Kamasi Washington'da başka bir iş var...

İçinde bulunduğu işler ve birlikte çalıştığı isimler de özenle seçilen Kamasi Washington, “Caz ama bu işte başka bir iş var” şeklinde tanımlayabileceğimiz müziği ile 10 Temmuz Çarşamba günü 26. İstanbul Caz Festivali kapsamında Volkswagen Arena'da sahnede olacak. Washington'ı canlı dinlemek için şimdiden sabırsızlanıyoruz.

Google Haberlere Abone ol

Barış Akpolat

Kamasi Washington’ı yetenek ile açıklamak veya anlatmak pek mümkün değil. Biri “Bu adam ne müzik yapıyor” diye sorsa, cevap vermek kolay değil. Hani bazen tek kelimeyle bir şeyi açıklamak istersiniz, mevzunun sonunda açıklamak zorunda da kalacaksınızdır ama o tek kelime asla istediğiniz cevabı karşılamaz. “Caz işte” diyerek geçiştirmek istersiniz belki ama bir taraftan da utanç basar insanı. Tamam yahu, caz da… Bu işte başka bir iş var.

Kamasi Washington’ı sanırım “Caz ama bu işte başka bir iş var” diyerek anlatmak mümkün. Her müzik türünde çok başarılı isimlerin güzel albümleriyle karşılaşırız. Her yıl yayımlanan yüz binlerce albüm vardır. Bunların pek çoğu kötü, büyük bir bölümü sıradan, bir kısmı da iyidir. Fakat bu iyinin kaçta kaçı bir büyük yıldızın doğuşunu işaret eder bilinmez. Bazen 5 yılda, belki 10 veya 20 yıl içinde vizyoner, politik açıdan sağlam duruşlu ve inanılmaz yetenekli müzisyenlerle karşılaşabiliriz. Her özelliği barındırmak öyle kolay olmuyor. Eğer yanılıyorsam yine bir 5-10 yıl içinde Kamasi Washington bir balon gibi sönecektir fakat buna hiç ihtimal vermiyorum. Ben yanılsam da o sönmeyecek, bunu ‘The Epic’ albümüyle kanıtladı.

Babası Ricky Washington sayesinde müziğin içine doğdu. 11 yaşında cazla, lisedeyken de Snoop Dogg ile tanıştı. 2011’de Epic’i kaydetse de bitirmesi 2014’ü buldu. Bir ay boyunca jam session yaptılar, hiç durmadan. Stüdyoya kapandıkları 1 aylık maratondan 190 şarkıyla çıktılar. Washington 190 şarkıyı 45 şarkıya indirdi. İşte üç CD’lik ‘The Epic’ böyle bir süreçte ortaya çıktı. Aynı jam session ile Kamasi’nin ekibinden iki kişiye daha bu süreçten albüm çıktı: Miles Mosley - ‘Uprising’ ve Brandon Coleman ‘The Resistance’…

'CAZLA BÜYÜDÜ, RAPLE GELİŞTİ VE JAM SESSIONLAR İLE PİŞTİ'

Kamasi Washington cazla büyüdü, raple gelişti ve jam sessionlar ile pişti. The Epic ardından 'Harmony In Difference'ı yayınladı. Ona göre farklı kültürler bir arada güzeldi ve birlikte yaşamak için aynı olmanın bir manası hiç yoktu. Zeki bir insanın isteyeceği şey de budur zaten. Amerika’nın bulunduğu memnuniyetsiz, farklı kültürlere olan baskıcı tutumu onu hep rahatsız etti. Röportajlarında farklı kültürlerin birbirine olan katkısından bahsetti, tepkisini dile getirmekten korkmadı. Bana kalırsa müzikal ve politik açıdan Miles Davis’le Frank Zappa arasında bir yerlerde duruyor belki de bu yüzden.

İçinde bulunduğu işler ve birlikte çalıştığı isimler de özenle seçilmiş gibi, hepsinin duruşu sağlam. Bunun en büyük örneğini Kendrick Lamar’da görebiliriz. To Pimp A Butterfly albümünde gördüğümüz isimlerden biriydi Kamasi Washington. Stanley Clarke, George Duke, Bay yetenekli Washington’un çalıştığı diğer isimler. Daha 38 yaşındaki bu adama ve yaptıklarına bakıp “Bay Yetenekli” dememek için deli olmak lazım.

'MUAZZAM BİR KONSERE HAZIR OLUN'

Geçen yıllarda yine bir İstanbul Caz Festivali gecesinde Kamasi Washington’u dinlemiştik Beykoz Kundura Fabrikası’nda. 2016’da bir Temmuz gecesi Beykoz'dan boğaz hattına inanılmaz bir groove yayıldı. Groove derken sıradan bir hissiyattan bahsetmiyorum. Tren gibi çaldılar fakat dikkatimi çeken bir şey olmuştu o gece. Bunu kötü anlamda söylemiyorum ama Kamasi Washington’un saksofon başında biraz fazla konuştuğunu kısacası biraz geveze olduğunu düşünmüştüm. Konserin tamamından da bahsetmiyorum elbette ama o çok sevdikleri jam sessionlar sağ olsun birbirleriyle çok konuşuyorlar sahnede. Her cümleden bir şeyler kapmamız mümkün, bu da başka bir bakış açısı... Ama her sanatçının geliştiği büyüdüğü yıllar vardır ya hani. Biz bu son 3-4 yıldır bu adamın en üretken, en patlamaya hazır bir bombaya dönüştüğü halini izliyoruz. İnsan düşünmeden edemiyor, acaba 1950’lerde Miles Davis’i izleyenler ne hissetmişti, 1980’lerde deneysel işlerini üretirken Davis için ne konuşulmuştu, biz şu anda Kamasi Washington için neler düşünüyoruz ve bundan 15 yıl sonra acaba ‘Bay Yetenekli Washington’ müzik dünyasının neresinde konumlanmış olacak? Bu sorunun cevabını şimdilik bilmemiz mümkün değil. Ama yaşayıp deneyimlemek için müthiş bir fırsatımız var. 10 Temmuz Çarşamba akşamı Volkswagen Arena’da hayatınızın en iyi deneyimlerinden birini yaşama ihtimaliniz yüksek. Ama bir kenara not edin, bundan 10 yıl sonra bu adamı iyi ki o dönem izlemişim diyeceksiniz.