İspanyolca Konuşan Dünyada Geçen Hafta: İspanya AB üyesiyse Türkiye neden değil?

İspanya'da gündem Katalan referandumuydu. Polis şiddetinin damga vurduğu referandum hakkında sıkça İspanya-Türkiye kıyaslamaları yapıldı.

Abone ol

DUVAR - İspanya'da bu hafta gündem kuşkusuz dün düzenlenen Katalan bağımsızlık referandumuydu. Referanduma İspanyol polisi ve Sivil Muhafızların (İspanyol jandarması) seçmenlere yaptığı sert müdahale damgasını vurdu. Sosyal medya kullanıcılarından gazete yazarlarına sık sık İspanya-Türkiye arasında yapılan kıyaslamalar dikkat çekti. Sol cephede polis müdahalesi yer alırken sağ cephede hedefte Katalan yerel polisleri vardı.

'UTANÇ, İSPANYA'YA ACI ÇEKTİRECEK'

Katalonya Başkanı Carles Puigdemont, seçmenlere yönelik müdahaleden dolayı sert sözlerle Madrid yönetimini sorumlu tuttu. El Diario'da haber, "Katalan yönetimi başkanı bu pazar günü polisin Katalonya'nın farklı noktalarının polis şiddetine sahne olmasının ardından İspanya yönetimine sert bir mesaj yayınladı. Puigdemont, 'Şiddet, plastik mermi, oy pusulası ve zarf isteyen insanlara ayrım gözetmeden uygulanan saldırganlık' nedeniyle 'Utanç, İspanyol devletine sonsuza kadar acı çektirecek' dedi" ifadeleriyle yer aldı.

İspanyolca konuşan dünyada geçen hafta: Adalet, 'yasa dışı' referandumu kaldırdı

AVRUPA'DAN TEPKİLER

Pek çok sol gazetede polisin okullara oy kullanmak üzere gidip polis saldırısı sonucu yaralanan 761 kişi olduğu haberi ilk sırada yer aldı. El Periodico de Cataluna'nın ikinci sırasındaysa ilginç bir haber bulunmakta. Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Avrupalı liderlerin İspanya yönetimine sert müdahale tepkisi. (Kulağa 'Katalan Gezi'si' gibi gelmiyor değil). Merkel'in Rajoy'la telefon görüşmesi yaptığını söyleyen haber: "Avrupalı liderler, Katalonya referandumunda 761 kişini yaralanmasına neden olan, seçmenlere karşı uygulanan polis şiddetini eleştirdi ve diyalog çağrısı yaptı. Alman gazetesi Die Welt'in haberine göre Alman Şansöyle Angela Merkel, Başkan Mariano Rajoy'u arayarak yaralılarla ilgilenilmesi gerektiğini söyledi. Belçika Başbakanı Charles Michel, 'Şiddet hiçbir zaman çözüm olamaz. Her türlü şiddet olayını kınıyoruz ve diyalog çağrımızı yineliyoruz' dedi.

REFERANDUMUN YÜZDE 14'Ü ENGELLENDİ

Katalan referandumunda polisin engeli göze çarpsa da pek çok kişi sandık başına gidebildi. Konuyla ilgili El Diario'da, "Sivil Muhafızlar, Polis ve Mossos (Katalan yerel yönetim polisleri) oy verme işlemi yapılan yerlerin sadece yüzde 14'ünü engelleyebildi" manşeti vardı: "Mahkeme kararıyla Katalonya'da kapanan okul sayısı 319. Bu, 1 Ekim referandumu için belirlenen 2 bin 315 oy kullanma merkezinin sadece yüzde 14'ünün güvenlik güçlerince kapatıldığı anlamına geliyor"

Katalanlara polis müdahalesi: En az 400 yaralı

SAĞ BASINDA MOSSOS'LARA TEPKİ

Gelelim İspanyol sağ medyasına. Sağ tarafta referandum günü yaşananların sorumlusu olarak Katalan yerel polisi 'Mossos'lar gösterildi. ABC gazetesi, 'Mossos'ların yasadaki 'anayasaya sadakatsizlik' ve 'görevi bırakma' gibi noktaları ihlal ettiğini iddia etti. Bundan bir hafta önce normalde Katalan yerel yönetimine bağlı olan Mossos'ların kontrolü merkezi hükümete verilmişti. Mossos memurlarının Sivil Muhafızlar ve ulusal polislerle beraber 'önlem almaları' planlamış olsa da bugün kentin pek çok noktasında Mossos'lar, diğer güvenlik güçlerinin aksine halkla doğrudan karşı karşıya gelmedi.

