CHP'den Erdoğan'a '3600' tepkisi: Hemen getir elini tutan mı var?

CHP'li Özgür Özel ve Seyit Torun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “3600 ek gösterge meselesini önümüzdeki yılın sonuna kadar çözeceğiz" açıklamasına tepki gösterdi: Hemen getir elini tutan mı var?

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “3600 ek gösterge meselesini önümüzdeki yılın sonuna kadar çözeceğiz" açıklamasına tepki gösterdi. 

Özgür Özel, “Yahu ne hazırlığı? Güya hukuku altyapı. Üç maddelik kanun. 15 dakikada yazarım. Neyi söylüyor biliyor musunuz? ‘Seçim yapılınca, CHP gelir, 3600’ü verir’ diyor” karşılığını verdi.

Seyit Torun ise "Elini tutan mı var? Getir Meclis’e hemen kabul edelim. Neden kaçıyorsun, neden korkuyorsun?" diye konuştu.

Özgür Özel'in Meclis'te düzenlediği basın toplantısındaki açıklamaları şöyle: 

DERTLERİ SICAK PARA: "Dün yoğun bir çalışmadan sonra Paris İklim Anlaşması nihayet Meclis’ten geçti ve Resmî Gazete’de yayınlandı. 6 yıl boyunca, bu anlaşmanın Meclis’te görüşülmesini istemiştik. Karşı taraf, adeta duvar gibiydi ama dün beş partinin ortak imzalarıyla 48 saat bile beklemeden geçmesi sonra özel kuryelerle götürülüp imzalanması sağlandı. Bu kadar acilse ki bizce acildir, 6 yıldır bekletenler, bunu niye yaptılar? Dertleri sıcak para, 3 milyar Euro’luk destek. Ağacın yeşilinden değil, doların yeşilinden etkilendiklerini belli ettiler. Bu uyarıyı yapa yapa dilimizde tüy bitti, nihayet Meclis’ten geçerek yasalaştı.

İKİ GÜNDE BİR, BİR MİLLETVEKİLİ KAYBEDİYORSUNUZ: AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sorunu artık kronikleşti. Etrafında, kendisine sürekli methiyeler düzen dalkavuk kadrosunun yanlışları, müştereken ülkeyi bir felakete sürüklüyorlar. Gerçeklerden kopmuşlar. Yaptıkları her açıklama ya yalan, ya iftira, ya saldırı. CHP, HDP’nin sufleleriyle siyaset yapıyormuş; İYİ Parti HDP’nin isteğiyle cumhurbaşkanlığı adaylığından çekilmiş. Son İstanbul seçimini kaybeden, tekrarlatan ve daha beter yenilen birisi söylüyor. Şimdi karşısındaki yüzde 75’e gavurun kılıcını sallama gibi tabiri kullanacak kadar kötülük halinden, kötülüğün zihne, zihnin devlete hakim olmasından bahsediyoruz. Eskisinin yarısı kadarlar, kopmalar sürüyor. Her şeyi denediler, hiçbir şey işe yaramadı, erimeye devam ediyorlar, iftira ve hakarete devam ediyorlar. Böyle devam ederlerse hükümeti devraldıkları koalisyon ile dalga geçiyorlardı, aynısıyla siyaset sahnesinden çekilecekler. Türkiye insanının, Türk insanının hak ettiği bir durum değildir. Böyle yapmaya devam etsinler ama tavsiyem var. Bu parlamentoda muhalefet yapayım diyorsanız, bir an önce seçimi yapın. Öyle noktaya gelecek ki çok korktuğunuz soruşturma komisyonlarını Millet İttifakı bulacak. O yüzden vatandaş için erken değil derhal seçim. Yüce divanlar kurulursa, bakanlar yargılanırsa diye çok korkuyorsunuz ya iki günde bir, bir milletvekili kaybediyorsunuz. Bir an önce seçimi size de tavsiye ediyoruz.

