2018’de vizyon: Ülkeler, yönetmenler, filmler

Film izleme alternatifleri çeşitlense de, sinemanın insanı etkisi altına alan, kuşatan halinin sinema salonunda olanca heybetiyle varlığını devam ettirmesi gerekiyor. Bu güçlü etkinin Hollywood tahakkümünü kırmış ve dünya sinemasıyla çeşitlenmiş halde sürmesi umuduyla 2019’un, farklı ülke sinemalarına kucak açmış bir vizyon grafiği göstermesini umut ediyorum.

Rıza Oylum

2016’dan beri her yıl bu ay 1 yıl içinde vizyona giren filmlerin ülkeler bazında istatistiğini yayınlarım. Bu yıl 426 film vizyona girdi. 2017’de 375, 2016’de 360 film vizyona girmişti.

Bu yıl vizyona giren filmlerin 176’sı yerli, 250’si yabancı film. Yabancı filmlerin yaklaşık 140’i ABD yapımı, kalan 112’si ise dünyanın kalan ülkelerinin filmleri. Baştan söylemekte fayda var. Bu ayrımlar 2-3 filmlik hata payları barındırıyor. Özellikle İngilizce konuşulan ülkelerin sinemacılarının ABD ortaklığında yaptığı filmleri sınıflandırmak her zaman pek mümkün olmuyor. Ama genel hatlarıyla veriler doğru. Farklı kaynaklardan karşılaştırmasını yapıyorum.

SOL BAŞTAN SAY FRANSA, ALMANYA VE DİĞERLERİ

Avrupa merkezli filmlerde her zaman olduğu gibi Fransız filmleri önde. 20’ye yakın Fransız filmi vizyona girdi bu yıl. Bir o kadar da İngiltere merkezli film var ancak İngiliz filmlerinin Hollywood’la olan geçişli ilişkileri rakamları muğlaklaştırıyor. Almanlar her yıl olduğu gibi bu yıl da Fransızların arkasından geliyorlar. Bu yıl 12 film vizona girmiş Almanya merkezli. İtalyan sineması bir süredir önemli bir varlık gösteremiyordu. Hem ticari sinema olarak hem de festival filmleri noktasında eski heybetinden çok uzaklaşan İtalyan sinemasından 5 film vizyona girmiş. İspanya’dan da 4 film var. Bu yılın sürpriz bölgelerinden biri Kuzey bölgesi. Nordik ülkelerinde ve öteki kuzey ülkelerinde sinema gelişiyor. Danimarka ve Norveç’ten 3’er film var. İzlanda, Hollanda ve Finlandiya’dan 1’er film gelmiş.

Orta Avrupa’dan genellikle birer film vizyona girerdi. O da ülkenin Oscar adayı olan filmler olurdu. Bu yıl da gelenek bozulmadı. Polonya’dan 2, Romanya, Bulgaristan, Bosna ve Yunanistan’dan 1’er film görebildik. Ukrayna’ysa Avrupanın sürprizlerinden, 2 film yolladı bize.

KOMŞUDA GÖRDÜM BİN TANE EVE GETİRDİM BİR TANE

Kuzey ve Güney komşumuzun oldukça gelişmiş sinemaları var. Rusya’da oldukça büyük bütçeli filmler çekiliyorken, İran’da da kültürel olarak bize çok yakın ve oldukça estetik bir sinema anlayışı varlığını koruyor. Bu yıl Rusya’dan her zamankinden daha fazla film geldi. Genellikle 2-3 filmin vizyona girdiği Rus sinemasından bu yıl 8 film gördük. Bunların 4’ü animasyondu. İran sinemasından sadece Muhammed Resulof’un İnatçı Bir Adam filmini vizyonda izleyebildik.

UZAKDOĞU HÂLÂ ÇOK UZAK 

Hollywood sinemasına kafa tutan, yıllık film üretimiyle adından söz ettiren Hindistan sineması nam-ı diğer Bollywood’tan bu yıl 2 film vizyona girdi. Arap coğrafyasından da filmler vizyonda göremiyoruz. Bu yıl sadece Lübnan’ın geçen yılki Oscar adayı Hakaret filmi vizyonda kendine yer bulabildi. Çin’den 4, Japonya ve Güne Kore’den 1’er film vizyona girdi.

