekat çok etkiledi tur şirketlerini” dedi.

Akyıl’ın dediğine göre kayyımların atanmasıyla bölgede yükselen siyasi tansiyon nedeniyle bazı turlar iptal edilmişti. Üstüne bir de harekat gelince iyice zor durumda kalmışlar.

Akyıl, “Böyle durumlarda önce turizm sektörü etkileniyor. Hedeflerimiz vardı ancak Ağustos’ta kayyım atandı büyükşehir belediyesine. Turlar iptal edildi. Harekattan sonra da iptaller gelmeye başladı. Ayrıca önümüzdeki aylar için yapılmasını beklediğimiz rezervasyonlar da durma noktasına geldi.

2016’da şehirdeki çatışmalar bitirmişti turizmi. Toparlanmaya başlayan turizm sektörü bir darbe daha aldı” dedi.

YOKSULLUK HER ZAMAN BAŞA BELA

İnsanların gözü telefon ekranlarında. Ajanslardan ve sosyal medyadan akan harekat haberlerini takip ediyorlar. Dumanların yükseldiği şehirler, geleceğe dair umutların berhava olmasına neden oluyor. Biraz kısık sesle konuşulsa da Diyarbakır’da ve bütün bölgede herkesin gündeminde harekatın nedenleri ve sonuçları var.

Sınır illerinde ise çatışmanın ortasında kalma endişesi hakim. Bazı yerleşim yerleri bu nedenle boşaldı ve insanlar köylerine ne zaman döneceklerini bilememenin sıkıntısını yaşıyorlar. Şehirlerde yakınları olmayan yoksul insanlar bu göç durumundan en çok etkilenenler…