Jülide Özçelik: Caz müzikte talep, arzı doğurdu

Türkiye'nin başarılı kadın caz temsilcilerinden Jülide Özçelik, yeni albümü 'Nefes' ile dinleyici karşısında. Türkiye'de caz müziğin kırılma noktasının 2008 yılı olduğunu belirten Özçelik, “2008’den itibaren caz albümleri de yayımlanır oldu. Dinleyicilerin olumlu dönüşleri, festival ve konser sayılarını artırdı. Talep arzı doğurdu” diye konuştu.

Işıl Çalışkan  esmaisilcaliskan@gmail.com

DUVAR – Caz müziğin önemli kadın yorumcularından Jülide Özçelik, Jazz Istanbul Volume 1 ve Volume 2 albümlerine bir yenisini ekledi. Özçelik, ‘Nefes’ ismini verdiği yeni albümünde diğer iki albümden farklı bir sound ortaya koyuyor. Yedi yıl aradan sonra gelen albümü, ailesinde yaşadığı peş peşe kayıplardan dolayı “hüzün ve umut barındıran bir albüm” olarak anlatıyor müzisyen.

Sözü müziği kendisine ait olan şarkıların yanı sıra yorumladıklarıyla beraber toplam 9 şarkılık albümün tüm düzenlemeleri Cem Tuncer’e ait. Özçelik, yıllardır birlikte çalıştığı müzisyenlerle bu albümde de geleneğini bozmuyor. Gitarda Cem Tuncer, piyanoda Ercüment Orkut, davulda Ediz Hafızoğlu, kontrbasta Volkan Hürsever, bas gitarda Efecan Tuncer, saksafonda Engin Recepoğulları ve birçok önemli konuk müzisyen albümdeki yerini alıyor. Yine Özçelik’in yorumcu kimliğiyle öne çıkan albümde, Refik Başaran’ın ünlü eseri ‘Cemalım’, Ediz Hafızoğlu’nun Nazdrave 13 albümünden bildiğimiz ‘Renkli Düşler’i, Neşet Ertaş’ın ‘Neredesin Sen’i ve Yıldırım Gürses’in ünlü eseri ‘Sonbahar Rüzgârları’ da yeni düzenlemeleriyle dinleyiciyle buluşuyor. Özçelik ile yeni albümü Nefes’i ve Türkiye’de caz müziği konuştuk.

Jülide Özçelik

‘Nefes’in hikayesini bizimle paylaşır mısınız? Sizin için nasıl bir sürecin müzikal yansıması oldu bu albüm?

Jazz İstanbul volume 2’yi 2012 yılında yayımlamıştık. Sonrasında konserlerimiz yoğun bir şekilde devam etti.Üçüncü albüme niyetlendik fakat bir türlü mümkün olamadı. Ailemizde peşpeşe çok büyük kayıplar yaşadık. Dolayısıyla aradan 7 yıl geçmiş oldu. Bu üzüntülerin, telaşların ve kayıpların sonunda yeni toparlanabildim. Aslında hüzün ve umut barındıran bir albüm oldu ‘Nefes’.

Sizin de tercih ettiğini gibi ‘yorumcu’ kimliğinizin ön planda olduğu bir albüm olmuş. Parçaları seçerken kriteriniz ne oldu?

Tamamen söylemekten ve dinlemekten mutlu olduğum parçaları tercih ettim. Evet ben öncelikle yorumcu kimliğimle albüm yapıyorum.Çok beğendiğim bir bestem olunca da dinleyenlerimizle paylaşıyorum. Bu, her zaman mümkün olmuyor tabii.

‘NEFES ALMAYA İHTİYACIMIZ VAR’

Jülide Özçelik parçaları hep sadelikten yana gibi ve sanki anlatmak istediğinizi dolandırmadan olduğu gibi söyleyiveriyormuşsunuz hissi veriyor. Doğru mu?

Evet doğru. Hayatın içinde zaten yeterince teferruat var ve biz bu ayrıntılarda birçok zaman boğuluyoruz. Albümün adı bu yüzden ‘Nefes’ oldu. Durup,sakinleşmeye nefes almaya ihtiyacımız var. Sadelik her zaman güzeldir.

