Çavuşoğlu: Sarraf hakkında ABD'ye iki kez nota verdik

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Türkiye'nin ABD'ye verdiği Rıza Sarraf'la ilgili verdiği notaya yanıt geldiğini açıkladı. Bozdağ, ABD'nin  Sarraf'ın sağlık durumunun iyi olduğunun bildirdiğini söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Sarraf hakkında iki kez nota verdiklerini söyledi. Çavuoğlu, ilk notaya cevap verilmemesi üzerine yeniden bilgi istediklerini belirtti.

DUVAR – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rıza Sarraf’ın avukatlarının “haber alamıyoruz” açıklamasının ardından ABD’ye nota verdiklerini fakat yanıt alamadıklarını söyledi. 3-4 gün sonra tekrar nota verdiklerini aktaran Çavuşoğlu, gelen cevapta Sarraf’ın durumunun iyi olduğunu ve başka bir yerde tutulduğu bilgisinin verildiğini anlattı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, ABD’de tutuklu bulunan ancak bir süredir kendisinden haber alınamayan Rıza Sarraf’la (Reza Zarrab) ilgili açıklama yaptı. Türkiye’nin ABD’ye verdiği Sarraf’la ilgili notaya cevap geldiğini açıklayan Bozdağ, şu bilgileri verdi:

“Rıza Sarraf bildiğiniz gibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Birkaç gündür basında Rıza Sarraf’dan haber alınamadığı yönünde haberler çıktı. Avukatı da bu yönde açıklama yaptı. Bunun üzerine Türk hükümeti, ABD’ye nota vermiştir, vatandaşımızın durumu hakkında bilgi almak için. Bazı çevreler bu notayı çarpıtıyor. Nota aslında bir diplomatik yazışma usulüdür. Bizden de bilgi almak istediklerinde başka ülkeler nota veriyorlar. Nota diplomatik yazışma usulüdür ve yapılan da budur. ABD’den bir sözlü cevap şu anda gelmiştir, Rıza Sarraf’ın sağlık durumunun iyi olduğu hakkında Dışişleri Bakanlığı’na bir bilgi ulaşmıştır.”

‘ABD’NİN GÖZETİM VE DENETİMİ ALTINDA YAPILIYOR’

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Rakka’nın kontrolünü ele geçiren Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kenti boşaltmaları için IŞİD’lilerle anlaşma yaptığı yolundaki iddialara ilişkinse şunları söyledi:

“DEAŞ ile gerçekte ve samimi bir mücadele yapılmıyor, bir terör örgütü diğer bir terör örgütünü yaşatmak, korumak için onunla iş birliği yapıyor. Bu iş birliği de ABD’nin gözetim ve denetimi altında yapılıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Vahim bir hatadır. Bütün dünyanın gözü önünde onları yok etmek için ant içtiğini söyleyenler, ellerine fırsat geçmişken bu teröristleri yok etmek yerine onları koruyan, kollayan bir yaklaşım ortaya koymuşlardır. Fevkalade büyük bir hatadır, büyük bir yanlıştır ve bütün dünyanın bu vahim hatayı, yanlışı görmelerini ve bu konudaki riyakar tutumu yakından değerlendirmelerini bekliyoruz.”

‘ILIMLI İSLAM’IN ARKASINDA HANGİ KARANLIK GÜÇLER VAR’

Gazetecilere yaptığı açıklamanın ardından İstanbul Şişli Cevahir Otel’de düzenlenen Uluslararası Yüksek Din Öğretim Kongresi’ne katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Müslümanlar hakkında çok ciddi mühendislikler yapıldığını iddia ederek sözü Suudi Arabistan’daki gelişmelerin ardından yeniden tartışılmaya başlanan ‘Ilımlı İslam’ konusuna getirdi. “Son günlerde Ilımlı İslam diye bir mühendislik projesi yeniden gündeme taşınıyor” diyen Bozdağ sözlerini şöyle sürdürdü:

“Daha önce de vardı bu Ilımlı İslam projesi. Onun Türkiye’de ve başka yerlerde taşeronluğunu yapan çevreler de vardı. Şimdi başka bir versiyonla, kirli bir mühendislik hareketiyle Müslümanları, ılımlı Müslüman, ılımlı olmayan Müslüman … Radikal Müslüman, radikal olmayan Müslüman, falan Müslüman, filan Müslüman gibi kendi içinde pek çok ayrıma maalesef tabi tutuyorlar. Bu projenin arkasında kim var? Hangi karanlık güçler var? Hedefleri İslam’ı doğru anlamak, doğru anlatmak, doğru öğretmek, doğru yaşanmasını sağlamak mı? Yoksa Müslümanları bunun üzerinden birbirinin karşısına dikip, birbirine hasım yapıp, daha ileri götürüp birbirini kırdırmak mı?”

‘MÜSLÜMANLARA KATİL GÖZÜYLE BAKAN ANLAYIŞ BURADAN GÜÇ ALIYOR’

İslam adına ortaya çıkan terör örgütleri olduğunu hatırlatan Bozdağ, şöyle dedi: “DEAŞ denilen terör örgütü, kendisine İslam’ın simgelerini bayrak yapıp, oradan kalkıp bu kadar insanın kanına giriyor ve bunun karşısında biz sesimizi yükseltemiyoruz. El Kaide denilen terör örgütü, ha keza aynısı. Boko Haram terör örgütü aynısı. Nusra terör örgütü aynısı. FETÖ terör örgütü aynısı. Ellerine silah almışlar, yan camideki kardeşini öldürüyor. Bunun adına da Cihat diyorlar, bunun adına da kendini Cennet’e götürecek amel diyorlar. Bütün bu terör örgütleri İslam’a en büyük düşmanlığı yapmaktadırlar. Müslümanlara da en büyük düşmanlığı yapmaktadırlar. Çünkü bugün Batı’da ve dünyanın dört bir tarafından Müslümanların neredeyse tamamına katil gözüyle bakan bir hastalıklı anlayış buradan güç alıyor” dedi. (İSTANBUL/DHA)