Akkuyu’da çalışmalar durdu, işçiler maaş alamıyor

Akkuyu Nükleer Santrali’nde her şeyin durduğunu belirten bir işçi, maaşların ödenmediğini ve çalışmaların geleceğinin Putin ile Erdoğan arasındaki buluşmaya bağlı olduğunu söyledi.

Akkuyu Nükleer Santrali inşaatı
Google Haberlere Abone ol

İsmail Sarp Aykurt

MERSİN - Akkuyu Nükleer Santrali’nde bir süredir çalışma yapılmıyor. Konuyla ilgili birçok iddia öne sürülürken, Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında Türk yüklenici IC İçtaş’ın devre dışı bırakılmasının ardından inşaatın durma noktasında olduğu iddia edildi. Bir diğer iddia da jandarmanın inşaat alanını mühürlediği ve mağdur olan toplam işçi sayısının binleri bulduğu yönünde…

Nükleer reaktör inşaatında çalışan ve adını vermek istemeyen bir işçi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki buluşmanın beklendiğini ve işin geleceği hakkında bir şey bilmediklerini ifade etti.

‘TÜRK ŞİRKETLERİ TASFİYE Mİ EDİLMEK İSTENİYOR?’

Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında sorumluluk alan IC İçtaş’ın projeye ilişkin sözleşmesi, Rus devlet şirketi Rosatom tarafından feshedilmiş; bunun üzerine ‘Türk şirketleri tasfiye edilmek mi isteniyor?’ soruları gündeme gelmişti.

Yaşanan gelişmeler üzerine, CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen, 30 Temmuz’da yaptığı sosyal medya paylaşımında, duruma tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı: “Mersin Akkuyu Nükleer Santrali’nde işe gelen Türk işçilerin giriş kartları iptal edildi. Akkuyu Türklere yasak! Bilmeyenler için anlatayım: AKP, Akkuyu’yu tamamen Rusların kontrolüne verdi. İçeride artık ne olduğunu iktidar bilmiyor. Ruslar orayı adeta askeri üs yaptı.”

Bu süreçte İçtaş duruma itiraz ederek, “Fesih girişimindeki esas amaç projenin yönetimindeki Türk şirketlerin varlığını azaltmak ve taşeron seviyesine indirgemek olduğu açıktır” şeklinde bir açıklama yayımlamıştı.

Öte yandan Akkuyu’da son dönemde büyüyen problemlerin çözümü için ağustos ayı başında Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir görüşme gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akkuyu’daki çalışmaları bizzat heyetimle izleyeceğim. Ondan sonra Sayın Putin’e gelinen durumu aktaracağım. Ona göre yol haritamızı belirleyelim diyeceğim” ifadelerini kullanmıştı. Akabinde Erdoğan, 9 Ağustos’ta Akkuyu’daki inşaatta incelemelerde de bulunmuştu.

‘İŞÇİLER MAAŞ ALAMIYOR’

Akkuyu nükleer reaktörünün akıbetine dair kafa karışıklıkları sürerken, Akkuyu’da çalışan bir işçi son gelişmeleri aktardı. İki yıldır Akkuya’da çalışan ve ismini vermek istemeyen işçi, şantiyede herhangi bir ilerlemenin söz konusu olmadığını, kimi depoların talan edildiğini ve çalışanların maaş alamadığını dile getirdi.

Tüm gözlerin 15-16 Eylül tarihlerinde Özbekistan’ın Semerkant kentinde gerçekleşecek olan Şangay İşbirliği Örgütü toplantısında gerçekleşmesi beklenen Putin-Erdoğan görüşmesinde olduğunu vurgulayan işçi, iki lider arasında gerçekleşecek görüşmeden de net bir sonuç çıkmayabileceğini söyledi.

Nükleer reaktörün yapıldığı alanda İçtaş’ın işçisinin kalmadığını da aktaran çalışan, “Orada kalan Rus firmasının kendi bünyesine aldığı az sayıdaki İçtaş elemanı var. Üç ya da dört firma var ama onlar da işçi azaltmaya gitti. Gitmek zorundalar çünkü zaten ödeme yapacak da hâlleri yok” diye konuştu.