TOPLU İĞNE KAYBOLSA, ÇARŞAF ÇARŞAF YAZILMAZ MIYDI?: Kemal Bey’in SSK’yı batırdığını iddia ediyor. Şimdiki SGK’nın açığı, Sayın Kılıçdaroğlu dönemindeki SSK açığının yüz katıdır. Kemal Bey döneminde bir toplu iğne kaybolsa, şimdiye kadar çarşaf çarşaf yazılmaz mıydı? 20 yıldır araştırıyor, bir çöp bulamıyor. Araştırılmadığı kadar çok araştırılmış, alnının akıyla çıkmış. Hâlâ konuşuyor. O zaman hodri meydan. Gelin Kemal Kılıçdaroğlu ile A Haber’e çıkın. Kemal Bey tek başına gelsin. Arkanızda tüm bürokrasi, kıymet verdiğiniz danışmanlarınız gelsin. Senin döneminde yaşananları karşılıklı konuşun. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni yöneten akıl; bir ay, 20 gün, 15 gün kala Kemal Bey’i TV programına davet edecekler. Aynı Binali Yıldırım’ın gittiğini görünce ‘haydi’ demesi gibi. Ama o gün iş işten geçmiş olacak. Cesaretiniz varsa.

KAYYIMIN GENEL SEKRETERİ BUGÜN ADALAR KAYMAKAMI: Soru önergesi veriyoruz, ‘çıkın anlatın’ diyoruz, dönüp ‘gayrinizami harp’ diyorlar. Mevcut nizami, anayasal düzeni bozan sizsiniz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, AK Parti döneminde şehir hatlarına iskele veriyor. TÜGVA’ya kiralamışlar, izinsiz üçüncü şahıslara da kiralıyor. İmamoğlu iptal ettirmiş, mahkeme hak vermiş. Çıkmıyorlar. Suç işleri bakanı, polis yolluyor. O suç işleri bakanının emriyle, zabıta amirleri darp ediliyor. Bu Adalar Kaymakam’ından izin alırsan düğün bile yapıyormuşsun. Kimdir Adalar Kaymakamı? Adalar Kaymakamı, yükselmek istedi. AK Parti’den aday olmak istedi, aday yapmadılar ama Kastamonu’ya vali yapılması için Soylu’ya gittiler. Yapamadılar ama Mardin’de genel sekreter yaptılar. O dönemde neler neler yaptılar? 540 milyonluk yolsuzluk. Mızrak çuvala sığmadı, kayyım görevden alındı. O kayyımın genel sekreteri, bugünkü Adalar Kaymakamı’dır. O Soylu, Mardin’deki büyük yolsuzluk sürerken, Adalar’a kaymakam atamış. İki gün sonra bu kaymakam döneminde TÜGVA’ya verildi. Bu noktada Adalar Kaymakam’ı, Soylu’nun has adamı, adam dövdürüyor mahkeme kararına rağmen. Soylu da polisleri veriyor. Bu kaymakam herhangi bir partiden olsa, açığa alınması lazım.

YAZIKLAR OLSUN GENCECİK POLİS ÖNÜNDE SİYASET YAPANA: Akıl almaz bir komediden bahsedip tamamlayalım. Sayın Genel Başkan’ımız etkin muhalefet yaparak 3600 ek göstergeyi almak istiyor. Adamlar eleştiriyor. ‘Polisi siyasete alet etmeyin.’ Kardeşim; emekli polis, istediği yere gider. Soylu toplamış, mezuniyet töreni… Orada, parlamenter sistemi yeriyor, başkanlığı övüyor ve zorunlu, emir komuta altında siyaset yapıp CHP’yi eleştirecek. Emekli polisi davet etmişiz, ister gelir ister gelmez, polisi siyasete alet etme. Emanet edilen yetki böyle mi kullanılır. Yazıklar olsun, gencecik polis önünde siyaset yapanlara.

‘YASAKLARLA MÜCADELE’ DİYE GELENLERİN GELDİĞİ NOKTAYA BAKIN: Öyle bir noktadayız ki Boğaziçi’ne 6 ay kaybettirdiler. Bugün ortaya çıkan gerçekler. Kayyımın ikinci versiyonu. Atadıkları kayyım, Boğaziçi’ni Katarlılara peşkeş çekmek için komisyon kurmuş. Akademisyen, öğrenci isyanda, polis kapıda. Tayyip Erdoğan, ‘rektörlerin yetkileri.’ Polisi daima kapıda mı tutacak? Yasaklarla mücadele diye gelenlerin son geldiği noktaya bakın. Yine aynı yere dönme peşindeler. Yine aynı yalan, aynı terane. Sıkışınca algı operasyonu. Kahvede izleyen hacı amca, ‘vay teröristmiş bunlar aferin.’ Yalan hacı amca yalan. İnanma sen bunlara. Bunlara inanan, en sonunda bu yalanın ortağı oluyor.

