Çocukların bu aralar ilgi meraklısı olmasının bir nedeni var

Bugünlerde, çocuklar ebeveynlerini bir an bile yalnız bırakamıyor gibi görünüyor. Birçok çocuk, son birkaç ay içinde yaşadıkları değişim karşısında gerçekten üzgün hissediyor; okul yok, arkadaş yok, spor ya da müzik dersleri yok ve alışkın oldukları rutinlerden ve sosyal yaşantıdan uzaktalar. Bu nedenle ebeveynlerine daha sıkı biçimde sarılma ihtiyacı içerisindeler.

Catherine Pearson

Korona virüsü salgını sırasında ebeveyn olmanın garip bir yanı, hafta boyunca çocuklarınızla (uzuuun) saatler geçirseniz de onların hala daha fazla zaman ve dikkate aç olması olabilir.

Bununla birlikte, çoğu anne-baba şu anda ‘yapışkan’ (ilgi meraklısı) çocuklarla uğraşıyor ve karantina kaldırıldığı zaman, kendi bölgelerinde ne zaman ne olursa olsun, hayatlarındaki şeyleri nasıl bir düzene sokacaklarını düşünüyorlar. İşte, yapışkan çocuklarla nasıl başa çıkılacağına ilişkin bazı öneriler.

KENDİLERİNİ GÜVENDE HİSSETMEK İÇİN SİZE YAPIŞIYORLAR

Illinois’deki Roosevelt Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Steven Meyers, çocukların ebeveynlerine yapışmalarının en önemli nedenlerinden birinin, kendilerini güvende ve rahat hissetmeleri için gerçekten çok çabalamaları olduğunu söylüyor.

“Sımsıkı sarılma tepkisi, algılanan bir tehdit ve kaygıya karşı içgüdüsel bir yanıttır. Evrimsel açıdan, tüm türlerin yavrularının, yakınlarda bir tehlike varken korunmak için ebeveynlerine yakın kalmaları durumunda hayatta kalma olasılıkları daha yüksektir” diyor. “Bu tepki, çocukların biyolojik yapılarına kodlanmıştır ve küresel bir salgının yarattığı stres ve belirsizlikler nedeniyle tetiklenebilir.”

O halde, sıkıca tutunmak, çocuklarınızın şu anda kendi dünyalarındaki tüm bu değişimlerle ve belirsizliklerle baş etme çabasının görünür bir belirtisidir. Onlara yardım etmek için, rahatsızlıklarının belirgin kaynağını (veya kaynaklarını) açığa çıkarmaya çalışın.

Child Mind Institute’un (Çocuk Zihni Enstitüsü) San Francisco Körfez Bölgesi Merkezi’nde görevli klinik psikolog ve klinik direktörü Mark Reinecke,  “Sorulması gereken soru, tam olarak ne hakkında endişeli olduklarıdır. Hastalığa yakalanmak mı? Ölüm mü? Birçok şey gibi, aşırı bağlılık da kendi bağlamı içerisinde anlaşılmalıdır” diyor.

BUGÜNLERDE BÜYÜK ÇOCUKLARDA DA AYNI DURUM GÖRÜLEBİLİR

Meyers, ‘yapışkanlık’ halinin bebekler, küçük çocuklar ve okul öncesi çocuklar için gelişimsel bir aşama olabileceğini ve küçük çocuklar söz konusu olduğunda kesinlikle ‘yaşa özgü’ olduğunu söylüyor.

Diğer yandan, bugünlerde, büyük çocukların ebeveynleri de kendilerine yapışıp kalan çocuklara sahip olabilir ve uzmanlar, bu tür bir (duygusal/ç.n.) gerilemenin çok fazla şaşırtıcı olmadığını ifade ediyorlar. Yani, kendi başına oynama konusunda gayet deneyimli olan dokuz yaşındaki çocuğunuz, bütün gün bir gölge gibi evin içerisinde sizi takip ediyor olabilir. Yahut kendizi, aniden küçük veya ergen çocuğunuzu, geceleri yatağınıza gelmek ve size sarılmak ister halde bulabilirsiniz.

Meyers, “Daha büyük çocuklar, akut stres altında (duygusal olarak/ç.n.) gerileyebilir ve kendi yaşları için alışılmış olmayan şekillerde hareket edebilirler” diyor. “Bu gerileme, hissedilen güvenlik algısını artırmak, rahatlama hissi yaşamak ve endişeyi azaltmak için tehdide karşı verilen bir yanıttır.”

Eğer özellikle yapışkanlaşan ya da gerileme yaşıyor gibi görünen ergen bir çocuk hakkında endişe yaşıyorsanız, bu makale kapsamında görüşülen üç uzman da bir çocuk doktoru ya da ruh sağlığı uzmanıyla konuşmanın önemini vurguluyor.

