Robert Ustian: Rusya'nın turu geçmesi Gagarin'in uzaya gitmesi gibi

Rusya'nın ev sahipliğindeki Dünya Kupası 14 Haziran'da başlamadan önce ülkenin ve ülke futbolunun nabzını en tutan insanlardan biri olan, Avrupa Futbol Taraftarlar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Robert Ustian'la Luzhniki Stadı'ndan başlayıp Moskova Nehri'nin kenarında gezerken kupanın olumlu yanlarını ve olumsuz yanlarını, ülkesinin bu kupaya nasıl bir anlam vererek hazırlandığını ve yaşayacağını konuştuk.

Volkan Ağır  vagir@gazeteduvar.com.tr

DUVAR – Moskova’ya gelir gelmez yapılacaklar listesi bellidir. Kızıl Meydan’ı gezmek başta gelir mesela. Benim listemde en baştan beri, Rusya’yı, Rusya’nın futbol iklimini ve taraftarlarını en iyi tanıyan kişi, 3 yıldır tanıştığım arkadaşım Robert Ustian’la buluşmak vardı. Dünya Kupası sırasında ikimizin de ajandası birbirinden dolu olacağı için başlangıç maçından önce Moskova’da, Luzhniki Stadı’nın önünde buluştuk. Hem Rusya’nın Dünya Kupası’na nasıl bir hazırlık yaptığını, Rusya’ya gelenlerin kendilerini nelerin beklediğini, bu kupanın ‘kimin’ kupası olduğunu ve Rusya Milli Takımı hakkında neden kimsenin konuşmadığı üzerine sohbet ettik. Bir Rusya vatandaşı olarak o da, taraftar ve gazeteci kimliğimle Rusya’da olan bana sorularını yöneltti.

Rusya’nın Dünya Kupası’na stadyumlar açısından oldukça iyi hazırlandığını söyledi Robert. Ancak esas sorunun turnuvadan ülkeye neler kalacağı olduğuydu ona göre. Kaliningrad, Saransk, Nijni Novgorod’daki stadyumların ‘Beyaz Fil’ olarak ülkelerinde kalacak olma ihtimali onu düşündürüyor. Kupa sırasında ülkeye çok sayıda insan gelecek oluşuna ise farklı bir açıdan bakıyor: “Napolyon ve Hitler’den sonra tarihte ilk defa bu kadar çok sayıda insan ülkemize gelecek ama bu sefer silahsız.” Maçlar, goller bir yana şehir şehir gezme planı yaptığı kupa sırasında kendi insanının bu duruma nasıl yaklaştığı daha fazla ilgileneceğini ekliyor. Anglosakson medyanın Rusya’yı yansıtış biçimine bir tepkisi var. Rusya toplumu hakkında oluşturulan olumsuz algıyı yıkmak için önümüzdeki 50 sene içinde ellerine geçecek en büyük şanslardan birinin bu olduğuna inanıyor: “Çin’den, Avustralya’dan gelen insanlar yazılanlardan değil de birebir Rus insanıyla görüşüp kendi fikirlerini oluşturabilecekler. Bu önemli bir fırsat.”

POLİSLERDEN HOLİGANLARA TEHDİT! 

Turnuva öncesinde tribünlerde yaşanabilecek olumsuzluklara değindik hemen. Irkçılığa Karşı CSKA Taraftarları Grubu’nun önde gelen üyelerinden biri olarak bu konuda detaylı bilgilere de sahip. Örneğin, polisin holigan gruplara üye kişilerin evlerini basıp şiddet uygulayarak kupa sırasında olay çıkarmamaları için tehditler savurduğunu iletiyor Robert. “Kupa boyunca ev sahibi şehirlerden uzak durun. Bir tane bile bir sorun çıkarırsanız sizi Sibirya’ya tatile göndeririz.” cümlesi ne kadar ciddi olduklarını naif bir dille anlatabilir.

Ülkenin anayasasında da yer alan homofobik yasadan yola çıkarak toplumsal olarak eşcinsellere olan yaklaşımdan kaynaklı, kupa sırasında tribünlerde açılacak bir gökkuşağı bayrağına nasıl bir tepki verileceğini benim gibi o da merak ediyor. UEFA organizasyonlarında bu yasak ancak FIFA organizasyonlarında değil. Irkçılığın tribünlerdeki yansımasının nasıl olacağını merak ediyor. Her açıdan çok ilginç bir ayın bizi beklediğini söylüyor Robert ki ben de buna katılıyorum.

RUSYA’YI PUTİN’E İNDİRGEMEYİN

Her sohbetimizde Robert’ı bu tür tartışmalarda kışkırtmayı sevdiğimden provokatif bir soru soracağımı belirterek bu kupaya Putin’in kupası olarak bakıp bakmamamız gerektiğini soruyorum. Dünya Kupası’ndan önce 70 saate yakın çok çeşitli medya kuruluşlarına röportaj veren Robert’ın hepsine altını çizerek söylediği bir şey var: “Lütfen Rusya’yı Putin’e indirgemeyin. Elbette bu kupa Putin için de çok önemli bir kupa ve önemli bir şans ama ondan daha fazla olarak bu Rus halkının kupası. Ama onun da mı kupası? Tabii ki de onun da kupası. Bu yüzden de holiganları ortadan kaldırmak için sert uygulamalar yaptı. “

