YAZARLAR

Emekliye ‘refah payı’ oyunu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim öncesinde emeklilere enflasyon farkıyla birlikte refah payı verileceğini söylemişti. Ancak AKP’nin Meclise sunduğu torba yasada böyle bir hüküm yok. Yasa, en düşük memur aylığını yüzde 86’lık bir artışla 22 bin liraya çıkarıyor. Emeklilere ise yüzde 19.77’lik bir artış söz konusu. Erdoğan, “Bakanlara talimat verdim” diyor ama talimatta refah payının adı geçmiyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP’li yetkililer, seçim öncesinde emeklilere oransal olarak bir refah payı ile kademeli bir seyyanen zam yapılacağı yönünde vaatte bulunmuş ve emeklilerin beklentisini yükseltmişti. Keza 7 bin 500 TL olan en düşük emekli aylığının da yükseltilmesi yönünde bir beklenti oluşmuştu.

AKP Grup Başkan Vekili Abdullah Güler, memur maaşlarıyla ilgili torba yasaya ilişkin bilgi verirken en düşük memur aylığının 22 bin liraya yükseltileceğini açıkladı. AKP’li Güler, memur aylıklarında enflasyon farkı ve toplu sözleşme zammı bağlamında yüzde 17,55’lik bir artış yapılacağını ve en düşük memur aylığının da 22 bin 17 liraya yükseltilmesi için 8 bin 77 liralık seyyanen bir artışa gidileceğini söyledi.

Böylelikle en düşük memur aylığında yüzde 86’lık bir artış gerçekleşmiş olacak. AKP Grup Başkan Vekili Güler, emeklilere refah payının verilip verilmeyeceği yönündeki bir soruyu yanıtlarken de torba kanunda böyle bir hüküm olmadığını belirtti. Torba kanunu tasarısı, henüz Meclis komisyonunda bulunuyor.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün AKP Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında, “Bakanlarımıza gerekli talimatı verdim, çalışmalara başladılar. Önümüzdeki haftalarda gerekli açıklamaları yapacağız. Enflasyon oranlarının belli olmasıyla memur ve emeklilerimize verdiğimiz sözleri yerine getireceğiz” dedi.

Görüldüğü gibi Erdoğan’ın bu konuşmasında refah payı verilmesi yönünde net bir ifade yok. Bir anlamda emekliler açısından bir oyalamanın söz konusu olduğu görülüyor.

TBMM’ye sunulan torba yasada, emekli aylıklarına bir refah payı eklenmesi söz konusu değilken Ocak 2023’te emekli aylıklarına ortalama yüzde 30 dolayında bir zam yapılmış ve enflasyon farkının düşük kalması nedeniyle toplam artışın yüzde 30 olması için yüzde 15 dolayında da bir refah payı eklenmişti.

REFAH PAYI NEDEN YOK?

AKP Grup Başkan Vekili Abdullah Güler, torba yasayla ilgili bilgi verirken ortalama memur aylığının da yüzde 74 artışla 25 bin liraya yükseltileceğini kaydetti. Güler, 7 bin 500 lira olan en düşük emekli aylığında ise bir artışın öngörülmediğini söyledi.

Emeklilerin 2 bin liralık bayram ikramiyesi artırılmamıştı, 14 milyon dolayındaki emekli Temmuz 2023 zammını bekliyordu. Özellikle emekliler, torba kanunda bir refah payının bulunmaması nedeniyle büyük bir hayal kırıklığına uğradılar.

Memur emeklilerine yüzde 17,55’lik bir enflasyon farkı artışı verilirken işçi ve Bağ-Kur emeklileri aylıklarındaki artış da yüzde 19,77 oranında olacak. Yani mevcut artış oranı yüzde 20’yi dahi bulmuyor. Artı refah payı da yok.

Bu arada memur emekli aylığı ile memur aylıkları arasında da ciddi bir fark oluştu. En düşük memur emekli aylığı, 7 bin 900 liradan yüzde 17,55’lik bir artışla 9 bin 280 liraya çıkacak. En düşük memur aylığı ise 22 bin 17 lira olacak.

İLK ‘DARBE’ 2008’DE YAPILDI

Çalışanların ve emeklilerin sosyal güvenlik haklarına ilk tırpan, AKP hükümetinin 2008 yılında çıkardığı 5510 sayılı yasayla olmuştu. Emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e yükseltilirken emekli aylığı bağlama oranları düşürülmüş, büyümeden (milli gelirden) emekliye verilen refah payı oranı da yüzde 100’den yüzde 30’a indirilmişti. 2008 yılındaki bu düzenleme yapılmamış olsaydı en düşük emekli aylığı bugün 15 bin lira olacaktı.

Sonuç itibariyle 5510 sayılı yasayla yapılan bu düzenlemeler, emekli aylıklarının giderek düşmesine ve asgari ücretin altında kalmasına yol açmıştı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun yaptığı açıklamaya göre, AKP’nin iktidarda olmadığı Kasım 2002 öncesinde en düşük işçi emekli aylığı asgari ücretin yüzde 140’ı oranındaydı. Yani, asgari ücretten yüzde 40 fazlaydı. Çerkezoğlu, bu oranın korunması halinde en düşük emekli aylığının şimdi 16 bin lira düzeyinde olması gerektiğini ifade etti.

Öte yandan en düşük emekli aylığı Ocak 2023 itibariyle 5 bin 500 TL’den 7 bin 500 TL’ye çıkarılmıştı. Bu arada emekli aylığının “kök ücreti”, enflasyon farkı zammıyla birlikte 7 bin 500 liraya ulaşmaması halinde aradaki fark Hazine tarafından karşılanıyordu.

