Ada'da sekizinci hafta

Geçtiğimiz haftada kaybedilen iki puanın ardından bu haftaya “Mutlak galibiyet” parolasıyla giren Arsenal evinde Bournemouth’u ağırladı. Maça baskılı başlayan ve dokuzuncu dakikada Daviz Luiz’in kafa golü ile öne geçen Arsenal, bol gollü bir maç mesajı verdi ancak Bournemouth’un oyunu bırakmaması ve Arsenal’in baskısına reaksiyon verebilmesiyle maç ortada bir hal aldı.

Bora Ürkmez

Futbolun kalbi İngiltere Premier Lig’de yine her zamanki gibi heyecan ve sürprizlerle dolu bir hafta geride kaldı:

Şampiyonlar Ligi’nde evinde Bayern Münih’e karşı çok büyük bir bozguna uğrayan Tottenham Hotspurs, bir darbe de ilk yedi haftada sadece altı puan toplayabilen Brighton & Hove Albion ekibinden yedi. Maçın henüz üçüncü dakikasında Tottenham filelerini havalandıran yeni transfer Neal Maupay’ın ardından ikinci ve üçüncü goller de Brighton altyapısından yetişen 2000 doğumlu Aaron Anthony Connolly’den geldi. Tottenham için bu maçta bir başka kayıp ise kaleci Hugo Lloris’in sekizinci dakikada kötü bir şekilde sakatlanarak oyundan çıkması oldu. Henüz bir açıklama yapılmamış olsa da durumu ciddi görünüyor.

Haftanın ikinci maçında lige santraforu Teemu Pukki’nin de büyük katkısıyla “Bizi küçümsemeyin!” dercesine giriş yapan Norwich City evinde ligin başka bir yeni ekibi olan Aston Villa’yı ağırladı. İlk otuz dakikada bulduğu iki golle soyunma odasına rahat giden Aston Villa, ikinci yarıda da hızını kesmedi. Wesley iki gol bir asistlik performansı ile göz doldurdu. Aston Villa’nın diğer golleri ise Jack Grealish, Conor Hourihane ve Douglas Luiz’den geldi. Norwich City’nin tek golünü ise 84. dakikada oyuna giren Josip Drmic kaydetti.

Jürgen Klopp ve Premier Lig şampiyonluğuna aç kadrosu ilk yedi haftada yaptığı gibi bu haftada da üç puanı almayı bildi. Manchester United ve Tottenham’ın kötü performansını fırsata çevirip ilk altı içinde mücadele eden Leicester City geçtiğimiz haftaki 5-0 biten Newcastle United maçından aldığı motivasyonla Anfield Road’a puan ve puanlar için çıktı ancak topla oynama yüzdesi her ne kadar yüzde 51-yüzde 49 gibi denk bir şekilde olsa da Liverpool’un kaleye gönderdiği 18 şuta sadece iki şutla karşılık verebilen Leicester City, 90+5’te James Milner’ın kaydettiği penaltı golüyle puan alamadan maçtan ayrıldı. Maçın diğer gollerini ise Liverpool adına 40’ıncı dakikada James Milner’ın inanılmaz derinlemesine pasıyla Sadio Mane; Leicester City adına ise 80’inci dakikada Ayoze Perez’in asistiyle bu sezonun dikkat çeken isimlerinden biri olan James Maddison kaydetti. Lige 8/8 gibi harika bir başlangıç yapan Liverpool, 29 yıllık Premier Lig şampiyonluğu hasretini gidermek için büyük bir şansa sahip.

Ligin ilk yedi haftasında hanesine sadece yedi puan yazdıran Everton bu hafta da deplasmanda lige iyi bir başlangıç yapan Burnley’e kaybetti. Maç sonu istatistiklerine bakıldığı zaman çok çekişmeli geçtiği öngörülebilecek maçın kırılma noktası; 56’ncı dakikada Seamus Coleman’ın kırmızı kart görerek sahayı terk etmesi oldu. O dakikadan sonra baskıyı arttıran ev sahibi Burnley aradığı golü 72’nci dakikada Jeff Hendrick ile bularak haftayı üç puanla tamamladı ve yedinci sıraya yerleşti.

Ligin yeni ekibi Sheffield United, lige yedi maçta sadece üç puan alarak başlayan Watford deplasmanındaydı. Bu sezonki ilk galibiyetine ulaşmayı hedefleyen ev sahibi Watford, Sheffield United’ın yüzde 82 isabetli pas yüzdesiyle yaptığı 455 pas sayısına ulaşan oyununu engelleyemediği ve bulduklarını pozisyonları değerlendiremediği maçtan boynu bükük bir şekilde ayrıldı. Watford’ın bu kötü gidişat devam ederse, teknik adam Quique Flores’in koltuğu ciddi şekilde sallanmaya başlayacaktır.

