Mahkeme iptal etmişti: Kozak Yaylası'nda kapasite artışı hortladı

Bergama'da çam fıstığı ile ünlü Kozak Yaylası'nda daha önce mahkeme kararıyla ÇED izni iptal edilen granit ocağı kapasite artışı projesi için şirket başvurusu üzerine süreç yeniden başlatıldı.

Google Haberlere Abone ol

İZMİR – İzmir'in Bergama ilçesinde bulunan ve çam fıstığı ile ünlü Kozak Yaylası, madencilik faaliyetlerinin yarattığı tahribatlar ile gündemde. Bölgede İdeal Stone Madencilik tarafından işletilen granit ocağının kapasite artışı için 2020 yılında ÇED onayı alınmış ancak çevre örgütleri ve bölge halkının girişimleri sonucu İzmir 6’ıncı İdare Mahkemesi şirketin ÇED iznini iptal etmişti. Aradan geçen üç yılın ardından şirket yeniden kapasite artışı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na başvuruda bulundu. Şirketin başvurusu sonucu yeniden ÇED süreci başlatıldı.

DÖRT KÖYÜ DOĞRUDAN ETKİLEYECEK

Kapasite artışı kapsamında ocak sahasındaki yıllık üretim 10 bin 534 tondan 189 bin 466 tona çıkarılmak istenirken bölgede patlatmalı faaliyet yapılacak. İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda “Tarım Arazisi” alanı içerisinde yer alan proje sahasına en yakın yerleşim birimi ise bin 500 metre güneyde bulunan Aşağıcuma köyü. Yalnızca Bergama'nın değil Ayvalık ve Burhaniye'de bulunan toplamda dört köyü doğrudan etkileyeceği belirtilen proje, bölgede bulunan tarım arazilerini ve fıstık çamı ormanlarını de olumsuz etkileyecek.

BİLİRKİŞİ 'BENZERSİZ JEOLOJİK VE JEOMORFOLOJİK NİTELİKTE' DEMİŞTİ

Öte yandan daha önce İzmir 6’ıncı İdare Mahkemesi'nce yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda, alan ve çevresinin 'benzersiz özelliklerde jeolojik ve jeomorfolojik niteliğinin bulunduğu' vurgulanmıştı. Mahkeme kararında ise söz konusu faaliyetin yer altı sularını kirletme tehlikesine dikkat çekilirken, mutlak koruma altında bulunan nesli tehlike altındaki canlı türlerin korunmasına yönelik ÇED raporunda bir çalışma bulunmadığı da belirtilmişti.

'SİL BAŞTAN ÇED SÜRECİ YAŞANACAK'

2020 yılında kapasite artışına karşı açılan davada taraf olan Bergama Çevre Platformu'nun sözcüsü Erol Engel, mücadele ederek iptalini sağladıkları ÇED sürecinin yeniden yaşanacağına işaret etti. Süreci anlatan Engel, “Hacıhamzalar ve Aşağıcuma Bergama'nın iki köyü. Burhaniye'nin Hacıbozlar ve Ayvalık'ın Bağyüzü köyü de dahil olmak üzere en başta dört köyü ilgilendiren bir kapasite artışı talebi vardı. Dolayısıyla burada biz konuyu yargıya taşıdık. Hatta Ayvalık Belediyesi de sürece dahil olmuştu. Üç ilçenin Burhaniye, Ayvalık ve Bergama Çevre Platformları olarak dört yıl emek verdik, mücadele ettik. Aldığımız yargı kararına sevinirken bir ay demeden karşımıza 2009/7 sayılı genelgeyi çıkardılar. Orman Bakanlığı'nın bu genelgesiyle firma yargıda çıkan kararın gerekçelerini ortadan kaldıracak bir rapor hazırladı. Nitekim burada da o rapora binaen tekrar ÇED süreci gündeme getirildi. Önümüzdeki günlerde sil baştan tekrar ÇED süreçleri yaşanacak” diye konuştu.

Erol Engel
'2009/7 SAYILI GENELGENİN TERÖRÜ ESTİRİLİYOR'

Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 2009/7 sayılı genelgesinin ilk başta İstanbul-İzmir otoyolunu hızlı bitirebilmek için çıkarıldığını ancak sonrasında ülkenin her yerine yayıldığını söyleyen Engel, “Ülkenin tamamında bu Demokles'in kılıcı gibi sallanıp duruyor. Firmalar tutup bir 'bilimsel' rapor hazırlatıyorlar. Bu raporlarla alınmış yargı kararlarını, mevzuatı çiğneyip geçiyorlar. Yargı süreçleri zaten yeterince yorucu süreçler. Maalesef Türkiye'de şu an diğer alanlarda olduğu gibi dağlarımızı, meralarımızı korumak için yargıya sarıldığımızda artık yargı da etkisiz kalıyor. Şu an Türkiye'de 2009/7 sayılı genelgenin terörü estiriliyor diyebiliriz. Kozak'taki İdeal Granit meselesinde tekrar başa dönmemiz bunun örneklerinden biri” dedi.

'KOZAK YAYLASINI MÜDAFAA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ'

Bölge halkının yaşanan duruma tepkili olduğunu dile getiren Engel, şirket yeniden girişimde bulunsa da geçmişte olduğu gibi bugün de yılmadan mücadele edeceklerini vurguladı.

Engel, şunları kaydetti;

“Geçtiğimiz hafta projenin etkileyeceği köylerdeydik. Özellikle Hacıhamzalar muhtarı ve köylüleri çok öfkeliler. Bu insanlara böyle bir trajedi yaşatılıyor. Önümüzdeki dönem ÇED süreçleri başlayacak. Her ne kadar üzüldüysek de yine karşılarına dikileceğiz. Kozak Yaylası'nı savunmak için köylülerimizle birlikte mücadele edeceğiz. Burası bizlerin yaşadığı coğrafyadır. Burayı gelecek kuşaklara sağlıklı ve doğal biçimde bırakmak borcumuz. Kozak Yaylası'nı müdafaa etmeye devam edeceğiz. Ülkenin en değerli meraları, ovaları siyasi iktidar tarafından haraç-mezat madencilere peşkeş çekiliyor. Bu artık ekokırıma dönüştü. Gelecek kuşakların sağlıklı yaşam haklarını ellerinden alıyorlar. Bu elbet kimsenin yanına kâr kalmayacak. Önümüzdeki günlerde halkımızla birlikte bölgede olacağız.”