Musul'da öküz ölünce ortaklık bitebilir

IŞİD Musul'dan büyük ihtimalle geri püskürtülecek. Peki IŞİD bertaraf edilince bölgedeki boşluk kim tarafından doldurulacak? The Independent'ın Irak ve Suriye uzmanı Patrick Cockburn kapsamlı bir analiz sunuyor...

Google Haberlere Abone ol

Patrick Cockburn*

Irak hükümeti ve müttefikleri Musul'u IŞİD'den kurtarabilir ama bu savaş içinde yepyeni bir bölüm olabilir. Musul'un IŞİD'den kurtarılması sadece ABD hava bombardımanının ateş gücü ve bariz sayısal üstünlüğü sayesinde mümkün olabilecektir. Öte yandan şehir için verilen savaşın hem askeri hem de siyasi açıdan kompleks bir yapısı var. Irak ordusu, Kürt peşmergeleri, Şii Haşdi Şabi milisleri ve Musul ile Ninova'daki Sünni savaşçılar IŞİD'den nefret ettikleri kadar birbirlerine karşı da korku ve şüphe duyuyorlar.

Batı medyası Musul operasyonunu 1944 yılındaki meşhur Normandiya çıkarmasına benzetiyor ama Irak'taki yerli halka sorarsanız onlar nice nihai zaferler gördüler ki aslında yoktular. Bağdat'ta ismini vermek istemeyen bir gözlemci bütün Musul harekatını ABD'nin hava kuvvetleri ve özel kuvvetlerin desteğine bağımlı olan bir yıkım dalgası olarak tanımlıyor.

Şu anda bölgede 12 ABD'li general ve 5 bin ABD askeri bulunuyor.  Söz konusu kuvvetler bundan sonraki mücadelede hayati bir rol oynayacak. Bağdat'taki gözlemci diyor ki: "Ne Irak ordusu ne Peşmerge, ne Sünni milisler ne de Şii Haşdi Şabi grubu ABD'nin fiziksel ve psikolojik desteği olmadan tek başına ya da ortak operasyonla kenti alamazlar."

MUSUL'DA BAŞARI ABD DESTEĞİNE BAĞLI  

2014'teki IŞİD'in başarılı yıldırım harekatlarından sonra Irak ordusu ve Peşmerge cihatçı güçleri başarıyla geri püskürttü ama bu kazanımları tamamen ABD desteğine bağımlıydı.Son iki yılda ABD IŞİD'e karşı 12 bin 129 hava saldırısı yaptı. Irak hükümeti, Ramadi, Felluce, Tikrit ve Beyci gibi şehirleri, Peşmerge de Sincar'ı  bu sayede geri alabildi.  IŞİD karşıtı koalisyonun tepesinde böyle bir şemsiye olmadan bu başarıyı elde etmesi çok zor olacaktı. Böyle bir durumda IŞİD karşıtı güçler dövüşmekten kaçınacak sadece arkadan temizlik yapmakla yetinecekti.

musul11

Bugün ABD ordusunda 25 bin asker var. Musul'un güneyinde Haşdi ve doğusunda 4 bin kişilik bir gruptan oluşan Peşmerge kuvvetleri yer alıyor. bu harekatın ilk aşaması en kolay olanı olacaktı çünkü hem hava kuvvetlerini ve ağır topları kolaylıkla konuşlandırabiliyordu. Ninova'da daha önce Hristiyan ve Şabakların yaşadığı köy ve kasabalar çoktan boşaltıldığı için bombalanma sırasında sivil zayiat yaşanma ihtimali de ortadan kalkmıştı.

Gelin görün ki iş büyük bir ihtimalle bir milyon kişinin yaşadığı arka mahallelere gelince hem askeri hem de siyasi hesaplar şaşabiliyor. Zira Kürtler Arap, Şiiler de Sünni hassasiyetlerinden dolayı şehrin içine girmemeye söz vermiş durumda. Şiilere sadece kuşatmaya katılabilmeleri için vize çıktı.

Irak hükümetine ait başta Altın Bölük olmak üzere birçok deneyimi savaş taburu var. Öte yandan bu birliklerde asker sayısı sınırlı ve sürekli her yere kendileri konuşlandırılıyor olmaktan da şikayetçiler. Musul'daki kavganın doğası Ramadi ve Felluce'ninkinden hem daha farklı hem de daha çetin olacak. Ramadi de, Felluce de, Musul'daki IŞİD çembere alınıp Irak'ın geri kalanıyla bağları kesilmeden önce kuşatma altına alınmıştı zaten.