Manuel Pellegrini önderliğinde lige iyi bir başlangıç yapıp ilk altının hemen altında bulunan West Ham United, yine aynı şekilde lige iyi bir başlangıç yaparak ilk altıya girme mücadelesi veren Crystal Palace’ı evinde ağırladı. İlk yarısı golsüz geçen maçta ev sahibi West Ham aradığı golü 54’üncü dakikada Sebastien Haller ile buldu ancak dokuz dakika sonra Patrick van Aanholt’un penaltı golü ile Crystal Palace skoru eşitledi. Beraberliğin ardından Jack Wilshere ve Pablo Fornals’ı oyuna alıp takımı tekrar ayağa kaldırmak isteyen Pellegrini’nin çabaları, 87’nci dakikada gelen Crystal Palace golüyle son buldu. Roy Hodgson ve ekibi Crystal Palace haftayı altıncı sırada tamamladı.

İlk yedi haftada iç saha galibiyeti alamayan ve düşme potasının hemen üstünde yer alan Southampton evinde Frank Lampard ile yenilenmeye giden ve genç kadrosuyla dikkat çeken Chelsea’yi ağırladı. 17 ve 24’üncü dakikalarda, Lampard’ın iki göz bebeği Tammy Abraham ve Mason Mount deplasman takımını 2-0 öne geçirdi. 30’uncu dakikada Danny Ings ile skoru 2-1’e getirmesiyle Southampton tekrar umutlandı ancak Chelsea’nin bu umudu kırması sadece on dakika sürdü ve 40’ncı dakikada N’Golo Kante skoru 3-1 getirdi. İkinci yarıda da istediği cevabı veremeyen Southampton, 89’uncu dakikada Mitchy Batshuayi tarafından gelen Chelsea golüyle evinde 4-1’lik bir mağlubiyet aldı.

Geçtiğimiz haftada kaybedilen iki puanın ardından bu haftaya “Mutlak galibiyet” parolasıyla giren Arsenal evinde Bournemouth’u ağırladı. Maça baskılı başlayan ve dokuzuncu dakikada Daviz Luiz’in kafa golü ile öne geçen Arsenal, bol gollü bir maç mesajı verdi ancak Bournemouth’un oyunu bırakmaması ve Arsenal’in baskısına reaksiyon verebilmesiyle maç ortada bir hal aldı. Çektiği şutlarda iki takımın da çok düşük bir yüzdeyle isabet bulmasıyla da maçın geriye kalan 81 dakikası gol sesi olmadan tamamlandı. Arsenal haftayı Manchester City’nin bir puan altında üçüncü olarak tamamladı.

Solskjær’in koltuğu “zangır zangır” sallanmaya devam ediyor. Geçtiğimiz sezon Jose Mourinho’nun yerine getirilen teknik adam koltuğu aldıktan sonraki performansıyla United taraftarlarını umut vermişti. Ancak 19/20 sezonuna ilk yedi maçta dokuz puan toplayarak girdiler. Bu hafta ise ilk yedi maçta sadece beş puan toplayabilen Newcastle United’ın konuğu oldular. Maçın ilk yarısında Longstaff’ın direkten dönen topu ve Maguire’ın neredeyse kale sahası içinde bomboş iken ağlara yollayamadığı kafa vuruşu ilk yarıyı gol sesi çıkmadan kapamamıza sebep oldu. Kendi hücumu sonrası geriye dönmekte zorlanan United’a cezayı, Jetro Williems’in pasına gelişine vurarak harika bir şut çıkaran 19 yaşındaki Matthew Longstaff kesti. Manchester United önümüzdeki birkaç haftada da puan kayıpları yaşarsa Ole Gunnar Solskjær için ayrılan sürenin sonuna gelebiliriz.

Sıra geldi haftanın sürpriz olayına; geçtiğimiz iki senenin şampiyonu, rekorlar üstüne rekorlar kıran Pep Guardiola ve Manchester City’den her zamanki gibi farka giden bir maç bekleniyordu. Kendi evinde, ilk üç deplasman maçından sadece iki puan koparabilmeyi başarmış, Wolverhampton’u ağırlıyordu. Maçı yüzde 76 topla oynama, 9 korner, 715 pas, 35 orta ve 18 şutla tamamlayan City, maç skorunu görmeden sadece istatistiklere bakarak Watford maçındaki rekora tekrar ulaşmışlardır dedirtti ancak Wolverhampton 90 dakika boyunca savunmada disiplinini ve konsantrasyonunu kaybetmeden maçı yüzde 66,7 top kapma başarısı ile istikrarlı bir şekilde oynayınca, üstüne bir de City’nin yediği iki golde de yaptığı basit top kayıpları eklenince Wolverhampton Adama Traore’nin iki golüyle Premier Lig devinden üç puanı kapmayı başardı ve şampiyonluk mücadelesinde Liverpool için çok önemli bir fırsat yarattı.

Bu muazzam futbol şölenin ardından yaklaşık iki haftalık bir milli takım arasına girildi. Premier Lig’e kavuştuğumuz zaman tekrar görüşmek üzere.


* Forum kategorimiz çok çeşitli türde içeriğe açıktır. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.