Türkçe sözlü caz müziğin avantaj ve dezavantajlarından bahseder misiniz?

Ben Türkçe konuştuğum için Türkçe söylemeyi tercih ediyorum. Farklı dillerde de şarkı söylüyorum. Önemli olan bence duygudur. Zorluk veya kolaylık olarak bir etkisi olduğuna inanmıyorum. Bir şarkı ruhuma temas ederse dinlerim, ne anlattığını çoğu zaman düşünmem bile.

Bu albümde Ediz Hafızoğlu, Ercüment Orkut, Cem Tuncer, Efecan Tuncer ile yıllardır aynı sahneyi paylaşıyorsunuz. Bu müzikal birliktelikle ilgili neler söylemek istersiniz?

Evet 1998’den beri Cem Tuncer’le Bilgi Üniversitesi’nden tanışıklığımız var. Sonrasında Ediz Hafızoğlu,Ercüment Orkut ve Efecan Tuncer’le müzikal yolculuğumuza devam ettik. Uzun yıllar beraber çalışıyor olmak büyük bir rahatlık sağlıyor. Çok değerliler benim için. Albümlerde de beraberiz ve bu da büyük bir şans. Sound açısından da çok önemli.

Caz müzisyenleri arasında hep birlik ve destek olma durumu var gibi. Belki bu müzikteki üretimi de etkiliyordur. Ne dersiniz?

Çok az müzisyen var ve herkes birbirine destek oluyor. Üretimi tabii ki olumlu yönde etkiliyor. Son yıllarda çok güzel albümler kaydedildi. Müzisyenler birbirini desteklemese bu mümkün olmazdı.

‘NEŞET ERTAŞ’IN TEVAZUSU ÖRNEK ALINMALI’

Bu albümde diğerlerinde olduğu gibi yine bir Neşet Ertaş cover’ı var. Neşet Ertaş’ın sizin için önemi ve müziğe katkılarından bahsedecek olsanız neler söylersiniz?

Neşet Ertaş’ın ‘Gönül adamı’ olması benim için çok önemlidir. Tevazusu,saygısı ve hoşgörüsü herkes tarafından örnek alınmalıdır. Bu durum eserlerine de yansıyor. Saygım sonsuz…Bu yüzden mutlaka bir eserini yorumlamaya çalışıyorum. Çok seviyorum çünkü…

Türküleri coverlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Duygusunu korumaya dikkat ediyorum.

‘İSTEYEN İSTEDİĞİNİ YAPSIN Kİ, İYİ KÖTÜ ANLAŞILSIN’

Son dönemde müzik piyasasındaki ‘cover’ın artması ile suistimal durumu da oluyor mu ne dersiniz?

Aslında yeni nesile tanıtmak açısından güzel oluyor. Zaten iyi yapılan coverlar kalıcı oluyor,kötüler de bir süre sonra dinlenmiyor bile. İsteyen istediğini yapsın ki, iyi kötü farkı anlaşılsın.

Türkiye’de caz müzik yapmanın en büyük zorlukları neler?

Herkese hitap etmediğiniz için kısıtlı sayıda festival ve konserde yer alabiliyorsunuz.

Bir röportajınızda artık caz müzik dinleyicisinin arttığını söylemişsiniz. Bunun sebebini neye bağlıyorsunuz?

2008 yılına kadar pop albümleri piyasaya sürülüyordu.2008’den itibaren caz albümleri de yayımlanır oldu. Dinleyicilerin olumlu dönüşleri, festival ve konser sayılarını artırdı.Talep arzı doğurdu.

‘SENFONİLERLE TEKRAR KONSER YAPMAK İSTERİZ’

Önümüzdeki planlarınızdan bahseder misiniz?

Senfonilerle tekrar konserler yapmayı isteriz. Bir Acapella grubuyla projem olacak. Bir de Tango projemiz olacak. Provalara da yazın başlayacağız. Yeni albümümüzle ilgili de turnemiz olacak.