'Muazzam fiyasko': Trump koronada ipin ucunu nasıl kaçırdı?

329 milyonluk nüfusuyla ABD'nin, korona virüsü salgınının yeni merkezi olmasına kesin gözüyle bakılıyor. Peki, 'muazzam bir fiyaskoya yol açmak' ve 'modern zamanlarda en büyük liderlik başarısızlığına' imza atmakla eleştirilen ABD Başkanı Donald Trump, ipin ucunu nasıl kaçırdı?

DUVAR – “Her şey tamamen kontrolümüz altında. Sadece Çin’den gelen bir kişi. Her şey gayet iyi olacak.”

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesindeki ilk korona virüsü vakasının tespit edilmesinden iki gün sonra, 22 Ocak günü CNBC ile söyleşisinde böyle diyordu.

Ancak gelinen noktada, yani bu sözlerden yaklaşık dokuz hafta sonra, ABD küresel salgının yeni merkez üssü haline gelme tehlikesiyle karşı karşıya. Trump’ın bizzat kendisi, ‘100 bin ila 200 bin ölüyü başarılı sayacaklarını’ itiraf etti. Beyaz Saray’ın alıntı yaptığı bir model, nisan ayında ülkede günde 2 bin kişinin ölebileceğini, ağustos ayında toplam ölü sayısının 82 bini bulabileceğini öngörüyor.

Peki virüsü ilk günlerde hafife alan, sık sık ‘Çin virüsü’ deyip ABD’nin etkilenmeyeceğini savunan Trump nerede hata yaptı?

‘YETERİNCE TEST YAPILMADI’

Uzmanlar, ABD’de ‘muazzam bir fiyasko’ yaşandığını, ülkedeki ilk vakanın tespit edilmesi sonrası yeterince test yapılmadığını söylüyor. ABD ile Güney Kore’deki ilk vakaların aynı gün tespit edildiği, Güney Kore’nin bu tarihten itibaren binlerce test yaparken Trump’ın hâlâ “Çin virüsü gelip geçer” mantığında somut önlemlerden kaçındığı ve gelinen noktada ‘ipin ucunun kaçtığı’ belirtiliyor.

Bu durumun ilk örneği olarak, Amerikan sağlık sisteminin iki eski üst düzey yetkilisi olan Luciana Borio ve Scott Gottlieb’in ocak sonunda Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan ortak makalesi gösteriliyor. İki eski yetkili makalelerinde, ‘devasa bir sağlık felaketinden kaçınılması’ için Trump’a acilen yapılması gerekenler listesi sunmuştu.

‘ALTI HAFTA GEÇ KALINDI’

Listenin ilk maddesi, özel sektörle birarada çalışarak, ‘kullanılması kolay, hızlı tanı kitlerinin geliştirilmesiydi’. Ancak Trump yönetimi bu öneriyi ancak 29 Şubat’ta, yani ilk vakanın tespit edilmesinden altı hafta sonra hayata geçirdi. Ülkede bu süreçte yayılmaya başlayan hastalık için laboratuvar ve hastanelere test yapma izni de ancak bu tarihte verildi.

‘DERS KİTAPLARINDA OKUTULACAK BİR FİYASKO’

Gelinen noktada ABD’nin kalbi sayılan New York’taki vaka artışının önüne geçilemiyor, artış eğrisi de dikey olarak yükselmeye devam ediyor. 2014 yılında dünya çapında Ebola’yla savaşta başı çeken doktor Ron Klain, kısa süre önce Georgetown Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada bu durumu şöyle yorumluyordu: “ABD’nin verdiği tepki, felakete yol açan, başarısız bir çabanın ders kitabı örneği olarak nesiller boyu incelenecek. Washington’da olanlar, muazzam boyutta bir fiyaskoydu.”

‘MODERN ZAMANLARIN EN BÜYÜK BAŞARISIZLIĞI’

Amerikan hükümetinin uluslararası felaketlere yardım amaçlı kuruluşu USAid’in 2013-2017 arasında başkanlığını yapan Jeremy Konyndyk de, The Guardian gazetesine demecinde benzer bir yorum yaptı: “ABD’de tanık olduğumuz şey, modern zamanlarda en büyük temel yönetim ve liderlik başarısızlığıdır.”

Konyndyk’in analizine göre, Beyaz Saray kararlı bir şekilde tedbir alması için gereken tüm bilgiye ocak ayının sonlarında sahipti. Ancak Trump bunun yerine tehdidin büyüklüğünü medya önünde tekrar tekrar küçümsedi, Çin’i suçladı ve kısmi seyahat yasaklarının krizi önlemek için yeterli olacağında ısrar etti.

‘YAYGINLIĞINI HÂLÂ TAM OLARAK TESPİT EDEMEDİK’

Uzmanlar, Trump’ın Çin ve Avrupa’ya getirdiği bu seyahat yasaklarının ABD’ye zaman kazandırmasına rağmen yine de önlemlerde gecikilmesine tepkili. Vanderbilt Üniversitesi’nden enfeksiyon uzmanı William Schaffner, “Bu zamanı en iyi şekilde kullanmadık, özellikle de test yapmak açısından. Vakaları yakalamakta isteksizdik ” diyor. Schaffner, çok sayıda test yapma kararının bir türlü alınmamasını kendilerini ‘oyuna geriden başlattığını’ söyleyip ekliyor: “Bu durum bizim, bu ülkedeki virüsün yaygınlığını tespit etmemize izin vermedi, hâlâ da vermiyor.”

‘EYALETLERİ DE YAVAŞLATTILAR’

ABD’de laboratuvarların test yapmasına çok geç izin verilmemesi nedeniyle, salgının New York ve New Orleans eyaletlerinde sonra en çok nereyi etkileyeceği de tespit edilemiyor. Uzmanlar, testlerin ilk başta ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) isimli federal kurum üzerinden yapılması şartının da, vakaların geç tespit edilmesine ve hastalığın yayılmasına yol açtığını söylüyor. New York Valisi Andrew Cuomo bu durumu mart başında, “Eyaleti de yavaşlatıyorlar” diye eleştirmişti.

‘DENEYİME ÖNEM VERMEYEN TRUMP, PANDEMİ BİRİMİNİ KAPATTI’

ABD’deki başarısızlık konusunda dikkat çekilen bir diğer nokta da, ülkenin Ulusal Güvenlik Konseyi’ndeki pandemi biriminin 2018 yılında kapatılması. Tam da korona virüsü krizi gibi acil sağlık durumları için kullanılan bu birimin dağıtılmış olması, federal hükümetin nasıl yanıt vereceğine karar vermekte zorlanmasının nedenlerinden biri olarak görülüyor. Bu çerçevede, Trump’ın yetenekli ve deneyimli yetkililerle çalışmama eğilimi eleştiriliyor. İsmini açıklamak istemeyen eski bir yetkili, The Guardian’a demecinde “Hükümetin önemli kademelerinde, deneyim ve becerikli liderlik erozyona uğradı” diyor. (DIŞ HABERLER)