El Mundo gazetesi, Mossos'lara açılan soruşturma haberini 'coşkulu' bir manşetle verdi: "Altı hakim Mossos'ların oylama işlemine müdahale etmeyişini araştırıyor."

'KORKAK MOSSOS'LAR'

Referandum gündemi dolayısıyla her gazete günün haberlerini internet üzerinde topladığı bir köşe yapmakta. Sol gazetelerde bu köşenin ismini polis müdahalesi belirlerken sağ medyada daha farklı örnekler mevcut. El Espanol, referandum haberlerini İspanya bayraklarıyla süslü 'Bölücü Darbe' başlığıyla verdi. El Espanol, tıpkı diğer sağ basın gibi referandum haberlerinin merkezine Mossos'ları koydu. "Sivil Muhafızlar 1 Ekim tavırlarından dolayı Mossos'ları 'korkak' olarak tanımladı" manşetli haber: İspanya Sivil Muhafızlar Derneği (AEGC) Pazar günü Katalonya'daki tavırlarından dolayı Mossos'ları 'korkak', 'utanmaz' ve 'onursuz' olarak tanımladı" ifadeleriyle yer aldı.

Katalan sol parti CUP: Bu saldırıları Franco'culardan biliyoruz

BARCELONA MAÇINDA BAYRAK GERİLİMİ 

Referandum tarihi, özerk bölgenin dış dünyadaki yüzü olan Barcelona futbol takımının Kanarya Adaları temsilcisi Las Palmas takımıyla maç oynayacağı güne denk geldi. Maç seyircisiz oynanırken iki şey dikkat çekti. Öncelikle Las Palmas'ın üzerinde 1 Ekim 2017 ve İspanyol bayrağı yer alan bir formayla sahaya çıkma kararı gündem olurken, Barcelona galibiyetiyle biten maçın sonunda Katalan futbolcu Gerard Pique'nin açıklamaları damga vurdu. Pique'nin referandumda yaşananlardan bahsetmesinin ardından gözlerinin dolma anı kameralara yansıdı.

PIQUE: SADECE OY VEREBİLMEK İSTİYORUZ

Pique: "Oy verilebilir, evet denebilir hayır denebilir boş oy atılabilir. Ama oy verilebilir. Bu ülkede çok uzun yıllar boyunca Franco anlayışı hakimdi, insanların oy verme hakkı yoktu. Ben bunun savunmamız gereken anayasal bir hak olduğunu düşünüyorum... Ben bugün Katalan halkıyla gurur duydum. Düzenlenen gösterilerde en küçük bir saldırganlık olmadı.

Ben ülkemize baktığımda tüm kanallarını yalan söylemek için kullanan bir parti ve başbakan görüyorum... Yıllarca azınlık olarak görüldük ama biz milyonlarız... Sadece oy verebilmek istiyoruz" dedi.

'MADRİD FAŞİZME MEZAR OLACAK'

Venezuela merkezli Tele Sur, Madrid'de Katalan referandumunu desteklemek için yapılan dayanışma eylemi haberine ön sıralarda yer verdi.

Madrid, Puerta del Sol'de onlarca insan Katalan bağımsızlık referandumuna desteklerini sunmak ve İspanyol polisinin seçmenlere yönelik tutumunu protesto etmek üzere toplandı.

