Mevsimlik işçiler yollara düştü: 'İnsanca yaşam bizim de hakkımız'

Urfa'da sezonun açılması ile binlerce tarım emekçisi, yollara düştü. Akçakale Ziraat Odası Başkanı, “AK Parti İl Başkanı 'Urfalılar tatile çıkıyor' demişti, gitsin hallerini görsün” dedi.

Fotoğraf: Arşiv
Google Haberlere Abone ol

URFA - Urfa'da binlerce aile, geçimini sağlamak için tarım işçisi olarak batı illerine göç etmek zorunda kalıyor. Urfa’nın geniş tarım alanlarına sahip olmasına rağmen binlerce işçi burada çalışmak yerine başka şehirlere gidiyor.

İşçiler, Urfa’da kalmaları halinde ya düşük ücretlere çalışıyor ya da emeklerinin karşılığını zamanında alamıyor. Bu nedenle binlerce tarım işçisi sezonun açılmasıyla yollara düşüyor. Her yıl birçok aile, yevmiye karşılığında çalışmak için Batı illerine mevsimlik tarım işçisi olarak göç ediyor. Aileler, eğitimlerini yarıda bırakan çocuklarıyla birlikte soğan, sarımsak, şeker pancarı ve fındık üretiminin yoğun olduğu bölgelere göç ediyor. Çadırlarını ve eşyalarını tır ve kamyonlarla çalışacakları bölgelere gönderen tarım işçileri, kendileri de minibüs ve otobüslerle yola çıkıyor.

Aileleri ile birlikte Urfa’dan başka şehirlere giden işçilerle telefon aracılığı ile görüşüp yaşadıkları sorunları dinledik.

'GÜNLÜK KAZANCIMIZ 600 LİRA'

O işçilerden biri de Abdullah Akbay. Akbay ailesi ile birlikte nisan ayında Bursa’ya geçmiş. Akbay mevsimlik yolculuğunu şöyle anlatıyor: “Nisan sonunda yola çıktık. Bursa Karacabey'e geldik. Ailecek burada biber domates işinde çalışıyoruz. Şu an en önemli sorunlarımızdan biri şu; çocuklarımızı burada okula kaydedemedik, buraya kabul etmediler. Sistemsel bir sorunmuş, ‘maalesef imkansız, nisanın başında kaydetseydiniz belki bir şey yapabilirdik’ dediler ama maalesef yetişemedik. Kaymakama da ulaşmaya çalıştık ama olmadı. Burada yaklaşık 5 ay kalacağız, diğer en büyük sorunumuz da barınma. Mayıs ayı olmasına rağmen kış gibi çok soğuk burası, elektriklerimiz yetersiz geliyor" dedi. 

Çalışma koşullarına işaret eden mevsimlik işçilerin çavuşluğunu da yapan Abdullah Akbay şunları söyledi: “İnsan gibi yaşamak bizim de hakkımız. Burada ortalama 160-170 kişi var, yaklaşık 50’si çocuk. Günlük kazancımız 600 lira."

Akbay’ın anlattığına göre asgari ücrete denk gelen bir ücret almaları için 30 gün aralıksız çalışmaları gerekiyor. Kilometrelerce yol gelip bu koşullarda çalışmalarının nedenini ise şöyle açıkladı: “Urfa’da buraya göre işçinin yevmiyesi yüzde elli daha düşük. Geçen sene burada 400 liraya çalıştık. O sırada yevmiye Urfa'da 200 liraydı. Urfa ile ödeme şartları da farklı. Burada çalıştığımızda en azından peşin alıyoruz ama orada ödemeler erteleniyor, gününde olmuyor. Aşireti güçlü ise geciktiriyor paramızı.”

'KEŞKE YAŞAM İMKANLARIMIZI CANLI CANLI GÖREBİLSENİZ'

Mevsimlik işçi olarak Adana Tuzlu’ya giden Musa Gültekin ise koşulları şu sözlerle özetledi: "Keşke yaşam şartlarımızı canlı canlı görebilseniz.” Birçok imkândan mahrum olduklarını belirten Gültekin, şunları söyledi: “İkinci sınıf insan desem yeridir. Burada okul imkânı yok, doğru dürüst yemek zaten yapamıyoruz. Banyo deseniz yapamıyoruz, tuvalet deseniz yine aynı şekilde, çocuklarımız perişan oluyor. En çok yaşlılarımız perişan oluyor. Yağmurda, çamurda, sıcakta perişanlık durumumuz. Elektrik sorunumuz var. Ufak bir rüzgarda çektiğimiz seyyar elektrik kesiliyor. Zaten abonelik filan da verilmiyor. Örneğin çocuğumuzun eğitimini yapamıyoruz, sevdiklerimizin sağlığını kaybediyoruz. Biz ne için geliyoruz buralara; para kazanırsak yaşam koşullarımızı daha iyiye getiririz diye ama maalesef sağlığımızı kaybediyoruz.”

Gültekin, hijyenik olmayan koşullarda çalıştıklarını vurgulayarak “Mesela akşamları burada sinekten oturulmuyor. Hani sineklik de yok. Çoğumuz sineklik alamıyoruz. Sabah bir kalkıyoruz elimiz yüzümüz şişmiş. Gündüz karasinekten oturulmuyor. Doğru düzgün yemeğini yemiyorsun. Gece de sivrisinekten uyuyamıyoruz. Burada belediyeler köyün içine ilaçlama yapıyor. Bizim çadırları gördükleri halde ilaçlama yapmıyorlar. Kaç defa da belediyeye bildirdiğimiz halde bunu yapmıyorlar. Biz de insanız burada yaşıyoruz, mecburen bu koşullarda ekmek kazanmaya çalışıyoruz” dedi. 

'EVİNİ BIRAKIP BU KOŞULLARDA ÇALIŞMAYI KİM İSTER?'

Akçakale Ziraat Odası Başkanı Selahattin Yılmaz ise Urfa’dan tarım işçisi göçüne ilişkin "Burada yaşayan vatandaşlarımız sırf yaşam koşullarını idame edebilmek amaçlı, zorlu yaşam koşulları olan mevsimlik işçiliğe kafile kafile gidiyorlar. Zor şartlar altında çalışıyorlar. AK Parti İl Başkanı, 'Urfalılar tatile çıkıyor' demişti. Gidip bir hallerini görmesini istiyoruz. Böyle tatili kim ister? Evini barkını bırakıp Yozgat'ta, Çorum'da, Antalya'da, Bursa'da çalışmayı kim ister?” ifadelerini kullandı. 

Akçakale Ziraat Odası Başkanı Selahattin Yılmaz

Mevsimlik işçilerle sürekli iletişim halinde olduğunu söyleyen Yılmaz, “Çok ağır şartlar altında çalışıyorlar. İnanın hayat standartları sıfır” dedi. İşçilerin gittikleri yerlerde koşulların iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, “Elektrikleri yok, suları yok, çadırlar içerisinde bazen soğukta bazen sıcakta kalıyorlar. Bebek, çocuk, yaşlı demeden o yaşam koşullarında yaşamaya çalışıyorlar. Haşereler oluşuyor, sivrisinekler, zararlı hayvanlar oluyor ama ilaçlama yok. Zor koşullarla yaşam savaşı veriyorlar” diye konuştu.