LATİNLER VARDIR

Latin Amerika sineması özellikle Hollywood’a kaptırdığı yönetmelerle adından söz ettiren bir bölge sineması. Meksika’dan 3 film, Paraguay’dan 1 film vizyona girdi. Yeri gelmişken söyleyelim bu yılın en iyi filmi diyebileceğimiz Meksika sinemasının şahlanan yönetmeni Alfonso Cuarón’un Roma filminden bahsetmek gerekiyor. İnce ince işlenmiş senaryosuyla, unutulmaz sahneleriyle ve başarılı oyunculuğuyla Roma sinema namına önemli bir aşama.

GENEL TABLO 

Bu yıl vizyonunun ülke sinemaları namına çeşitlendiğini söyleyebiliriz. Hâlâ büyük bir Amerikan tahakkümü olsa da ülke sinemalarının kafasını kaldırmaya başladığı görülüyor. Çok çeşitli ülkelerden 1 -2 örnek de olsa vizyonda kendine yer bulabiliyor. Bu yıl Güney Afrika sinemasından bile vizyona giren film vardı.

Ayrıca bu çeşitliliğin en önemli nedeni olarak da animasyon sanatçılarının hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Farklı ülkelerden çalışmalar yapan animasyoncular sayesinde özellikle çizgi film olarak zengin bir coğrafyadan örnekler görebiliyoruz.

VİZYONDA GÖREMEDİKLERİMİZ

Bu yıl en çok hakkı yenen ülkelerden birinin Güney Kore olduğunu söyleyebiliriz. Ülkenin Oscar adayı Burning Ocak ayında vizyona girecek ancak bu yıl Güney Kore’de çekilen çok sayıda genel izleyici kitlesini memnun edecek film vardı. Bunlar vizyon göremedi. Hong Konglu meşhur aksiyon ustası Johnnie To’nun 20015 yapımı Drug War filminin Kore versiyonu olan Believer filmi bunlardan biriydi. Geçen yıl Kore’nin en çok izlenen filmi olan hakları da Hollywood yapımcıları tarafından satın alınan Busan Treni’nin yönetmeninin yeni filmi Kore işi bir süper kahraman yapımı Psychokinesis de genel izleyici kitlesine uygun bir yapımdı. Korku filmlerinin ülkemizde sadık bir izleyici kitlesi var. Kore’nin bu yıl adından sıkça söz ettiren korku filmi Gonjiam: Haunted Asylum, terk edilmiş bir akıl hastanesinde geçen türünün hastalarını memnun edecek cinsten bir yapımdı.

Rusya’nın bu yıl ki Oscar adayı 2. Dünya Savaşı’nda Sobibor toplama kampından isyan çıkarıp tutsakların kamptan kaçmasını sağlayan Sovyet askerlerinin gerçek hikayesini yansıtan güçlü bir görselliğe sahip Sobibor isimli savaş filmiydi. Ne yazık ki ülkemizde gösterim şansı bulamadı. Ankara’da Rus konsolosluk çevresinde filmin galası yapıldı. Bu yılın orijinal Rus filmlerinden biri de Salyut 7 filmiydi. Filmde, 1985’de Sovyetlerde Salyut 7 uzay istasyonu ile iletişim koptuktan sonra, astronot Vladimir Dzhanibekov ve Viktor Sayinkh’un uzayda yaşadıkları anlatılıyor.

Film izleme alternatifleri çeşitlense de, sinemanın insanı etkisi altına alan, kuşatan halinin sinema salonunda olanca heybetiyle varlığını devam ettirmesi gerekiyor. Bu güçlü etkinin Hollywood tahakkümünü kırmış ve dünya sinemasıyla çeşitlenmiş halde sürmesi umuduyla 2019’un, farklı ülke sinemalarına kucak açmış bir vizyon grafiği göstermesini umut ediyorum.