Özlem Akarsu Çelik
Özlem Akarsu Çelik

'Siz, bizim çocuklarımızı niye öldürdünüz?'

Perşembe, 10 Ekim, 2019
IŞİD bombacılarının üst üste gerçekleştirdikleri üç katliamda yitip gidip 141 can ve yaralı kurtulan bine yakın insan için yapılan “ölüm ne yana düşer usta” adlı belgesel filmde, bu katliamlarda yakınlarını kaybedenler, yaralananlar, katliamın tanıkları ve katliam davalarının avukatları anlatıyor.

Türkiye tarihinin en kanlı katliamı, 10 Ekim Ankara Garı katliamı, kendisinden hemen önceki iki katliamdan bağımsız irdelenemez.

5 Haziran 2015 Diyarbakır HDP Mitingi Katliamı, 20 Temmuz 2015 Suruç Katliamı ve 10 Ekim 2015 Ankara Garı Katliamı’nda hem katiller ortaktır hem de bu katliamların hedef kitlesi ve katliamların dava süreçleri…

Bu üç katliamı anlatan ve 10 Ekim Ankara Garı Katliamı anmaları çerçevesinde gösterimi yapılan “ölüm ne yana düşer usta” adlı belgesel film, şöyle diyor:

Arda kalanların hayatı bir daha asla aynı olmadı. Çiçeğin kokusu, ekmeğin tadı, rüzgârın sesi…

Yine de umut bâki…

7 Haziran-1 Kasım 2015 tarihleri arasında yani HDP’nin yüzde 13 oy aldığı ve AK Parti’nin hükümet kuracak çoğunluğu sağlayamadığı 7 Haziran seçimi ile hükümet kurulmadığı için genel seçimin tekrarlandığı 1 Kasım tarihine kadar binlerce kez öldük/öldürüldük.

Bu katliamlardan kısa süre önce, erkeklerin kadınları katletmesine dikkat çekmek için ortak bir şiir kaleme alan Birhan Keskin ile Aslı Serin’in o dizeleriyle başlıyor film:

Ölülerimizi “sık kullanılanlara” ekliyoruz.

Ölülerimize ölülerimiz ekliyoruz.

‘ÖLÜM NE YANA DÜŞER USTA’

IŞİD bombacılarının üst üste gerçekleştirdikleri üç katliamda yitip gidip 141 can ve yaralı kurtulan bine yakın insan için yapılan “ölüm ne yana düşer usta” adlı belgesel filmde, bu katliamlarda yakınlarını kaybedenler, yaralananlar, katliamın tanıkları ve katliam davalarının avukatları anlatıyor.

10 Ekim 2015’te Ankara’da düzenlenen Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne elinde “Öldürtmeyiz, Böldürtmeyiz” döviziyle katılan ve bombalı saldırıyla orada can veren Başak Sidar Çevik’in babası İzzettin Çevik, katliamda kız kardeşi Nilgün Çevik’i de kaybetmişti. Eşi ve kendisi yaralı olarak kurtuldular. İkisinin birbirine sarıldığı o an, 10 Ekim Katliamının sembol fotoğraflarındandır.

İzzettin Çevik ile eşi Hatice Çevik

Acı, dirence dönüşüyor film boyunca. Sormaktan, sorgulamaktan, direnmekten asla vazgeçmeyen binlerin sesi oluyor her bir anlatıcı.

Şair Refik Durbaş’ın “Çırak Aranıyor” şiirine gönderme yapan “ölüm ne yana düşer usta” ismi, ezilenlerin dayanışmasına selam dururken film hem tarihe kayıt düşüyor hem de “umut bâki…” diyerek cesaret aşılıyor.

 

Yönetmen: Gül Büyükbeşe; yapımcı: Sibel Tekin; kameraman: Sibel Tekin, Levent Ahi, Hayri Çölaşan; kurgu: sibel Tekin; renk düzenleme: Onur Şen; fotoğraflar: Emine Kart, Erol Üçem, Sultan Güner; metin: Gül Büyükbeşe; seslendirme: Oğul Aşkın… Filmde emeği geçen herkese ne kadar teşekkür etsek az…

Suruç Katliamında annesi Ferdane Kılıç ile ağabeyi Nartan Kılıç’ı kaybeden, kendisi de katliamdan yaralı olarak kurtulan Sinem Kılıç diyor ki:

Ahmet Telli’nin şiirinde dediği gibi hangi dağ efkârlıysa oradayız. 