VATANDAŞIN KAFASINA ÇAY ATINCA BİR ŞEY YOK: Böyle bir şey olur mu? Karikatür diye çizseler, ‘buna gülen çıkmaz’ dersin. Sınıftaki çocuk çay atmış, disiplin cezası vermişler. Kötü örnek oluyorsunuz. Örnek alana da ceza veriyorsunuz. Çay atma gül at. Üzgün vatandaşın kafasına çay atınca çay atınca bir şey yok. Çocuğa cumhurbaşkanına ceza. Ceza verecekseniz, okul yönetimine ceza vermeniz lazım. Cumhurbaşkanının taklit edilmemesi gereken kişi olduğunu teyit etmiş. Ülkeyi yönetenlerin biraz özgüvenli olması lazım. Turgut Özal, Süleyman Demirel gülüyordu. Kenan Evren bile. Bu nedir ya.

MEHMET BEŞ ÇOK KALABALIKSA TÜRKİYE, BİZ ÇIKALIM, BAŞ BAŞA KONUŞUN: Tayyip Erdoğan talimat vermiş, ‘fiyatlarla ilgileneceğiz.’ Piyasalarda tedirginlikler oldu. Mehmet Muş, ‘doğrudan fiyatlara müdahale edilemez’ demiş. Sayın Bakan, sen bunu niye bize söylüyorsun? Bakanlar Kurulu’nu topluyorsunuz ya. Orada söyleyeceksin. ‘Utandırmayayım’ derseniz, baş başa söyle. ‘Tedirginlik oluyor, aman ha demeyin’ derseniz, olun. Mehmet Bey, çok kalabalıksa Türkiye, biz çıkalım baş başa konuşun

DÜNYANIN VERGİSİNİ KAÇIRIYOR: Uzlaşmayla çıkan kanun. Malta’da vergi yüzde 2, Türkiye’de kurumlar vergisi yüzde 20. Off-shore şirketler kuruyorlar. Türkiye’den karsız çıkarıyor, oradan kârı bindiriyor. Bunları ilan edersen, yüzde 30 da vergi alırsan, bunlar alınmaz. Yapması gereken listeyi yayınlamadığı için millet dünyanın vergisini kaçırıyor. Rönesans, iki off-shore kurmuş. Dünya kadar milyon dolar götürmüş, o yüzden burada vergi vermemiş. Zorlanınca bir şey itiraf ettiler, ‘biz 1 milyar TL bağış yaptık Türkiye’den birine.’ Bunu açıklamıyor. Adam 16 milyar kamu ihalesi alan şirketin biri. Bu isimle ilgilenmek bizim sorumluluğumuz. Bize bu ismi vereceksiniz. Eğer bu isim ilan edilmezse, bu şüphenin altında, bu ülkeyi yöneten herkes kalır. Neden bu bağış, vergi cennetinden yapılıyor? Neden kurumlara değil, gazilere, şehit ailelerine değil birine bir milyar TL?

‘CHP GELİRSE 3600'Ü VERİR’ DİYOR: Biraz önce Recep Tayyip Erdoğan, il başkanları ile konuşurken dönmüş, onu söylüyor, bunu söylüyor. Bir özür gerekiyor. Ben yorgunluktan, üzgünlükten, endişeden, sanrıdan, çünkü bu kadar yorgunluk, üzgünlük ve endişe, seçim gidiyor diye, yönetim gidiyor diye, bu kadar endişe sizin algınızı kabartmış, sanrılar görüyorsunuz. Gördüğünüz sanrı şu sonucu vermiş. İsmail Kahraman ile Kemal Kılıçdaroğlu’nu karıştırdınız dün. ‘Anayasa’nın ilk dört maddesi gitsin’ diyen sizin iki dönem önceki Meclis Başkanı’mız. Çabalama kaptan, kurtaramazsın. 3600 ek gösterge. En çok vaat edip tutmadığı vaat. ‘İnşallah 2022 sonuna kadar hazır olacakmış.’ Yahu ne hazırlığı? Güya hukuku altyapı. Üç maddelik kanun. 15 dakikada yazarım. Neyi söylüyor biliyor musunuz? ‘Seçim yapılınca, yarın yapılırsa yarın, 2022’de erken seçim var’ diyoruz, 2022 sonunda alırsınız, CHP gelirse verir.’ Yine vermeyecek. Söz verdi, yine vermeyecek, ‘CHP gelir, 3600’ü verir’ diyor. Fahrettin Altun’a soruyorsanız, ondan şüphe yok ama halkın, devletin memuru bu zamlardan memnun değil."

