'Ölüm çizgisi'nin ötesinde parlayan gök cismi açıklama bekliyor

Dünya’ya 15 bin ışık yılı mesafede ağır ağır dönen aşırı parlak bir gök cismi, gökbilimcilerin ileri sürdüğü tüm mantıklı açıklamalara meydan okuyor.

Fotoğraf: Arşiv
Google Haberlere Abone ol

Brandon Specktor* 

Gökbilimciler, izah edilemeyen bir biçimde ölüme meydan okur gibi görünen yeni bir yıldızsı nesne sınıfı keşfetti.

Dünya’ya yaklaşık 15 bin ışık yılı mesafede bulunan gök cismi, geçmişte dev bir yıldız olan cismin çöken çekirdeğinden oluşan bir 'magnetar' gibi görünüyor. Bu cisim, Güneş’in sahip olduğu kütleyi bir şehirden daha geniş olmayan bir alana sıkıştırırken, Dünya’nın sahip olduğundan katrilyon kat daha güçlü bir manyetik alanda çatırdıyor. 

ÖLÜMDEN DÖNEN BİR CİSİM Mİ?

Bu küçük ve dönmekte olan toplar, dönüşleri esnasında, alışılmış biçimde birkaç saniye ya da dakikada bir yinelenen istikrarlı ve gizemli ritimler yayan radyo dalgaları da dahil olmak üzere, aşırı parlak elektromanyetik radyasyon jetleri püskürtebilir. Bu radyo atımları çoğunlukla birkaç ay ya da yıl sonra tamamen sona erer; zira 'magnetar'ın dönüşü, ‘ölüm çizgisi’ diye adlandırılan bir noktaya doğru yavaşlar.

Ölüm çizgisi, sonrasında yıldızın manyetik alanının daha fazla yüksek enerjili radyasyon üretemeyecek oranda zayıfladığı teorik bir eşiktir. Öte yandan, kısa süre önce keşfedilen bu 'magnetar' ölüm çizgisinin ötesinden gelen sabit ve ışıltılı radyasyonla hâlâ parlamaya devam ediyor gibi görünüyor; üstelik bunu 30 yılı aşkın süredir yapıyor. 

'RADYO DALGASI ÜRETMESİ MÜMKÜN DEĞİL AMA DALGALARI GÖRÜYORUZ'

Avustralya’daki Uluslararası Radyo Astronomi Araştırmaları Merkezi’nde (ICRAR) radyo astronomu ve yeni makalenin başyazarı Natasha Hurley-Walker, keşfedilen nesneye ilişkin demecinde, “Keşfettiğimiz cisim, ölüm çizgisinin altında, radyo dalgaları üretemeyecek kadar yavaş dönüyor. Bir 'magnetar' olduğunu varsaydığımızda, bu gök cisminin radyo dalgaları üretmesi mümkün değil. Ne var ki onları görüyoruz" dedi.

Eğer keşif doğrulanırsa, bu aşırı uzun ömürlü 'magnetar' var olan bütün teorik modellere meydan okuyan yeni bir yıldızsı nesne sınıfının temsilcisi haline gelebilir.

DÜZENLİ BİÇİMDE 'GÖZ KIRPIYOR'

Bilim insanları, ‘GPM J1839-10’ diye adlandırdıkları bu tuhaf ve kalıcı 'magnetar'ı ilk kez 2022’nin eylül ayında, Avustralya kırsalında kurulu bir radyo teleskobu dizisi olan ‘Murchison Widefield Teleskop Dizisi’ aracılığıyla keşfetti. Yaptıkları gözlemler, nesnenin her 22 dakikada bir parlak radyo dalgalarıyla titreştiğini ve tekrar kararmadan önce her defasında yaklaşık 5 dakika boyunca yoğun biçimde parladığını ortaya koydu.

Sadece bu bile olağanüstü bir gözlemdi. Radyo dalgaları yayan 'magnetar'ların büyük kısmı birkaç saniye ya da dakikada bir nabız gibi attığı için, bu cismin 22 dakikalık döngüsü, onu şu ana dek keşfedilen en uzun periyoda sahip 'magnetar' yaptı. Bu aşırı uzun döngü, 'magnetar'ın ölüm çizgisinin ötesinde, aşırı derece yavaş döndüğünü de düşündürdü.

Tasnif edilemeyen cisme ilişkin daha fazla bilgiye ulaşmak isteyen araştırmacılar, Dünya’daki yarım düzine diğer radyo teleskobunun 'magnetar' üzerinde gerçekleştirdiği gözlemleri karşılaştırdı ve 1988 yılına dek uzanan arşiv verilerini gözden geçirdi. Ekibi şaşkınlığa düşüren konu, aynı gök cisminin en eski veri kümesinde de görünmesi ve 22 dakikalık aynı döngüyü son 33 yıldır neredeyse hiç değiştirmemesi oldu.

'ARDINDA YATAN MEKANİZMA NE OLURSA OLSUN OLAĞANÜSTÜ'

Araştırmacılar, cismin aşırı yavaş dönüşü, aşırı uzun atım süresi ve radyo emisyon sürecinin aşırı uzun ömürlü olması gibi kafa karıştırıcı niteliklerin, karşısına çıkan tüm modellere meydan okuduğunu aktardı. Nesnenin bir 'magnetar' olmaması da mümkün. Belki de bir 'magnetar'dan çok daha büyük olan ve daha yavaş dönen bir diğer yıldız kalıntısı türü olan bir ‘beyaz cücedir’. Ne var ki ekip, bu cismin yaydığı radyo dalgalarının bugüne dek saptanan en parlak beyaz cüceden bile en az 1.000 kat daha parlak olduğunu sözlerine ekledi.

Hurley-Walker, “Bu olağandışı gök cismi, evrendeki en gizemli ve aşırı cisimlerden bazılarını teşkil eden nötron yıldızları ve 'magnetar'lara ilişkin anlayışımıza meydan okuyor. Bunun ardında yatan mekanizma her ne olursa olsun, olağanüstü" dedi.

Ekibin makalesi, 19 Temmuz’da Nature dergisinde yayınlandı.

* Uzay ve bilim haberleri editörü.


Yazının orijinali Live Science sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)