Altılı Masa Türkiye'yi nasıl yönetecek: Bir geçiş süreci senaryosu

Altılı Masa, 2 Ekim’de başlayacak 2. turda geçiş süreci yol haritası, aday ve seçim ittifakı gibi 3 kritik karar alacak. Geçiş sürecinde öne çıkan senaryo; Ortak yönetim için bir kurul oluşturulması.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA – Cumhur İttifakı partilerinin 'erken seçim yok' açıklamalarına göre 18 Haziran 2023’te yapılacak seçimlere 9 ay 7 gün kaldı. Adayı ve ittifak yapısı belli olan AK Parti ve MHP sahalara inerken muhalefetin ne yapacağına dair birçok soru işareti bulunuyor. Ekim ayı başında ikinci tur görüşmelerine başlayacak Altılı Masa’nın önünde Türkiye’yi nasıl yöneteceklerini ortaya koyan geçiş süreci yol haritası, ortak aday ve seçim ittifakından oluşan 3 kritik başlık bulunuyor.

Altılı Masa’nın seçimleri kazanması durumunda Türkiye’yi nasıl yöneteceğini içeren geçiş süreci yol haritası üzerinde partilerin çalışmaları tamamlanmak üzere. “Cumhurbaşkanı hangi yetkileri kullanacak, hangi yetkileri nasıl devredecek, atamaları kim nasıl belirleyecek, ortak yönetim nasıl olacak” gibi birçok soruya cevap arayan bu çalışmanın, liderlerin bundan sonraki toplantılarında netleştirmesi bekleniyor.

LİDERLERİN YER ALACAĞI DAR KABİNE

Altılı Masa’da yer alan her siyasi parti bu konularda farklı senaryolar üzerinde çalışıyor. Ancak üzerinde en çok konuşulan senaryo liderlerin içinde yer aldığı kabine dışında bir kurulun oluşturulması. 6 liderden birinin Cumhurbaşkanı olması durumunda diğer liderlerin -milletvekili olmayı düşünmedikleri takdirde- Cumhurbaşkanı Yardımcısı olabileceği ifade ediliyor. Cumhurbaşkanının başkanlık edeceği bu dar kurulda daha önceki parlamenter sistemdeki başbakan yardımcılığında olduğu gibi her Cumhurbaşkanı Yardımcısına çeşitli yetki alanları tanınacak. Bu görev alanı ve yetkilerin de liderlerin partilerinin oy oranına göre şekillenebileceği kaydediliyor. Kurul Merkez Bankası gibi kritik kurumlara atamalar ve yine önemli konularda alınacak kararlarda söz sahibi olacak. Ortak yönetim için oluşturulacak bu kurulun “Cumhurbaşkanlığı Kurulu” ya da “dar kabine” olarak nitelenebileceği ifade ediliyor.

CUMHURBAŞKANI ANAYASAYA GÖRE BAZI YETKİLERİNİ DEVREDEBİLİR

Peki mevcut anayasa buna imkan veriyor mu? Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı 1 No'lu Kararnamesi'nde Yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğu kaydedilirken “Cumhurbaşkanı, yetkilerinden bir kısmını gerektiğinde sınırlarını yazılı olarak belirterek astlarına devredebilir. Ancak devrettiği yetkiyi, gerek gördüğünde kendisi de doğrudan kullanabilir” deniyor. Bu çerçevede çıkarılacak bir kararname ile bazı yetkilendirmelerde sıkıntı yaşanmayacağı kaydediliyor. Kritik atamalarda oluşturulacak kurulun görüşü ve imzasına başvurulurken bazı atamalarda ise sadece ilgili Cumhurbaşkanı Yardımcısı ya da bakanın onayının aranabileceği de kaydediliyor.

CUMHURBAŞKANI ADAYI VE LİDERLER PROTOKOL İMZALAYACAK

Hazırlıkları süren geçiş süreci yol haritasında liderler mutabık kalırsa ortak Cumhurbaşkanı adayı belirlenecek. Aday ve liderler geçiş sürecinde nasıl bir yönetim sergileyeceklerini, ekonomiden dış politikaya ilk etapta atacakları adımları ve parlamenter sisteme geçiş süreci takvimini içeren bir protokole imza atarak bunu kamuoyuna da ilan edecek. Seçimleri kazanmaları durumunda çıkarılacak ilk kararnameler de varılan uzlaşma doğrultusunda seçim öncesinde hazırlanmış olacak.