İşçi, şöyle devam etti: “Malzeme temini gibi birçok kalemin dağıtımını İçtaş yapıyordu. Şu anda her şey durmuş durumda. Mevcut depoları kapatmışlar ama onu da hangi firmaların yaptığı belli değil. İçtaş’ın kendi bünyesinde tuttuğu depoları vardı. Çoğu boşaltılmış, talan edilmiş.”

‘MAĞDUR OLAN İŞÇİ SAYISI 15 BİN’

“Bizim işe geri dönüş tarihimiz de belli değil. Maaşlar yatacaktı ancak onlar da ertelenip duruyor” diye konuşan işçi, “Mesela orada 2-3 senedir çalışanlar var. Onların sigortasını devam ettiriyorlar ancak maaş yatmıyor. İnsanların da tazminatı var. Başka bir yerde işbaşı yaparsa tazminat hakkı da yanacak. Bunu da yapmak istemiyorlar. Ancak sonuçta ortada maaş yok. Bu durumu, yangına, elektriğe ya da başka nedenlere bağladılar. Ama şantiye alanının geçenlerde orman yangınının çıktığı Gülnar ile bir ilgisi yok. Bize gelen bilgi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin’in görüşmesini bekledikleri yönünde. Ne olur bilmiyoruz ama bir yol, yöntem bulmak için buluşma zamanını bekliyorlar” dedi.

Akkuya’da yaşananları yalnızca İçtaş üzerinden görmenin eksik kalacağını ifade eden işçi şunları ekledi: “Orada taşıma, yemek ya da diğer ihtiyaçları karşılayan firmalar da var. Size bugün itibarıyla mağdur olan işçi sayısı 15 bin kişi diyebilirim."

Kısa süre önce servis edilen ‘500 kişi işten çıkarıldı’ haberlerine de değinen işçi, durumun ‘çok daha fazlasına’ işaret ettiğinin altını çizdi: “500 kişi deniyor ama çok daha fazlası söz konusu. Benim bildiğim, 7 bin kişi ki onlar da İçtaş’ın kendi personeli. Açığa çektiği, sahadan çektiği personeli yani. Ruslar İçtaş’ı çıkardılar oradan. Durum sıkıntılı açıkçası ve ne olacağı da belli değil.”

FESİH SÖZLEŞMESİNDE İŞ GÜVENLİĞİ EKSİKLİĞİ VE USULSÜZLÜK VURGUSU

Sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname, 22 Temmuz’da Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Anastasia Zoteeva tarafından imzalanarak gönderildi. Fesih, 26 Temmuz’da yürürlüğe girdi. İş güvenliği ve usulsüzlük sözleşme feshine gerekçe olarak gösterildi. Oda TV’nin haberine göre, Titan-2, IC İçtaş A.Ş.’nin birçok defa uyarıldığı ve firmaya iş güvenliği önlemleri alması hususunda ihtar gönderildiği ifade edildi. Ancak Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin, iş güvenliğine ilişkin önlem almadığı ve bu sebeple işçi ölümlerine sebep olan kazalar yaşandığı ifade edildi.

Sözleşme feshi ihtarnamesinde dikkat çeken bir başka maddede, sözleşme uyarınca yalnızca inşaat işlerinde kullanılması gereken avansların, Akkuyu NGS inşaatı hariç bir yere gönderildiğiydi. Rosatom, hem Titan-2’ye hem IC İçtaş’a 9’ar milyon dolar (161 milyon 100 bin TL) borç verdi. Bu paranın 3 milyon 320 bin doları (59 milyon 428 bin TL), usulsüz bir şekilde harcandı.

Fesih sözleşmesinde yer alan bu bilgilerle ilgili işçi sözlerini şöyle noktaladı: “Açıkçası İçtaş’ın bir daha içeri girmesi mümkün değil. İçtaş’ın bazı şeyleri de ortaya çıktı, yakalandılar. Bazı muhasebeciler ve yaptıkları ortaya çıkarıldı. Bunlar maaşlarda kesintiler yapardı, mesaileri komple keserlerdi. Milyonlarca lira para gitti...”