Akademisyenler darbe komisyonunda Fethullah Gülen'i değerlendirdi

15 Temmuz darbe girişimini araştırma komisyonu, akademisyenleri dinledi. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Fethullah Gülen'ini hipnoz yeteneği olduğunu iddia etti.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - TBMM'de kurulan 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, akademisyenleri dinledi. Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Fethullah Gülen'in, Adolf Hitler gibi hipnoz yeteneği sayesinde kitleleri harekete geçirdiğini öne sürdü.

Munzur Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Çobanoğlu ise, “Gülen’in korkunç bir egosu vardır. Yani mülayim olduğunu; bir lokma, bir hırka şeklinde yaşadığını falan beyan eder ama müthiş bir egosu var” dedi.

Akademisyenlerin, Fethullah Gülen ile ilgili değerlendirmeleri komisyon tutanaklarına şöyle yansıdı:

Prof. Dr. Nevzat Tarhan (Üsküdar Üniversitesi Rektörü): Şimdi, mesela egosu yüksek, zeki, bilgili, ikna yeteneği yüksek kişilerin hipnoz yeteneği de varsa toplu hipnoz yaparlar. Hitler bunların bir örneğidir, Hitler toplu hipnoz yaparak kitleleri harekete geçirmiş, ‘Kavgam’ kitabında da bunu doktrin hâline getirmiş, Nazi doktrini hâline getiriyor ve bu şekilde insanları gruplarla, törenlerle, ritüellerle inandırıyor, insanlık tarihinin en büyük savaşlarından birisinin çıkmasına sebep oluyor. Hitler’in de el kitaplarından biri de Machiavelli’in meşhur ‘Hükümdar’ kitabıdır, Türkiye’de de piyasada satılıyor.

'PEYGAMBERLE GÖRÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLÜYOR'

Şimdi, bakıyorsunuz, takipçiler arasında bir Gülen fetişizmi var, Gülen fetişizmi, onun yediği portakalın kabuğunu yemek gibi, kâğıt mendilini saklamak gibi öyle ritüeller var, artık bu herkesin bildiği bir bilgi. Her perşembe Peygamber’le görüştüğünü söylüyor ve insanlar bu şekilde buna inanıyorlar ve Peygamber’den mesaj getiren kişi olarak inanıyorlar. Eğer bu girişim başarılı olsaydı aynı şekilde belki Batı destekli bir ılımlı İslam Humeyni’si ortaya çıkabilirdi.

'PİRİNCİN İÇİNDEKİ BEYAZ TAŞ GİBİ'

Adanmışlık, lafını çok kullanır FETÖ. Çok usta bir hipnoz yeteneği var. Yani, onu programlarda, videolarda ben seyrettiğimde sanki grup seansı yapıyor, hipnoz seansı yapıyor gibi ve bakıyorum, insanlarla konuşurken gözünü kaçırıyor. En çok yalancının... Adli psikiyatride bizim önemsediğimiz bir şeydir yani güven telkin edip etmediğini bir insanın anlamak için göz teması kuruyor mu, kurmuyor mu ona bakılır. Göz teması kurmayan bir kişilik, devamlı gözünü kaçırıyor. İkili temaslarla bu yalan söylemeye yatkın kişiliklerde olur bu durum. Hani bir söz vardır: ‘Pirincin içerisindeki siyah taşı bulup çıkarmak kolay, beyaz taşı çıkarmak çok zordur’. Bu örgüt beyaz taş gibi. Herkes buradaki, dokudaki insanlar gibi. Onun için toplumum geneli gibi gözüktüğü için fakat toplumun dokusunda değil ama onun görünümünde. Bunu ayıklamak çok zor.”

'FİRAVUNLAŞMADAN KASTETTİĞİ ERDOĞAN'DI'

Doç.Dr. Yavuz Çobanoğlu (Munzur Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi): Siyaset çok değişken Türkiye’de. Yani bana şunu soruyorlar: ‘Mevcut siyasal iktidarın cemaatle ayrılabileceğini düşünür müydünüz?’ diye. Bunu 2005, 2006, 2007 sürecinde sorsalardı ‘Düşünmezdim’ derdim. Şimdi görüyorsunuz, keskin bir ayrım var. Ama Gülen’in metinlerinde; bilhassa kendisinin ‘Herkul Nağme’ diye yüzlerce videosu var, oralarda sürekli bahsettiği bir kişilik vardır; işte, Firavunlaşma, kendini beğenme gibi birtakım kişiliklerden bahseder, aslında burada bunlardan bahsederken Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyordu Gülen.

Gülen’in de korkunç bir egosu vardır. Yani mülayim olduğunu; bir lokma, bir hırka şeklinde yaşadığını falan beyan eder ama müthiş bir egosu var. Yani bu ego öyle büyük bir ego ki başka bir otoriteyi karşısında görmeyi ve barındırmayı imkânsız kılacak bir ego. Bunu bütün metinleri okuduğunda gayet rahat görüyorsun. Böyle, dünyayı algılamış, her şeyi bitirmiş, müthiş bir İslam âlimi şeklinde kendisini görür ama bunu hiçbir zaman böyle tarif etmez. Bunu bütünsel anlamda metinleri okuduğunuzda; ancak ve eleştirel anlamda okuduğunuzda... Çünkü mümin okuması yaptığınızda o size muhteşem bir din adamı şeklinde görünüyor ama eleştirel baktığınızda, bütünsel anlamda baktığınızda...