İzmir'de gıda toplulukları buluştu

İzmir’de de örgütlenen beş gıda topluluğu, düzenledikleri panayırla küçük üreticilerden temin ettikleri doğal gıda ve yerel tohumu şehirdeki tüketicilerle buluşturdu. Gönüllü Esin Pamuk, gıda topluluğunu şöyle tanımladı: "Sertifika şartı aramadan karşılıklı güven ve iş birliğiyle birbirine destek olan toplulukların küçük üreticiyle bilinçli tüketicileri bir araya getirmesi"

Google Haberlere Abone ol

İZMİR - Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de gıda sorunu üzerine düşünen, araştıran pek çok grup kuruldu. Üretici ile tüketicileri bir araya getirerek keyifli buluşmalara dönüştüren gıda toplulukları hem üretici ve tüketicileri bilinçlendirmeyi hem de bölgesel olarak bir araya gelmeyi amaçlıyor.

İzmir’de de Karşıyaka, Urla, Bornova gibi semtlerde örgütlenen beş gıda topluluğu, düzenledikleri panayırla küçük üreticilerden temin ettikleri doğal gıda ve yerel tohumu şehirdeki tüketicilerle buluşturdu. Bornova’da düzenledikleri panayırda karşılaştığımız gönüllülerden Esin Pamuk’a gıda topluluklarının neyi ifade ettiğini, işleyişlerini sorduk.

DOĞANIN TAKVİMİNİN DIŞINA ÇIKMIYORUZ

Gıda topluluğu nedir?

Dünyada ve ülkemizde örnekleri olan gıda topluluklarının hepsi için tek bir model bulunmuyor. Topluluk üyelerinin birlikte belirleyeceği ihtiyaç ve ilkelere göre farklılık gösterebiliyor. Gıda toplulukları; yerel pazar, abone sistemi, kurum, semt ya da ilçe merkezli de olabiliyor. Kısaca; sertifika şartı aramadan karşılıklı güven ve iş birliğiyle birbirine destek olan toplulukların küçük üreticiyle bilinçli tüketicileri bir araya getirmesi diye tanımlayabiliriz. Küçük gruplar halinde organize olduğumuz için çoğaldıkça bölünerek değişik bölgelerde yeni yeni gruplar oluşmasını destekliyoruz. Bu çalışmalarda mevsiminde gıda tüketmenin önemine değiniyoruz. Üreticilerle, tüketiciler her dağıtımda bir araya geldikleri için ürünlerin ne aşamada olduğunu takip edebiliyoruz. Gelip neden patlıcan yok diye soranlara patlıcanın henüz yetişmediğini anlatıyoruz. Şu anda bakla zamanı. Üreticiler, ‘Erik önümüzdeki hafta büyüyecek, bir sonraki hafta yenidünya çıkacak’ şeklinde doğanın takvimi konusunda bizi bilgilendiriyorlar. Yani doğanın takviminin dışına çıkmıyoruz. Şu anda ne çıkıyorsa onu yiyor, başka bir şey talep etmiyoruz. Çünkü bunu üreticiden talep edersek yanlış olur. Seracılık yapmak zorunda kalır ki biz zaten seracılığı tasvip etmiyoruz.

Amacımız doğal ve adil gıda üreten küçük üreticilere pazar yaratmak, geliştirmek ve desteklemek. Ama aynı zamanda tükettiği gıdanın kendisine ve doğaya etkisini önemseyen bunun için çaba göstermeye hazır bilinçli tüketici yani türeticilere ortam yaratmak. Bunları birlikte yapmanın yolu da topluluklar oluşturmaktan geçiyor.

Çalışma alanınız sadece gıda ile mi sınırlı?

Sadece gıdayla ilgilenmiyoruz. Ekolojik ayak izini azaltmak için çalışmalar yapıyoruz. Plastik kullanmıyor, bez torba kullanıyoruz. Yumurta viyollerimizi, yoğurt kaplarını biriktiriyoruz. Onları mutlaka tartma, ölçme, paketleme gibi başka işlerde kullanıyoruz.

Hayatımızdan plastiği çıkartmak istiyoruz ama aynı zamanda geri dönüşümü de özendirmeye çalışıyoruz. Karbon ayak izimiz açısından temizlik malzemeleri, kozmetik malzemelerinin en doğal şekilde korunmasına çalışıyoruz. Neden hazır su almak yerine arıtıcı kullanmamız gerektiği üzerine bilinçlendirme toplantıları yapıyoruz. Az alalım, az pişirelim, çöpümüz az olsun; mümkünse bahçesi, balkonu olanlar çöplerini kompost yapsın, çöpe atmasınlar diye atölyeler kuruyoruz. Bu şekilde toplantılar yaparak tüketicilerimizi bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

HERKES TOPLUĞUN BİR PARÇASI OLABİLİR

Üretici ya da tüketiciler bu etkinliklere nasıl katılabilir?

Topluluk değerlerini kendi değerleri kabul eden tüm üreticiler ve tüketiciler aramıza katılabilir. Tanışmak kaynaşmak ve ziyaretlerle topluluğun bir parçası olunabilir. Böylece organizasyon kolay oluyor ve karbon ayak izimiz azalıyor. Tüm gıda topluluklarını bir araya getiren ortak projeler yapan bir ekibimiz var. Hep birlikte projeler hazırlıyoruz. Grupların bir araya geldikleri toplantılar düzenliyor, deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Bu topluluğun bir parçası olmak isteyen herkesi aramızda görmekten mutluluk duyarız.