Değişim her zaman kazanır!

Cuma, 16 Ağustos, 2019
“Gece Kuşu”, bir kimya tesisinde kalite kontrol uzmanı olarak çalışan 'renkli tenli' bir kadının hayallerine kavuştuğu bir masal değil. Öncelikle bunun altını çizelim. Hikayenin odağında asıl olarak Katherine yer alıyor ve onun suretinde televizyon dünyasının erkek(leşmiş) yüzünü görme fırsatını da sunuyor bize yapım.

Hollywood’ta son yıllarda yükselişe geçen kadın komedyenler arasında dikkat çekici isimlerden biri haline gelen Mindy Kaling’in kaleme aldığı “Gece Kuşu”, kurak yaz vizyonunda bir nebze olsun serinlememizi sağladı.

Televizyon tarihinin önemli dizilerinden birisi haline gelen “The Office”te Kelly Kapoor karakteriyle tanınan Kaling aynı zamanda bu dizinin bazı bölümlerini de kaleme almıştı. Sinemada son olarak “Ocean’s Eight” filminde izlediğimiz Kaling’in hikayesi yakından tanıdığı televizyon dünyasına odaklanıyor.

Emma Thompson’ın hayat verdiği Katherine Newbury uzun yıllardır televizyon dünyasının zirvesindedir. Gece yarısı talk show programlarının öncüsü efsane bir isimdir. Ancak her ne kadar çok tanınmış olsa da son yıllarda programına olan ilgi giderek azalmakta ve günceli yakalamamakla eleştirilmektedir. Çünkü sosyal medyayı umursamayan, yeni gelişmeleri değersiz bulan biraz ‘eski kafalı’ birisidir Katherine Newbury. Bu ‘eski kafalılık’ yalnızca geçinmesi zor, başarıya odaklı bir karakter olarak var olmasına neden olmaz, aynı zamanda televizyon dünyasına hakim olan erkekler gibi o da kadınlarla çalışmaktan pek haz etmeyen biridir. Bir gün kendisine yönelik “kadın düşmanlığı” eleştirileri gelince, bir kadın olarak erkeklerden mürekkep yazı ekibine bir kadının alınmasını ister. Niyet bugün birçok kurumda olduğu gibi sahte bir “çeşitlilik” yaratmaktadır. Ancak, Midy Kaling’in canlandırdığı Molly’nin “ortamda ‘renkli tenli’ birisi olsun, hatta mümkünse de kadın olsun” yaklaşımını boşa çıkaracak adımları adınca hem Katherine’in hem de çevredeki erkeklerin görüşlerini değiştirmeye başlıyor.

“Gece Kuşu”, bir kimya tesisinde kalite kontrol uzmanı olarak çalışan ‘renkli tenli’ bir kadının hayallerine kavuştuğu bir masal değil. Öncelikle bunun altını çizelim. Hikayenin odağında asıl olarak Katherine yer alıyor ve onun suretinde televizyon dünyasının erkek(leşmiş) yüzünü görme fırsatını da sunuyor bize yapım. Bu bakımdan film olanı, olmuş gibi yapılanı değil de daha çok olması gerekeni göstermeye çalışıyor. Bir yandan yaratıcılığın kimsenin tekelinde olmadığını, eşit koşullar yaratıldığında herkesin kendisini gösterebileceği bir maharetinin olduğunu izlerken; diğer yandan da beyaz ırk dışındakilere alan açarken bunun bir ‘çeşitlilik’ değil, zorunluluk olması gerektiğinin görmemizi istiyor filmin yaratıcıları.

Daha çok televizyon için yaptığı işlerle kariyerini inşa eden Nisha Ganatra’nın yönetmenlik koltuğuna oturtulması da isabetli bir karar. Televizyonun işleyişini, karar mekanizmalarını, yapımcıların programcılara, programcıların çalışanlarına yaptıklarını bu kadar içeriden bilen birisinin gerçeklik ile komedi arasındaki dengeyi iyi tutturması kaçınılmaz bir sonuçmuş gibi duruyor. Her ne kadar finalde film boyunca söylenenlerin etkisini azaltacak şekilde tuhaf bir ‘çeşitlilik’ gösterisine kalkışılsa da, Emma Thompson’ın kusursuz oyunculuğuyla “Gece Kuşu” haftanın en iyi yapımı olarak dikkat çekiyor.

 

GECE KUŞU

ORİJİNAL ADI: Late Night
YÖNETMEN: Nisha Ganatra
OYUNCULAR: Emma Thompson, Mindy Kaling, John Lithgow, Hugh Dancy, Reid Scott, Denis O’Hare
YAPIM: 2019 ABD
SÜRE: 103 dk.

YAZARIN DİĞER YAZILARI