Cumhurbaşkanı Erdoğan hedefe koydu, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı savundu

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Afrika gazetesiyle ilgili konuştu: Yayın ne kadar rahatsız edici olursa olsun çözüm alanı fikirsel platformdur. Provokasyona, kışkırtmalara açık eylemlere kesinlikle kalkışılmamalıdır.

Nikolaos Stelya  nstelya@gazeteduvar.com.tr

LEFKOŞA – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs’ta yayın yapan Afrika gazetesine yönelik eleştirileri adada gündem oldu. Erdoğan, “KKTC’de bir pespaye gazete, ahlaksızca bugün bir başlık atmış. Ben KKTC’deki kardeşlerimi de burada tavır almaya davet ediyorum. Türk ordusunun Kıbrıs’tan sonra yeni bir işgal yaptığını söylüyor. Bu ne ahlaksızlık, edepsizliktir” demişti.

Afrika dünkü sayısında Türkiye’nin Afrin’e yönelik operasyonunu ikinci bir ‘işgal’ operasyonu olarak ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrika’nın bu pozisyonu ile ilgili olarak  “Benim KKTC’li kardeşlerimin KKTC’de gereken cevabı onlara vermeleri lazım. Sadece son çeyrek yüzyıla baktığımızda dahi dün Bosna’da, Irak’ta, Filistin’de, bugün Suriye’de yaşanan katliamlar karşımıza çıkıyor. Kim bilir yarın nerelerde ne acılarla ne zulümlerle karşılaşacağımız bilmiyoruz. Bunun için kendi bölgemizde yaşanan hadiselerden soyutlanma, onların dışında kalma gibi bir lüksümüz yoktur” dedi.

Afrika gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent, Erdoğan’ın tepkisine yönelik yanıtını Yunanistan’da ve Kıbrıs’ta yayın yapan Kathimerini gazetesi aracılığı ile kamuoyu ile paylaştı. Levent, gelinen safhada Suriye’deki anlaşmazlığın savaşla değil, barış ve diyalog yolu ile çözümlenmesi gerektiğini vurguladı. “Hiçbir savaşla hemfikirim değilim. Hele hele Türkiye’ye yönelik hiçbir saldırının olmadığı bir savaşla hemfikir olamam” diyen Levent son dönemde Türkiye ve Avrupa’da vuku bulan saldırılardan PYD ve YPG’nin sorumlu olmadığı görüşünü öne çıkardı. Levent açıklamalardan dolayı, ilerleyen günlerde gazetesine dönük gündeme gelebilecek olumsuz gelişmelerden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sorumlu olacağını vurguladı.

CUMHURBAŞKANI AKINCI HAREKETE GEÇTİ 

Son gelişmelerle ilgili olarak güvenlik güçlerinden gerekli önlemleri almasını talep eden KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“Afrika gazetesinin yayınları ile ilgili olarak belirtmek istediğim şudur: Görevde olduğum üç yıla yakın sürede ilk üç gün dışında neredeyse her gün beni en ağır şekilde eleştiren gazete Afrika gazetesi oldu. Eleştirilerin bir çoğu ağır ve haksızdı ancak bir tek gün bile bu gazete sussa ne iyi olurdu diye düşünmedim. Gazetenin dünkü manşet haberini de benimsemedim, onaylamadım ama yanlışın karşısına ancak doğru olanla çıkılabilir. Yayın ne kadar rahatsız edici olursa olsun çözüm alanı fikirsel platformdur. Provokasyona, kışkırtmalara açık eylemlere kesinlikle kalkışılmamalıdır. Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Polis Genel Müdürlüğü’ne yapmış olduğum gerekli uyarıyı da buradan tekrarlamak isterim. Her türlü tedbiri alacaklarına ve istenmeyen durumların yaşanmasına fırsat vermeyeceklerine inanıyorum. Yanlış fikirleri yanlış eylemlerle düzeltmek mümkün değildir. Tersine, hak etmediği yaygınlaşmayı sağlar. O nedenle tüm toplumumuzu da uyarmayı görev biliyorum. Ortak akla ve birlikteliğe ihtiyacımız olan bir zamanda, maalesef çok tehlikeli bir gidişe doğru sürükleniyoruz. Bu oyuna gelmemeliyiz.”

İlgili açıklamasında Akıncı, “1974 20 Temmuz’unda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’taki harekâtına neden olan, 15 Temmuz’daki Faşist Yunan Cuntasının, Nikos Sampson’la birlikte gerçekleştirdiği enosis amaçlı darbeydi. 20 Temmuz olmasaydı, Kıbrıs Yunanistan’a ait bir Ada’ya, Kıbrıslı Türkler de en iyi ihtimalle Batı Trakya’daki gibi Türk azınlık haline dönüşmüş olacaktı. Enosisi engelleyen bir eyleme “işgal” denmesini kabul edemeyiz. 2004 yıllında Annan Planı çerçevesinde ve 2017 yazında Crans Montana Konferansı’nda Kıbrıs’ta barış için elini uzatan ve asker sayısında ciddi azaltmaya yol açacak çözüm için irade sergileyen, ancak ne yazık ki Rum tarafının reddi ile karşılaşan bir ülkeye “işgalci” tanımını yakıştırmak, bugün Birleşmiş Milletler’in bile yapmadığı ağır bir suçlamadır ve doğru değildir” vurgusunda bulundu.

‘SONUÇLAR DİPLOMASİ İLE KALICI HALE GETİRİLMELİDİR’

“Suriye’de yaşananlara gelince; savaş yedinci yılını dolduruyor. Bölgede ABD, Rusya, İran ve daha başka devlet ve farklı birçok silahlı örgüt yer almaktadır. Türkiye daha önce de bölgede harekat gerçekleştirme ihtiyacını hissetmiş, şimdi de kendi sınır güvenliği açısından Afrin harekatını başlatmış bulunmaktadır” diyen Akıncı, açıklamasını “Bu harekatın başlamasında ABD’nin bölgede Türkiye’ye tehdit oluşturan terör örgütleriyle birlikte ordu oluşturma yönünde attığı adımların etkili olduğu görülmektedir. Savaşın acılarını yaşamış bir toplum olarak elbette kan dökülmesini istemeyiz ama gelecekte daha büyük acıların yaşanmaması için Türkiye’nin tedbir alma hakkının olduğunu da görmezden gelemeyiz. Harekatın Türk sivil ve askeri makamlarının da sıkça tekrarladığı gibi, askeri hedeflerle sınırlı kalması ve masum insanların can kaybına uğramaması elbette en büyük temennimizdir. Bunun yanında askeri alanda elde edilecek sonuçların etkin bir diplomasi ile kalıcı hale getirilmesi kaçınılmazdır. Asıl olan Tükiye, Suriye, Irak ve diğer bölge ülkelerinin toprak bütünlüklerinin korunarak bu coğrafyalarda Türk, Kürt, Arap ve Türkmenler ile hangi etnik köken, din ve mezhebe ait olursa olsun tüm halkların terör tehdidinden uzak barış ve huzur içinde yaşayabilmeleridir. Türkiye’nin önemli bir bölge gücü olarak bu hedeflere varma konusunda, tüm zorlukların üstesinden gelebilecek yetenekte olduğuna inanıyorum” diyerek bitirdi. (DUVAR)