"Madrid faşizme mezar olacak", "Evet, evet, evet, karar verme hakkına evet" gibi sloganlarla Katalonya bağımsızlık referandumuna desteklerini göstermek için Puerta del Sol'de toplanan onlarca kişi, polisin pazar günü oy kullanmaya çalışan insanlara polisin müdahalesini kınadı"

Katalan bakanlıklara referandum baskını: Bakan yardımcısına gözaltı

ETA'DAN 'KATALAN ÖRNEĞİ' AÇIKLAMASI

Bask medyasında Katalan referandumu ve destek eylemleri dikkat çekerken hafta ortasında, sosyalist bağımsızlıkçı Gara gazetesinde ETA’nın referandum açıklaması yer aldı. Uzun yıllar Bask bölgesinin İspanya’dan bağımsızlığı için pek çok silahlı eylem yapan örgüt önce İngiltere-IRA arasında yaşanan çözüm sürecinin aksine tek taraflı olarak ateşkes ilan edip silahlı mücadeleyi bıraktıklarını duyurmuştu. Örgütün yayınladığı son açıklamada Baskların da Katalanların yolundan gitmeleri gerektiği vurgulandı. Açıklamanın büyük bir çoğunluğunu Madrid yönetimine baskılardan dolayı eleştiriler oluşturdu, “İspanyol devleti halklar için bir cezaevi olduğunu Katalanların ulusal kimliğini inkar ederek gösterdi. İspanya devleti Katalanların haklarını çiğnediği için demokrasi için de bir cezaevi olduğunu gösterdi. Sivil ve siyasi haklar yeniden gündemde. Ve bunları ihlal etmek için ‘silahlı mücadele’ bahanesi kullanılmasına gerek kalmadı. Bu ‘şiddet olmadan her şey mümkündür’ anlayışının tamamen yanlış olduğunu gösteriyor.”

'İNŞALLAH SONUMUZ TÜRKİYE OLMAZ'

El Pais'in Katalonya sorumlusu Lluis Bassets, geçtiğimiz hafta 'Erdoğan Katalonya'da, şaka değil' başlığıyla yazdığı yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İspanya Başbakanı Mariano Rajoy'u karşılaştırdı. Yaptığı benzetmenin abartılı olduğunu belirterek başladığı yazısında Bassets özellikle medya ve sansür konusunda iki liderin benzer yönlerinin olduğunu öne sürdü.

İspanya yargısının kimi referandum kampanyası yürüten internet adreslerine uyguladığı sansürü eleştiren Bassets, İspanya'da kimsenin Türkiye'deki koşullarda olmadığını yineledi.

Bassets yazısını 'İnşallah bu kavga Erdoğan'ın Türkiyesi gibi bir İspanya çıkarmaz, kimileri bunu ümit ediyor' temennisiyle sonlandırdı.

SOSYAL MEDYA VE TÜRKİYE BENZETMESİ

Katalan referandumuna özel küçük bir sosyal medya turu yapmakta da fayda var. Zira İspanya’dan pek çok kullanıcı referandum gününü Türkiye-İspanya karşılaştırması yaptı. Burada polis ve güvenlik güçlerinden şiddet görüntülerinde yapılan ‘Burası Filistin değil, Türkiye’ kıyaslamasının bir benzeri İspanyalı kullanıcılar tarafından ‘Burası Türkiye değil, İspanya’ ifadeleriyle yapıldı.

‘Türkiye ile İspanya arasında sıkışmış zavallı sessiz Avrupa’

‘Burası Türkiye değil, Irak da değil. Burası insan haklarının Avrupası. Oy vermemek için plastik mermiler. Utan İspanya!’

‘İspanya = Türkiye’

‘Türkiye, Kuzey Kore, Çin ve şimdi İspanya. Tüm dünya izlemekte. Franco geri döndü.’

‘Türkiye? Hayır İspanya!’

‘İspanya AB üyesiyse Türkiye neden değil?’

Bu örneklerden de görülebileceği gibi sosyal medya kullanıcıları Türkiye-İspanya benzerliğini farklı bakışlardan bakarak yapmakta. Kimi zaman yaşananların 'batı demokrasilerine' yakışmadığı için Türkiye benzerliği yapılırken kimi kişiler iki ülkedeki polis baskılarını birbirine benzeterek bir kıyas yapıyor.

İspanyol jandarmasını, Katalan polisi korudu