Ne barış talebimizden vazgeçeceğiz ne de emek ve demokrasi mücadelemizden. Unutmayacağız, unutturmayacağız!

Film, İzzettin Çevik’in sorusuyla bitiyor:

Solcu insanın gözünde ışık vardır. Solcu insanın yüreği vardır, güneşi vardır. Onlar, sorgular. Biz de bunu sorgulayacağız, peşine düşeceğiz. Siz bizim çocuklarımızı niye öldürdünüz?

ANILARINA SONSUZ SAYGIYLA…

5 Haziran 2015 Diyarbakır Mitingi:

Ramazan Yıldız, Civan Arslan, Necati Kurul, Şeyhmus Kaçan, Ali Türkmen

20 Temmuz 2015 Suruç:

Alican Vural, Alper Sapan, Aydan Ezgi Şalcı, Büşra Mete, Çağdaş Aydın, Cebrail Günebakan, Cemil Yıldız, Duygu Tuna, Ece Dinç, Emrullah Akhamur, Erdal Bozkurt, Evrim Deniz Erol, Ferdane Kılıç, Hatice Ezgi Sadet, İsmet Şeker, Kasım Deprem, Koray Çapoğlu, Medali Barutçu, Mert Cömert, Murat Yurtgül, Nartan Kılıç, Nazegül Boyraz, Nazlı Akyürek, Nuray Koçan, Okan Pirinç, Osman Çiçek, Polen Ünlü, Serhat Devrim, Süleyman Aksu, Uğur Özkan, Vatan Budak, Veysel Özdemir, Yunus Emre Şen

10 Ekim 2015 Ankara Garı:

Abdullah Erol, Abdülbari Şenci, Abdülkadir Uyan, Adil Gür, Ahmed Al-Khaldi, Ahmet Katurlu, Ali Deniz Uzatmaz, Ali Kitapcı, Ata Önder Atabay, Aycan Kaya, Ayşe Deniz, Azize Onat, Başak Sidar Çevik, Bedriye Batur, Berna Koç, Bilgen Parlak, Binali Korkmaz, Canberk Bakış, Cemal Avşar, Dicle Deli, Dilan Sarıkaya, Dilaver Karharman, Ebru Mavi, Elif Kanlıoğlu, Emin Aydemir, Emine Ercan, Ercan Adsız, Eren Akın, Erhan Avcı, Erol Ekici, Fatma Esen, Fatma Filiz Batur, Fatma Karabulut, Fevzi Sert, Feyyat Deniz, Gazi Güray, Gökhan Akman, Gökhan Gökbönü, Gökmen Dalmaç, Gözde Aslan, Gülbahar Aydeniz, Gülhan Elmascan, Güney Doğan, Hacı Kıvrak, Hakan Dursun Akalın, Hasan Baykara, İbrahim Atılgan, İdil Güneyi, İsmail Kızılçay, Kasım Otur, Kemal Tayfun Benol, Korkmaz Tedik, Kübra Melten Mollaoğlu, Leyla Çiçek, Mehmet Ali Kılıç, Mehmet Hayta, Mehmet Şah Esin, Mehmet Tevfik Dalgıç, Meryem Bulut, Mesut Mak, Metin Kürklü, Metin Peşmen, Muhammed Demir, Muhammed Veysel Atılgan, Muhammet Zakir Karabulut, Necla Duran, Nevzat Özbilgi, Nevzat Sayan, Nilgün Çevik, Niyazi Büyüksütçü, Nizamettin Bağcı, Nurullah Erdoğan,Onur Tan, Orhan Işıktaş, Osman Ersava, Osman Turan Bozacı, Özver Gökhan Arpaçay, Ramazan Çalışkan, Ramazan Tunç, Resul Yanar, Rıdvan Akgül, Sabri Almaz, Sarıgül Tüylü, Selim Örs, Serdar Ben, Sevgi Öztekin, Sevim Şinik, Seyhan Yaylagül, Sezen Vurmaz, Şebnem Yurtman, Şirin Kılıçalp, Tekin Arslan, Umut Tan, Uygan Coşgun, Ümit Seylan, Vahdettin Ozgan, Vedat Erkan, Yılmaz Elmascan, Yunus Delice, Ziya Saygın, Esfet Duran, Mustafa Budak, Ağa Bayar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI