YAZARLAR

Dijital yuppieler–dijital moronlar

Moronlar’ın yakılarak NFT’ye çevrilmesi, reel ortamda fiziksel varlığa sahip bir ürünün külliyen imha edilip kriptolaştırılması, işin sahipleri tarafından, “sanatın kendi dışavurumu” olarak niteleniyor! 2006’da bir müzayedeyi ve katılımcılarını resmeden Banksy, resmin üstüne şu tümceyi iliştiriyordu: Siz moronların gerçekten bu b.ktan şeyi satın alacağınıza inanamıyorum. İşin daha ötesi yaşanıyor bugün: Kripto yuppieler, kripto moronlar… ve kripto servetler dolaşıyor ortalıkta.

Kripto operasyonları sanat piyasasında da hız kesmeden sürüyor. Kaçınılmaz olan gerçekleşiyor, olması gereken oluyor: Otuz yıldır “kripto” olarak icrayı sanat eyleyen dünyanın en ünlü, işleri en çok ses getiren, en çok para eden, en sevimli “Vandal–gerilla sanatçı”sı Banksy de yeniden ve bu kez ebediyen kriptolanıyor… Başka bir deyişle özel mülke ve tükenmez para kaynağına çevriliyor.

Baştan alalım, 4 Mart 2021’de canlı yayında gerçekleştirilen şu yakarak, yok etme ve yeniden yaratma ayinini izleyelim: 

Ne oluyor burada?

Yaygın kullanımıyla kripto diye anılan blok zincir işlemleri platformu Injective Protocol adlı şirket, Banksy’nin özgünlüğü kendisi tarafından onaylanmış Moronlar adlı çizimini 95 bin dolar ödeyip bir galeriden satın almış. Yine bir başka kripto işlem kuruluşu Group of Tech and Art Enthusiasts (Teknoloji ve Sanat Tutkunları Topluluğu) adına yakma eylemini gerçekleştiren genç adam, Moronlar’ın fiziksel varlığına son verdiklerini, kripto sanat ürününe çevirdiklerini belirtiyor.

O artık bir NFT.

Non-Fungible Token; kopyalanamaz–değiştirilemez dijital kodlu ürün. Sadece dijital platformlar üzerinden görülebilir, alınıp satılabilir.

Daha önce burada andığımız üzere, kripto sanat son birkaç yılın modası. Salgın sonrası dijital işlemlerin, piyasaların ve nihayet dijital–kripto paranın yükselişi eşliğinde dijital sanat da kendi pazarını, piyasasını oluşturdu, geliştirdi. Banksy’nin yakıldığı gün, ondan habersiz buradaki yazıda piyasanın en ünlü ve en çok kazananı Beeple’ın 10 saniyelik videosunun 6.6 milyon dolara satıldığını belirtmiştim.

28 Şubat’ta o satış gerçekleşirken yine aynı gün aynı pazarda 6 milyon dolarlık bir başka koleksiyon satışı gerçekleşti: Kanadalı müzisyen Grimes’in on parçalık koleksiyonu, kripto sanat platformu Nifty Gateway üzerinden satışa çıkarıldı. Grimes’in kardeşi Mac Boucher’le ortaklaşa ürettiği animasyon, fotoğraf ve de şiirden oluşan kripto işlerin dokuzu sadece 20 dakika içinde satıldı, ertesi gün 389 bin dolara alıcı bulan son ürünle birlikte toplam satış 6 milyon doları buldu.

HUKUKSAL BELGELİ RUH SATIŞI

Elon Musk’ın sevgilisi Grimes, müzisyen ama dijital-görsel işlere daha çok ilgi duyuyor. Kripto işini de çözmüş. Haziran 2020’de çevrimiçi olarak düzenlediği ilk sergisinde çizimler, fotoğraflar, posterlerin yanında ruhunun bir parçasını da satışa çıkaracağını duyurmuştu. Kimse almasın diye de 10 milyon fiyat koymuştu ruh parçasına! Buna ilişkin sözleşme hazırlamasını istediği avukatıyla görüşmesi için, “hukuksal belge biçimindeki fantastik sanat bana çok etkileyici geliyor” demişti.

Ne Mefisto’ya gerek var ne Faust’a. Hukuksal, ticari, açık artırmaya dayalı fantastik sanat pratiği yaşıyoruz.

***

Banksy’nin yakılarak NFT’ye, kripto işe çevrilen Moronlar’ı kripto sanat pazarındaki kendinden önceki iş ve işlemlerden farklılık taşıyor, yeni bir aşamayı işaret ediyor. Beeple, Grimes ve diğer “kripto sanat” üreticileri işlerini doğrudan doğruya dijital olarak üretiyor, sosyal medya dahil dijital platformlarda sunuyorlar. İşlerin doğumu, dolaşımı, görünürlüğü, varlığı ekranda, deyim yerindeyse sanal alemde cereyan ediyor. Banksy ise sokaktan gelip sanala dahil oluyor.

Moronlar’ın yakılarak NFT’ye çevrilmesi, reel ortamda fiziksel varlığa sahip bir ürünün külliyen imha edilip kriptolaştırılması, işin sahipleri tarafından, “sanatın kendi dışavurumu” olarak niteleniyor!

2006’da bir müzayedeyi ve katılımcılarını resmeden Banksy, resmin üstüne şu tümceyi iliştiriyordu:

Siz moronların gerçekten bu b.ktan şeyi satın alacağınıza inanamıyorum.

İşin daha ötesi yaşanıyor bugün: Kripto yuppieler, kripto moronlar… ve kripto servetler dolaşıyor ortalıkta.

GENE DE HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ

İşin ilginci, Moronlar’ı yakma ayininden birkaç gün önce, Banksy yine sahnedeydi. Daha doğrusu sokakta. İngiliz ve dünya edebiyatının önde gelen isimlerinden Oscar Wilde’ın da bir dönem yattığı Reading Hapishanesi’nin duvarında 1 Mart günü bir resim boy gösterdi: Hapishaneden Kaçış.

Uc uca eklenmiş yatak örtülerine tutunan mahkum duvardan aşağı iniyordu. Halatın ucunda daktilo…

Resim de, yapıldığı yer de özel.

Oscar Wilde, 1895–1897 yıllarındaki hapisliği sırasında 23 yaşındaki eşini öldürmekten hükümlü Krallık Muhafız Alayı süvarilerinden Charles Thomas Wooldridge’in idamına tanıklık etmiş, özgürlüğüne kavuştuktan sonra da onu şiirleştirmiştir: Reading Zindanı Balladı.

14 Şubat 1898’de piyasaya verilen ilk yayınını peş peşe yenileri izlemiş, korsan yayınlar çıkmıştır. 645 dizelik şiirin yinelen altılık bölümü, özellikle ilk dize adeta sloganlaşmıştır:

Oysa herkes öldürür sevdiğini

Reading Zindanı Balladı/1967 Yuvarlak Masa Yayınları , Sanat Basımevi/Çeviri, basım ve yayın Özdemir Asaf

Hapishane 2013’de kapandı. Zamanın ruhu gereği, lüks konuta–ticari alanlara çevrilmesi planlanıyor. Yöre halkı kültür merkezine, sosyal kullanıma yönelik kampanyalar düzenliyor. Wilde’la ünlenen hapishane, Banksy’nin resmiyle, yerelden yeniden kamusallığa taşınıyor. Sanat bunda rol oynuyor, işe yarıyor, onun daha önce birçok kez yaptığı gibi.

Ne var ki, Balonlu Kız’dan Moronlor’a son birkaç yılda yaşananlar anımsanırsa, herkes öldürür sevdiğini dizesi Banksy için fazlasıyla geçerlilik kazanıyor.

İngiltere’de 2017’de iki bin kişiyle gerçekleştirilen soruşturmada “en sevilen sanat yapıtı” seçilen Balonlu Kız, Banksy imzası henüz pek tanınmazken 2002’de Londra’nın simgesel noktalarından Waterloo Köprüsü ayağına çizilmişti. Kalp görünümlü kırmızı balonun ardından elini uzanmış kız çocuğu kompozisyonunun yanında duvarda bir cümle yazılıydı:

Her zaman umut vardır

Süreç içinde ikonlaşan resim, 2014’te 115 kuruluşun girişimiyle düzenlenen Suriye’nin Yanında kampanyası için sanatçı tarafından video animasyon olarak yenilendi. Bu uygulamayla farklı mecralarda yaygın dolaşıma giren, yeniden üretilen (poster, çıkartma, tişört, fincan vb) Balonlu Kız, kitlesel imge ve kabul kazandı. 2018’de müzayedede 1.4 milyon $’lık satışla birlikte yine Banksy’nin canlı yayınla sergilediği imha performansıyla yeniden konumlanıp yeniden adlandırıldı. Umut imgesi gitti, resmin adı Çöpteki Aşk oldu. Fiyatı yükseldi.

Müzayede karşıtlığının resmi Moronlar, NFT oldu, milyon dolara gözünü dikti. O yakılırken Banksy Hapishaneden Kaçışı kendi sitesinde yine bir şakayla sergiledi.

Oyun devam ediyor. Moronlar yenileniyor, boyutlanıyor. Çöp, her yerde. 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Zeki Coşkun Kimdir?

Uluslararası İlişkiler dalında yüksek lisans ve doktora yaptı. Uzun yıllar yayın ve iletişim sektöründe çalıştı. Cumhuriyet ve Radikal’de köşe yazarlığı yaptı. Kültür, sanat, edebiyat alanlarında eleştiri, inceleme ve araştırmalar yayımladı. Radyo programları hazırladı, sergiler düzenledi. MSGSÜ Fen Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi. Bilgi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi’nde ve özel eğitim kurumlarında dersler, seminerler verdi. Uluslararası Pen Yazarlar Derneği ve Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (AICA) üyesidir. Yayınlanmış kitapları: Öteki Sivas (1995), Kılıç Artığı (2000), Ay Olsun Aynam (2004).