Muhtemelen ABD'nin hava bölgede iş görmesi engelleneceği için Irak ordusunun elit terörle mücadele birimleri sokak savaşlarında Musul'da hala var olduğuna inanılan 4 bin ila 8 bin arası IŞİD militanları karşısında ağır zayiat verecek.

IŞİD MUSUL'DA DİRENECEK

Bu durum da IŞİD'in hiç bir yerde direnmediği kadar direneceği anlamına geliyor. IŞİD hem ABD hava saldırılarında hem de dört buçuk ay süren sonuçsuz Kobani kuşatması sırasında 2 bin savaşçısını kaybettiği için  komutanları ezici çoğunluğu hafif piyade olan, önceden belirlenmiş yerlerde mevzilenmiş, bombalanmaya ve  yok edilmeye fazlasıyla açık askerlerini ön cepheye sürmeye çok da gönüllü değillerdi. Musul'da biraz daha fazla başarı elde etme ihtimalleri var ama sonuç gene aynı olacaktır.

Öte yandan Musul için savaşmamak IŞİD için çok ağır bir darbe olur. Musul, bundan sadece iki sene önce halifeliğin kalbi ilan edildi. 2014 yılının Haziran IŞİD ayında sadece birkaç bin kişilik bir kuvvetle 20 bin kişilik bir garnizonu alt edip Irak nüfusunun üçte birini barındıran Musul'u aldığında bunu bir halifelik mucizesi olarak nitelendirmişti. Dolayısıyla bu şehri kaybetmeleri halinde  mucize söylemi çökeceğinden dolayı geri dönülemez bir çöküşü getirebilir.

Bu yüzden IŞİD eğer direnecekse uzun süredir yerleşmiş olduğu Musul'da savaşması mantıklı olacaktır. Öte yandan Irak ordusunun terörle mücadele birimleri sokak savaşlarına saplanırsa Bağdat hükümeti birtakım acı ilaçlar içmek zorunda kalabilir. Seçeneklerden biri ABD'den bombardımanı yoğunlaştırmasını isteyebilir. Böyle bir seçenek hem devlet için utanç verici olabilir hem de Rusya'nın Halep bombardımanıyla mukayese edilmesine sebep olabilir. Diğer bir seçenek de Haşdi Şabi paramiliter güçlerini kullanmak olabilir ama bu da Sünni karşıtı bir hamle olarak algılanabilir.

nuceyfi

TÜRKİYE'NİN VEKİLİ EL NUCEYFİ

Bu arada Türkiye de Musul'un Arap kimliğine vurgu yaparak kaderinde söz sahibi olmaya çalışıyor. Bölgedeki vekili ise IŞİD kenti ele geçirdiği sırada vali olan Etil El Nuceyfi. El Nuceyfi'nin emrinde Türkler tarafından eğitilmiş olan 5 bin kişilik bir milis kuvveti var. Bu milislerin bir çoğu Musul'da daha önce polis güçlerinde yer alıyordu. Irak Başbakanı Haydar el İbadi hiddetli bir şekilde, Türkiye cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la, karşılıklı hakaretleşmelere de girerek, ön cephede bulunan Başika kampındaki 1500 kişilik Türk kuvvetlerinin geri çekilmesini talep etti.

IŞİD, karşıtlarının uyuşmazlıklarını kendi lehine çevirmeyi iyi bilmiştir. Hele Musul bol miktarda etnik ve mezhepsel fay hatlarına sahip bir şehirde gibi bu ayrışmalar daha da belirgindir. Bu ayrışmalar sayesinde IŞİD bölgede bu kadar uzun süre var olabildi. Öte yandan IŞİD'in yarattığı vahşet de tarafların ve liderlerinin birlik olabilmelerini sağladı. IŞİD olmasaydı bu kampların temsilcileri kesinlikle birbiriyle savaşmaya başlardı. Bu önerme mesela Bağdat hükümeti ve 2014'te Irak ordusunun kuzeyde yaşadığı hezimeti gayet iyi kullanarak Irak'ta kontrol ettiği toprak oranını  yüzde 40'a kadar çıkaran Kürtler için sonuna kadar geçerlidir.

Farkı tarafların sürekli değişen çıkarlarından oluşan mozaik Musul'daki savaşın hem yoğunluğu hem de sonucunu öngörülemez kılıyor. Bu savaşı IŞİD'in kaybettiği kesin ama halifelik devrildikten sonra doğan boşluk kim tarafından doldurulacak o kadar fazla rakip var ki Musul'daki bu savaş son olmayabilir.

Makalenin orijinali

Derleyen: Balkan Talu

*The Independent gazetesi Ortadoğu yazarı ve ABD ana akım siyasetine muhalif aylık Counterpunch gazetesi yazarı