Pervin Buldan, Kıvılcımlı anmasına katıldı: 'Mücadele kaynağı oldu'

Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın anmasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, “Sisteme karşı yürüttüğü büyük mücadele karşısında ona sahip çıkmak bizler için büyük bir onurdur, mücadele kaynağıdır” dedi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Kıvılcımlı Enstitüsü Derneği, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Devrimci Parti ve Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Türkiye'deki devrimci hareketin önemli teorisyenlerinden Dr. Hikmet Kıvılcımlı’yı ölümünün 50'inci yılında andı. Kıvılcımlı’nın İstanbul Topkapı'da bulunan mezarı başında yapılan anmaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, HDP milletvekilleri Tülay Hatimoğulları ve Serpil Kemalbay ile çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. 

Anmaya katılanlar, mezarlığın Fetih Kapısı’nda bir araya geldi. Kıvılcımlı’nın fotoğrafının yer aldığı “Devrim kavgamızda yaşıyor” yazılı pankartı taşıyan kitle, Kıvılcımlı’nın mezarı başına kadar yürüdü. Kitle sık sık, “Yaşasın devrimci dayanışma” ve “Kıvılcımlı ölmedi yaşıyor” sloganları attı. 

KIVILCIMLI’NIN MÜCADELESİ

Anmada konuşan Kıvılcımlı Enstitü Derneği’nden Ahmet Kale, Kıvılcımlı’nın haksızlığa karşı sürekli mücadeleyi esas aldığını söyledi. Kıvılcımlı’nın “devlete ve yalana” karşı savaştığını belirten Kale, “Ne kadar süreç zorlu olsa da bu mücadelesinden ödün vermedi. Bunun için tutuklandı, 22 yıl boyunca Türkiye’nin birçok yerinde hapis yattı. Kanser olmasına rağmen Türkiye’nin sorunlarını çözmek için koşa koşa giderdi. Onun için Türkiye’nin değeridir. Birçok partiyi bir arada tutacak fikirleri vardı. Kürt, kadın ve gençlik sorununda öncü fikirleri var. Ermeni Soykırımı’nın tanınmasında öncü rol oynadı” dedi. 

‘KÜRDİSTAN SÖMÜRGEDİR’

SODAP Sözcüsü Sevtap Akdağ, Kıvılcımlı’nın mücadelesine işaret ederek, “Kürdistan’ın sömürge olduğunu tespit edip, üzerinde çalıştı. Bu ortaya koyduğu gerçek görülmedin sorun çözülmez” dedi. Sol partilerinin bir araya gelerek, Kıvılcımlı’yı mezarı başında anmasının ortak mücadeleye işaret ettiğini söyleyen TÖP Dönem Sözcüsü Pelin Kahiloğulları ise, Kıvılcımlı’nın 1930’larda “Kürdistan sömürgedir” tespitide bulunduğunu ifade etti.  

BULDAN: MİRASINA SAHİP ÇIKMALIYIZ

Ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da Kıvılcımlı’nın yaşamı boyunca büyük bedeller verdiğini kaydetti. Buldan, “2009’dan beri böyle toplu bir anma yapılmamış olmasını öğrendiğimden beri büyük bir utanç yaşadığımı özellikle ifade etmek istiyorum. Dr. Hikmet Kıvılcımlı gibi büyük değerlerin, önderlerin bizlere bıraktığı mirasa sahip çıkmak, bu değerleri ileriye taşımak, gençlere, kadınlara, işçilere, ezilenlere, yok sayılanlara bu mücadeleyi taşımak bizlerin büyük bir görevi ve sorumluluğudur” diye konuştu. 

Kıvılcımlı’nın kadınlara, gençlere ve işçilere ilham kaynağı olduğunu ifade eden Buldan, şunları söyledi: “Onu böylesi bir günde yalnız bırakırsak bunun vebali büyüktür. Sisteme karşı yürüttüğü büyük mücadele karşısında ona sahip çıkmak bizler için büyük bir onurdur, mücadele kaynağıdır. Ömrünün 22,5 yılını Türkiye’nin çeşitli cezaevlerinde geçirmiştir. Cezaevinden çıkar çıkmaz tarih tezi adı altında yayınlamış olduğu eseri büyük bir ilham kaynağıdır. Bunu okuyarak bizler yarınlarımızı ve geleceğimizi nasıl dizayn edebileceğimizi belirlemek için bir kez daha düşünmek ve tartışmak zorundayız. Doktor, bütün bu tezleriyle birlikte büyük bir örgütlü mücadeleye de öncülük etmiştir” ifadelerini kullandı. 

‘HDP FİKRİYATINDA YAŞIYOR’

Kıvılcımlı’nın Kürt ve Ermeni sorunlarına dair cesur adımlar attığını vurgulayan Buldan, “Türkiye’de bir zamanlar konuşulması ve tartışılması yasak olan konularda bile cesur adımlar atmıştır. Örneğin Kürt sorunu meselesinde, örneğin Ermeni meselesinde; Bütün bu konularla ilgili düşüncelerini korkmadan çekinmeden ifade eden bir kişilikten bahsediyoruz. Bugün Dr. Kıvılcımlı’nın düşünceleri HDP fikriyatında yer edinmiştir ve yaşamaya devam ediyor” diye kaydetti.   

Buldan, şöyle devam etti: “Bir kez daha söz veriyoruz sevgili Dr. Kıvılcımlı’ya; Seni, düşüncelerini, ödediğin bedelleri HDP fikriyatı içerisinde yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Sen yaşıyor olsaydın bugün, Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın cezaevinde olmasına, siyasetçilerin haksız bir şekilde tutuklu olmasına da karşı çıkacağını biliyoruz. Eğer yaşıyor olsaydın, faşizme karşı da büyük bir mücadele verecektin. Buna yürükten inanıyoruz, bir kez daha sana söz veriyoruz, seni ve fikirlerini yaşatacağız.” (MA)