Robert Fisk: Erdoğan Esad'la barışmayı düşünüyor

Deneyimli İngiliz gazeteci Robert Fisk, Gaziantep katliamı sonrasında Türkiye-Rusya-Suriye ilişkilerini yazdı. Fisk, 'Sultan' diye nitelediği Erdoğan'ın, 'Şam Aslanı' dediği Esad'la barışacağı öngörüsünde bulundu.

DUVAR – İngiliz basının en deneyimli Ortadoğu muhabirlerinden Robert Fisk, Gaziantep katliamının ardından Türkiye’ye ilişkin bir makale kaleme aldı. Fisk, ‘Suriye’deki iç savaştan sonra Türkiye’nin bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağı‘ yorumunu yaparak, “O gün geldiğinde Türkiye’nin cumhurbaşkanının kim olduğunu görmek ilginç olacak” ifadesini kullandı.

Robert Fisk, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesinden sonra Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la yakınlaşmanın da yakın olduğunu yazdı: “Sultan, Şam Aslanı’yla eski arkadaşlığını yenilemeyi düşünüyor olabilir mi? Bundan emin olun.”

The Independent gazetesinde yayımlananan, “Erdoğan Suriye’de Putin’le ahbaplığa hazırlanırken Türkiye’nin düşmanlarından oluşan kara listesi genişliyor’ başlıklı makalenin tercümesi şöyle:

KATLİAMA VERİLEN TEPKİ ÇOK ŞEY SÖYLÜYOR

Başarısız darbe girişimi sonrası Türkiye’de hükümetin bir katliama verdiği tepkiler, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yabancı düşmanlar listesindeki önceliklerine dair çok şey söylüyor. Cumartesi günü sınır kenti Gaziantep’te bir intihar bombacısının en az 50 Kürt düğün davetlisini katletmesinden hızla IŞİD sorumlu tutuldu. Erdoğan, IŞİD’in ‘muhtemel’ fail olduğunu söyledi. Hedefin, IŞİD’in dehşet verici siciliyle uyumlu olduğu açık.

MEHMET ŞİMŞEK LİSTEYİ GENİŞLETTİ

Fakat sonra, Erdoğan’ın Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek Türkiye’nin düşmanlarına dair kara listeyi genişletti. Katliamı ‘barbarca’ diye niteleyip, ki kesinlikle öyleydi, Türkiye’yi hedef alan ‘terör örgütleri’ni sıraladı: PKK, IŞİD ve Erdoğan’ın hâlâ temmuzdaki askeri darbe girişimini örgütlediğini öne sürdüğü sürgündeki tuhaf din adamı Fethullah Gülen’in müritleri.

LİSTEYİ KİM ‘TEMİZLEYECEK’?

Bir düğün katliamı için epey geniş bir liste bu. Ve bütün bu teröristlerin, başarısız darbeden sonra bizzat kendileri lime lime edilen ordu ve polis tarafından ezilmesi gerektiğini düşünmemiz gerekiyor.

PKK’NİN ADI IŞİD’LE AYNI CÜMLEDE GEÇİNCE…

Liste kendi garipliklerini de barındırıyor. Özellikle de Kürtlerin öldürülmesine tepki bağlamında, eğer PKK’nin adı IŞİD’le aynı cümle içinde geçecekse, o zaman Türklerin Suriye’nin kuzeyindeki küçük ve cesur YPG milislerini de aynı ‘terörist’ PKK’nin parçası olarak gördüğünü hatırlamalıyız. Ve o aynı YPG, IŞİD’le savaşında ABD’den hava desteği alıyor.

Daha da merak uyandıranı şu ki, bu listede Erdoğan’ın son dört yıldır yok etmeye çalıştığı bir kurumun yer almıyor: Beşar Esad’ın Suriye hükümeti.

ÇAR’LA GÖRÜŞTÜKTEN SONRA…

Suriye rejiminin Gaziantep’teki düğün saldırısıyla herhangi bir doğrudan bağlantısı olduğuna pek az Türk inanacaktır. Fakat Çar Vladimir’i St. Petersburg’da görmeye gittikten sonra, görünüşe göre Sultan Erdoğan Türkiye’nin düşman sayısını gerçekten azaltması gerektiğinin farkına varmış görünüyor.

SURİYELİ MUHALİFLERİN ETEKLERİ TUTUŞTU

Türkiye’deki Suriyeli muhalifler, Şam’la Ankara arasında her iki tarafın da güvendiği insanlar aracılığıyla gizli görüşmeler yapıldığına dair haberler nedeniyle etekleri tutuşmuş halde. Türkiye Başbakanı’nın darbe girişimi (ve St. Petersburg görüşmesi) öncesinde Suriye’yle ilişkilerin bir gün yeniden tesis edilmesinin gerekeceği yönündeki açıklaması da aynı etkiyi yarattı.

‘ŞAM ASLANI’YLE BARIŞ YAKIN

Erdoğan’ın Rusya’ya duyduğu yeni sevginin bir bedeli olduğu açık. Çar’ın ortak zirvede, kendisinin Beşar’a yönelik sevgisinden ve Türkiye’nin, Moskova’nın silahlı güçleriyle desteklediği hükümeti ezme yönündeki rolünden söz etmiş olduğu kesin. Dolayısıyla Sultan, Şam Aslanı’yla eski arkadaşlığını yenilemeyi düşünüyor olabilir mi? Bundan emin olun.

MÜCAHİTLERİ DESTEKLEYEN PAKİSTAN’A BENZİYOR

Erdoğan Gaziantep saldırısından kimi sorumlu tutmak isterse istesin, şunu anlamalı: Artık düzenli hale gelen bu katliamlar, kendisini Suriye’deki savaşa dahil etmek yönündeki şahsi kararının doğrudan bir sonucu. IŞİD’le masa altından ayak temasında bulunduktan (IŞİD destekçilerinin örgüte katılmak için Türkiye sınırından geçmesine ve iş dünyasındaki dolandırıcıların IŞİD’in ihraç ettiği petrolü satın almasına izin verdikten) sonra; Kürtlerle savaşını yeniden başlattıktan sonra; ve eski müttefiki-bugünkü ezeli düşmanı Gülen’in planladığı bir darbeden (daha yeni) kurtulduktan sonra, Erdoğan şu an, 1980’lerin başında Afgan mücahitlerin ana destekçisi rolünü üstlendikten sonraki Pakistan’a her gün biraz daha benzeyen bir Türkiye’yi yönetiyor.

TÜRKİYE ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK

Şam’da insanlar, savaş bittikten sonra Suriye’nin bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını söylemekten yoruldu. Fakat gerçek şu ki, ihtilaf son bulduktan sonra Türkiye de bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. O gün geldiğinde Türkiye’nin cumhurbaşkanının kim olduğunu görmek ilginç olacak.

MAKALENİN İNGİLİZCE ORİJİNALİ