‘ÇALIŞIYOR AMA YAPIYORLAR’

Kupa sayesinde Kaliningrad, Saransk gibi şehirlere yatırımların ve yenilenmelerin yapılmış olmasının da önemli bir getiri olarak görüldüğünü aktaran Robert, Sochi Kış Olimpiyatları sürecinde yapılan harcamalar ve yenilenmeleri aktarınca kendisine en çok para harcanan Kış Olimpiyatlarının olduğunu hatırlatıyorum: “Geçen gün bir Alman gazeteciyle de benzer bir konuyu konuştuk. Çok para harcanmasından hırsızlıklardan bahsetti. Ben de kendisine yolsuzluğun bu ülkede büyük bir sorun olduğunu, her yerde çalıp çırpmanın olduğunu ilettim. Bari şimdi Dünya Kupası’nda çalıp bize bir şeyler bırakıyorlar.”

‘ŞEHİRLER ARASI ULAŞIM VAADİ GERÇEKLEŞMEYEBİLİR’

Soru sorma sırası bende diyerek başlıyor sorularını sormaya Robert. Bir Dünya Kupası katılımcısı olarak benim neler düşündüğümü merak ediyor. Rusya’ya ilk gelişim olmasından dolayı neler düşündüğümü neler hissettiğimi, gelmeden endişeli olup olmadığımı soruyor. En büyük endişemin dil konusunu olduğunu ona da iletiyorum. Moskova’yı referans alarak her metro istasyonunda İngilizce yönlendirme bulmak kolay değil dediğimde ise, Rostov ve Volgograd’da bunun daha da zor olacağını kendisi hatırlatıyor. Polislerin yabancılara pek sevimli davranmadıklarını öğrendiğim için ikinci endişemin bu olduğunu ilettiğimde ise Dünya Kupası sırasında bu konuda istisnalar olacağını söyledi. Polis sayısının yüksekliği hakkında ne düşündüğümü sorduğunda da, bunun (aslında olmaması gereken bir durum olsa da) her Dünya Kupası’nda gereksiz bir endişeyle fazla güvenlik önlemi alınıyor olduğunu bildiğimden ve buna Brezilya’da da şahit olduğumdan garipsemediğimi söyledim. Ne yazık ki bu Dünya Kupaları’nda ve diğer organizasyonlarda böyle.

Bir ay içinde Rusya’nın karşılaşacağı en büyük sorun ne olabilir hakkında konuşmaya başladığımızda ise benim aklıma ilk olarak FIFA’nın taraftar kimliği olanlara şehirlerarası bedava ulaşım vaadinin patlama ihtimali geliyor. Ki bence çoktan patladı. Rostov’da Haziran’ın 20’sinde maçımı izledikten sonra Haziran’ın 22’sinde Volgograd’daki maça gitmek için FIFA’nın bana sunduğu bir tren yok. Bu olanağın varlığı benim Rusya’ya gelişimdeki en büyük gerekçe iken şu anda bu konu benim için çözümsüz durumda. Taraftar alanlarında yaşanabilmesi muhtemel sorunlar da her kupada olduğu gibi Rusya’nın başını ağrıtabilir.

RUSYA’YI KİMSE KONUŞMUYOR

Sohbetimizin sonuna gelirken, ev sahibi Rusya’nın futbol takımının kupadaki şansını (aynı Adem Erkoçak’la Gazete Duvar için yapmış olduğumuz takımları değerlendirme programında bizim konuşmadığımız gibi) hiç kimsenin konuşmadığını hatırlatıyorum Robert’a. Onun da takımdan pek ümidi yok. Kimsenin konuşmamasını, tarihin en kötü Rusya Milli Takımlarından bir tanesi olmasına bağlıyor. Takımın grubu, 3. ya da 4. olarak bitirebileceğini düşünüyor. Tek puan alabilecekleri maçın Suudi Arabistan maçı olduğunu onlardan da 1 puan alabileceklerini düşünüyor. Mısır’a ve Uruguay’a karşı şanslarının olmadığının altını çiziyor. Rusya, eğer ikinci tura çıkarsa, halkın kupayı kazanmış kadar sevineceğini söylüyor. Beklentilerin çok düşük olduğunun altını çizerken takımın 2. olarak gruptan çıkmayı başarması durumunu da “Gerçekleşirse Yuri Gagarin’in uzaya gitmesiyle eş değer olur” cümlesiyle açıklıyor.


Volkan Ağır kimdir?

30 yaşında. 2006 yılından bu yana blog yazıyor. 2008 yılında Cumhuriyet gazetesi Spor Servisi'nde muhabirliğe başladı. O günden bu yana yoğunlukla spor muhabirliği yapıyor. Serbest muhabir olarak 2014 yılında Dünya Kupası'nı Brezilya'da, 2015 yılında Copa America'yı Şili'de takip etti. 2011 yılından bu yana Açık Radyo'da her pazartesi günü 19.30'da Efektifpas isimli spor programını sunuyor. Gazete Duvar'da haftalık, zaman zaman da çeşitli yayınlara özel konularda haberler hazırlıyor. Zaman zaman da kendisine dokunan sosyal ve toplumsal olaylar hakkında da yazıları ve haberleri çeşitli medyalarda yayınlanıyor. 2016 Ekim ayından bu yana Almanya'da Köln'de yaşıyor.