GÜNDELİK İŞLEYİŞİ SÜRDÜRMEK ÖNEMLİDİR

Büyük ihtimalle herhangi bir ebeveynin şu anda duymak isteyeceği son tavsiye, bir rutin (gündelik işleyiş/ç.n.) oluşturulmasının önemli olduğudur. Her ne kadar, okulların kapandığı ilk günlerde ebeveynlerin günlük bir program oluşturma hevesi yüksek olsa da şimdi, uzun bir zaman sonra anne ve babalar bu hevesi çoktan yitirmiş durumda.

Buna karşın uzmanlar, günlük rutinler yaratmanın çocuğunuzun eğitim durumunu takip etmekten çok daha derin etkileri olduğunu ifade ediyorlar; bu mesele, onlara şu anda çok gerekli olan temel bir güvenlik duygusu vermekle ilgili.

Los Angeles’ta yaşayan klinik psikolog Jenny Yip, “Rutinler, çocuklara gün içinde neler olacağıyla ilgili bir yapı ve beklentiler sunar” diyor. “Bu, esnek ve rahat bir program olabilir” diye ekliyor; yani, yalnızca onlara geri dönebilecekleri duygusal bir ana üs hissi sağlayan bir şey.

Sıkışmışlık duygusunun ortadan kaldırılması -ya da en azından azaltılması- için kullanılabilecek bir yol, bu günlük rutinlerin ve programların, kesintisiz çocuk-ebeveyn saatlerini uzatmasını sağlamaktır. Yip, beraberce bir masa oyunu oynamanızı öneriyor. Oturup bir hikaye yazın veya okuyun. Onlara bir süreliğine tüm dikkatinizi vermeniz, onları duygusal anlamda doyurabilir ve bu sayede, programda yaşanabilecek diğer değişikliklerde size yapışma ihtimalleri de azalır.

Bununla birlikte, çocukların hayatında makul düzeyde bir rutin mevcutsa, evin dışındaki hayata geri dönüşü o kadar da sarsıcı veya dramatik biçimde hissetmeyeceğini belirtmek gerekiyor. Yip, şu durumda, sonbaharda yaşanacak (ya da okul henüz devam etmekteyken) ayrı düşme kaygısının önüne geçmek için, yaz boyunca günlük zamanlamanıza sadık kalmaya çalışmanızı söylüyor.

EN İYİ SÜKÛNET VE GÜVENLİK MODELİNİZİ BULMAYA ÇALIŞIN

Çocuklar olan biteni dikkat çekici (bazen de rahatsız edici) bir hızla algılarlar. Bu yüzden, onları çok fazla haberden uzak tutmak ya da evde bir miktar rutin içerisinde tutmak için elinizden gelenin en iyisini yapıyor olsanız dahi, kendilerini huzursuz eden diğer duyguları bizzat sizden alıyor olabilirler. Buna karşılık, güvenlik ihtiyacı yüzünden size her zamankinden daha sıkı sarılmak isteyebilirler.

Bu nedenle, kendinizi ve eşinizi, ev içerisinde verdiğiniz mesajların türleri hakkında kontrol altında tutun. Uzmanlar, tüm bunların ne kadar zor olduğunu kabul edemeyeceğinizi ya da kabul etmemeniz gerektiğini söylemiyorlar ama çocukların, sizden yayılan korku ve endişeyi hissetme ihtimalinin ne kadar önemli olduğuna dikkat etmelisiniz. Bu kontrol hali, onları okula, kreşe ya da bakıcıya geri dönüş için hazırlamanıza yardım edecektir; zira onları güvensiz bir duruma sokmayacağınıza ilişkin bir güven düzeyine taşıyacaktır.

Reinecke, “Belirsiz durumlarda, küçük çocuklar buna nasıl tepki verecekleri konusunda yol göstermeleri için ebeveynlerine yönelirler” diyor. “Ebeveyn kendinden emin ve öz güven sahibi ise, çocuk bunu hemen fark edecektir. Çocuğun endişesi yanlışlıkla evde biçimleniyor ya da barındırılıyor olabilir mi?”

ŞU ANDA SAHİP OLDUKLARI TEK ŞEY SİZSİNİZ

Birçok çocuk, son birkaç ay içinde yaşadıkları tüm bu değişiklikler karşısında gerçekten üzgün hissediyor; çünkü okul yok, arkadaş yok, spor ya da müzik dersleri yok ve alışkın oldukları rutinlerden ve sosyal yaşantıdan uzaktalar. Tabii ki, Zoom ya da diğer video konferans platformları mevcut ama bunlar aynı şey değil. İş bire bir destek ve ilgiye geldiğinde, gerçekten sahip oldukları tek şey sizsiniz.

Meyers, “Birçok çocuk, ebeveynlerine karşı daha yapışkan hale geldi; çünkü başkalarıyla sosyalleşmek için daha az imkana sahipler” diyor. “İnsanlar, hepimize yakınlık ve teşvik hissi sağlıyor ve evde sıkışıp kaldığımızda elimizde yalnızca birkaç seçenek kalıyor.”


Yazının aslı HuffPost sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)