Geçiş süreci çalışan kurmaylar “Tek adam sistemi” olarak nitelendirdikleri bu sistemin karşısında geçiş süreci bitene kadar “ortak yönetim” vaadiyle yola çıktıklarının altını çizerken “Türkiye ilk defa böyle bir süreç yaşıyor. 6 farklı görüşte parti var. Seçim öncesi, seçim süreci ve sonrasını konuşuyoruz. Altılı Masa bir kadro hareketi olmak zorunda. Bir sistem değişikliği vaat ediyoruz. O nedenle seçimden önce de sadece Cumhurbaşkanı adayını değil, kadrosunu da büyük ölçüde açıklamak durumundayız. Seçim takvimi açıklandığında kamuoyu sadece adayın adını değil birlikte hareket edeceği isimleri de öğrenecek” değerlendirmesini yaptı.

BAKANLAR KURULU MECLİS ARİTMETİĞİNE GÖRE BELİRLENECEK

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde yürütme yetkisine sahip olan Cumhurbaşkanı istediği isimlerden bir kabine oluşturabiliyor. Muhalefetin geçiş sürecinde de böyle bir kabine yine yer alacak. Cumhurbaşkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcılarının da yer alacağı “geniş kabine”deki bakanların belirlenmesinde ise seçimlerden sonra oluşan Meclis aritmetiğinin belirleyici olacağı ifade ediliyor. Yani Altılı Masa’daki partilerin Meclis’teki oy oranına göre verecekleri bakan sayısı belli olacak. Ancak bakanlar Meclis aritmetiğine göre belirleneceği için isimleri seçimden sonra belli olacak.

BÜROKRAT LİSTESİ ÇALIŞILIYOR

Geçiş süreci çalışması kapsamında partiler seçimden sonra atamaları yapılmak üzere bürokrat listesi de çalışmaya başladı. Altılı Masa kurmayları hazırlanan bu listelerin kesinlikle “parti-partili listesi” olmadığını belirtirken sadece kurumlarda liyakat sahibi kişilerin tespit edilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Partilerin kendi mutfaklarında yaptıkları bu çalışmanın daha sonra 6 parti ile birlikte ele alınması bekleniyor.

CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN EN ERKEN ARALIK SONU İŞARET EDİLİYOR

Altılı Masa’nın ortak Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı sorusunun kısa sürede yanıt bulması beklenmiyor. Liderler seçim takvimi açıklanmadan adayın belli olmayacağını ilan ederken en erken tarih olarak aralık ayı sonu konuşuluyor. Cumhurbaşkanı adayı için son günlerde en çok konuşulan isim CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu. “İktidarın Kılıçdaroğlu’nun aday olmasını istediği” yorumlarına parti kurmayları, “AK Parti Kılıçdaroğlu’nu istiyor olsa seslerini çıkarmaz, hedef yapmazlardı. Bu görüşün aksine Kılıçdaroğlu’nu istemediklerini düşünüyoruz. Hakkında ne söyleyecekler, ne iddiada bulunacaklar?” değerlendirmesi yapıyor. Kılıçdaroğlu’nun Altılı Masa’da Cumhurbaşkanı adaylığı için belirtilen “uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi” kriterlerini karşıladığını belirten CHP’li bir kurmay “Kılıçdaroğlu aday olmazsa bunun gerekçesi ne olacak? Tüm anketlerde çıkıyor. Alevi olması üzerinden aday olmaması gibi bir durum Türkiye’yi de demokrasiyi de bitirir” diyor.

İTTİFAK SÜRECİ: PARTİLER PAZARLIK GÜCÜNÜ ARTIRMAYA ÇALIŞIYOR

Altılı Masa’nın birlikte yönetme programı ve aday kadar önemli konu başlıklarından bir diğeri de ittifak süreci. Altılı Masa’nın seçime nasıl bir kombinasyonla gideceği belli değil. En çok il bazlı ittifak konuşuluyor. Bu kapsamda CHP ve İYİ Parti listelerinin diğer 4 partiye açılması da söz konusu olabilir. Cumhurbaşkanı adayını çıkaracak olan CHP’nin özellikle listelerini açması gerektiği, bunun da hem listelerini açacağı partilerde hem de CHP içinde yaratabileceği sorunlar açısından kriz üretmeye gebe olduğu kaydediliyor.

Altılı Masa’da partiler arası yaşanan kimi tartışma ve restleşmelerin de bu milletvekili listelerinde pazarlık gücünü artırma ve oy tabanını genişletme amacı taşıdığı yorumu yapılıyor. En son yaşanan “HDP’ye bakanlık” tartışmasında CHP’nin ret açıklamalarına karşın İYİ Parti’nin sert tutumu da iki parti arasında oy geçirgenliği ile değerlendiriliyor. Özellikle Ege, Akdeniz ve Trakya’da iki parti tabanında oy geçişine dikkat çeken CHP’li bir kurmay, “CHP’li olup da HDP’ye mesafeli seçmene, “biz masadayız ama CHP’den çok farklıyız. Saraya muhalif olup HDP’den de rahatsız olan varsa buyursun bize gelsin mesajı var burada. Bir anlamda CHP seçmenine yelken açılıyor” yorumu yapıyor.