Mevcut duruma göre, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına yüzde 19,77’lik bir enflasyon farkı oranında bir artış yapılacak. Aylıkları 7 bin 500 lira olan emeklilerin kök aylıklarına bu oranda zam yapılacak, şayet yapılan artışla emeklinin aylığı 7 bin 500 lirayı geçmezse bu emeklilerin maaşları yine 7 bin 500 lirada kalacak.

Yani, emeklinin “kök aylığı”, 6 bin 263 liranın altında olanların tümü, daha önce Hazine’nin sübvansiyonu ile 7 bin 500 lira aylık alırken bu emeklilerin aylıkları yine 7 bin 500 lira olarak devam edecek. Ancak 6 bin 263 liranın üstünde “kök aylık” olan emeklilere yüzde 19,77’lik bir zam yapılarak aylıkları da 7 bin 500 liranın biraz üstüne çıkabilecek. Halen 14 milyon emeklinin 9 milyonu en düşük emekli aylığı, yani 7 bin 500 lira aylık almaktadır.   

ENFLASYONUN KÜÇÜK GÖSTERİLMESİ

Emekliler açısından diğer bir haksızlık da, enflasyon oranının gerçeği ifade etmemesidir. Çünkü emekli aylıklarındaki artış, TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre belirleniyor. TÜİK, Haziran 2023 sonu itibariyle enflasyon oranını yüzde 38,21 olarak açıklamıştır. Emeklileri ilgilendiren altı aylık enflasyon farkı da, yüzde 19,77’dir. Kuşkusuz bu enflasyon rakamları, hiç gerçekçi değildir.

Nitekim akademisyenlerin oluşturduğu ENAG’a  (Enflasyon Araştırma Grubu) göre ise, yıllık enflasyon oranı yüzde 108,58’dir. ENAG’a göre, emeklilere verilmesi gereken altı aylık enflasyon farkı da yüzde 48 oranındadır.

Yine DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu’nun açıklamasına göre, TÜİK verileri gerçekleri ifade etmediği gibi bu verilerin bile esas alınması halinde emekliler için gıda enflasyonu yüzde 66 oranının üzerindedir.

Çerkezoğlu, TÜİK’e “enflasyon sepetindeki ürünleri” sordu, verilen yanıt ise, "bizde bu yönde bir bilgi yok” şeklindeydi. Yani, DİSK, "hangi ürünleri esas alıp enflasyon oranını belirliyorsunuz” diye sormasına rağmen TÜİK, enflasyon sepetindeki ürünlerle ilgili bir bilgi vermedi, veremedi, “yok” demekle yetindi.

‘ZAM YAĞMURU’ BAŞLADI

Öte yandan emekli aylıklarına TÜİK’in verileri dikkate alınarak altı aylık enflasyon farkı oranında, yani Temmuz 2023 zammı olarak yüzde 19,77’lik bir artış yapılacaktır. Bu bir anlamda emeklileri açlığa mahkum etmek demektir.

Zaten memur aylıklarına yapılacak artışın açıklanmasıyla birlikte başta akaryakıt olmak üzere çeşitli gıda maddelerine “zam yağmuru” başladı.

Türk-İş’in yoksulluk sınırı araştırmasında da dört kişilik bir ailenin gıda ve diğer harcamalarla birlikte toplam gideri 34 bin lira dolayındadır. Asgari ücret de net 11 bin 402 TL’dir. İşçi ve Bağ-Kur emeklilerinin büyük bir bölümü, asgari ücretin altında bir aylıkla yaşamaya çalışacaklardır.

Çok küçük bir örnek verecek olursam, benim emekli aylığım da ilk kez asgari ücretin altında kalacaktır. 8 bin 530 TL olan emekli aylığım, yüzde 19,77’lik bir artışla ancak 10 bin 216 lira düzeyine çıkacaktır, yani asgari ücretin altında bir emekli aylığı almaya başlayacağım…   

Toparlayacak olursak; asgari ücrete yüzde 34, kamu işçilerine toplu sözleşme ile yüzde 45 ve son olarak da en düşük memur aylığına yüzde 86 oranında zam yapılırken emeklilere yüzde 20’nin bile altında zam yapılması büyük bir haksızlık ve adaletsizliktir. Emeklilere de en az 5 bin liralık bir seyyanen zam yapılması gerekmektedir.

Başta emekli dernekleri, sendikalar olmak üzere muhalefet partileri de kitlesel anlamda bu haksızlığa ve adaletsizliğe karşı ciddi bir tavır koymalı, mücadeleyi yükseltmelidirler…

 


Atilla Özsever Kimdir?

1967 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirdi. 12 Mart (1971) döneminde piyade üsteğmeni iken siyasi görüşleri nedeniyle ordudan çıkarıldı. 2.5 yıl cezaevinde kaldı. Daha sonra iktisat öğrenimi gördü, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yüksek lisans yaptı, doktorasını İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde tamamladı. 1974 – 2002 yılları arasında gazetecilik yaptı. 2003- 2011 yılları arasında da Maltepe Üniversitesi’nde kadrolu öğretim üyeliği görevinde bulundu. 2011 yılından itibaren de çeşitli üniversitelerde çalışma ekonomisi ve medya alanında dışarıdan dersler veriyor. “Tekelci Medyada Örgütsüz Gazeteci” ve “Mesele Teslim Olmamakta” isimli iki kitabı ile çeşitli kitap ve dergilerde yer alan makaleleri bulunuyor.