'YANSIN KENDİ DERDİNE, KALSINLAR BAHÇELİ İLE'

Özel, açıklamalarının ardından soruları yanıtladı.

6 muhalefet partisinin güçlendirilmiş parlamenter sistem toplantısının ardından AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın “Siyasi irtica faaliyetidir” yorumunun anımsatılması üzerine şunları söyledi:

“Eskiden siyasi irtica diye suçlanınca köpür köpür köpürenler, yeni terminoloji bulmuşlar. Biz 6 kişi bir aradayız. Yansın kendi kendine. Kalsınlar Devlet Bahçeli ile. Bülent Bey’in aklında kalmış. Etkili olduğunu düşündüğü sözle saldırıyor. Kendileri OHAL sopasıyla, seçimin öncesi sonrasındaki haksızlıklarla 51’e 49 değiştirdi. Milletin 60-70. Milletten korkmanın, kendini üstte görmenin itirafıdır. Milletin kanaati farklıdır. Bülent Bey’e ilk vedayı yapalım. Artık devir teslimde mi karşılaşırız, muhalefet partisi olarak rozet takarken mi selamlaşırız.”

CHP’Lİ TORUN: 3600’Ü HEMEN GETİR MECLİS'E KABUL EDELİM

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 3600 ek gösterge için “Önümüzdeki yılın sonuna kadar bu meselenin çözüleceğini bizzat muhataplarımıza beyan eden yine biziz” sözlerine cevap verdi.

Torun şunları söyledi: "Erdoğan, 3600 ek göstergeye ilişkin, bugün; "Kılıçdaroğlu, memurları tahrik etmek için diline 3600 ek gösterge meselesini dolamış, tekrarlayıp duruyor. Halbuki bu sözü veren biziz ya. Memur sendikalar ile yapılan son toplu sözleşmede bu başlığı koyan da biziz. Verdiğimiz sözün hukuki altyapısını oluşturmaya başlayan yine biziz. Önümüzdeki yılın sonuna kadar bu meselenin çözüleceğini bizzat muhataplarımıza beyan eden yine biziz.  

2018 seçimlerinde il il gitti sözler verdi. ‘3600’ü çıkaracağız’ dedi. Ama şimdi biz bu hakkın alınması için her yerde dile getirince, bu sözün yerine getirilmesi ile ilgili bilgilendirme yapınca şimdi tuttu ben hemen vereceğim dedi. İçişleri Bakanı açıklamada bulundu. Şimdi de kendisi 2022’nin sonuna doğru diyor. Elini tutan mı var? Getir Meclis’e hemen kabul edelim. Buna biz itiraz etmiyoruz ki. Neden kaçıyorsun, neden korkuyorsun? Seçime yakın mı yapmaya çalışacaksın, algı mı yaratmaya çalışacaksın? Yine seçim vaadi olarak mı kullanacaksın bunu? Vatandaş her şeyin farkında. Kendisi bunu taahhüt olarak tutuyor. Gerçekten samimiyse buyursun yarın Meclis’e getirsin görüşelim ve kabul edelim." 

'GENEL BAŞKANIMIZIN SAĞLIĞI GAYET YERİNDE, BİZ ERDOĞAN'A ACİL ŞİFA DİLİYORUZ'

Erdoğan'ın, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik, "Bize düşen, 'Allah şifa versin' deyip kendi işimize bakmaktır" sözlerine ise Torun, şu karşılığı verdi:

"Ruh sağlığının bozuk olduğu o kadar belli ki. Görüntüleri kaydı olan bir olayı bile inkâr ediyor. Goebbels’i çırak çıkarır artık ne diyelim. Kendisinin bu konuda mutlaka bir tedavi olması gerekiyor. Sayın Genel Başkanımızın söylediği her cümle bilgiye, belgeye dayalı. Ama kendisini görüyoruz ki son günlerde öyle bir karışık ruh hali içerisinde ki. Söylediğini, ifadesini unutuyor aldığı kararları unutuyor. Gerçekten bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak kendisine tavsiyemiz sağlık kontrolünden geçmesi. Sayın Genel Başkanımızın sağlığı gayet yerinde. Hem ruh hem beden sağlığı yerinde. Biz kendisine tavsiyemiz, son günlerde iyi gözükmüyor. Kendisine acil şifalar diliyoruz.” (HABER MERKEZİ)