KKTC seçimlerinin sonuçları ne anlama geliyor?

KKTC'deki erken seçimlerde iktidar partisi UBP'nin birinci çıkması ve barış yanlısı CTP'nin oylarını artırmasının yanı sıra boykot cephesinin etkisi de dikkat çekti. Peki sonuçlar ne anlama geliyor?

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Kıbrıs’ın kuzeyi dün, derinleşen ekonomik kriz ve pandeminin gölgesinde erken milletvekilliği seçimleri için sandık başına gitti. Olağanüstü koşullarda gerçekleştirilen seçimlerden Kıbrıs Türk sağının en büyük partisi olan UBP kayda değer bir başarıyla çıktı. Ana muhalefet partisi CTP de Cumhuriyet Meclisi’ndeki sandalye sayısını artırdı. Öte yandan, seçimlere düşük katılım oranı damgasını vurdu. Bu şekilde dün akşam Lefkoşa’nın kuzeyinde, resmi olmayan sonuçlara göre '2,5 kazanan'ın olduğu, sürprizlerin ve bazı hezimetlerin dikkat çektiği bir seçim sonucu ortaya çıkmış oldu.

Erken seçimlerden boykot cephesi galibiyetle çıktı. Kıbrıs Türk basınına yansıyan bilgilere göre, katılım oranı yüzde 57,62’de kaldı. Bu sonuçta, pandemi koşulları kadar ekonomik buhranın ve Kıbrıs meselesindeki çıkmaz karşısında umutsuzluğa kapılan seçmenlerin büyük payı var. Ayrıca, seçimler öncesinde boykot cephesinin iki parti ve bir sivil toplum hareketi olarak tek bir cephede birleşmesi boykotun büyümesinde rol oynadı.

BOYKOT, SOLU DERİNDEN ETKİLEDİ

Kıbrıslı Türk uzmanlara göre boykot, Kıbrıs Türk solunun temsilcilerini derinden etkiledi. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz dönemde Kıbrıs’ın genelinde seçimlere katılım oranında ciddi bir düşüş kayıtlara geçmişti. Adanın tümünde önceki yıllarda katılım oranları yüzde 80’leri geçerken, son seçimlerde özellikle güney kesiminde her iki seçmenden biri sandığa sırtını dönmeyi tercih etti. 

KKTC’deki erken seçimlerin ikinci galibi, yüzde 39,54’lük oy oranıyla sandıktan birinci parti olarak çıkan Ulusal Birlik Partisi (UBP) oldu. Yeni Genel Başkanı Faiz Sucuoğlu liderliğindeki UBP, bu sonucu son dönemde karşı karşıya kaldığı skandallara, iç siyasi çekişmelere ve derinleşen sosyoekonomik krize rağmen elde etti. Sucuoğlu’nun önümüzdeki saatlerde Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan yeni kabineyi kurma görevini teslim alıp Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen üç küçük merkez ve sağ partilerin birisiyle ya da birden fazlasıyla yeni koalisyonu kurması bekleniyor.

SUCUOĞLU'NUN İŞİ KOLAY DEĞİL

Lefkoşa’daki son bilgiler, Sucuoğlu’nun yoluna halen görev başında olan UBP-Demokrat Parti (DP) hükümetiyle devam edeceğine işaret ediyor. Diğer yandan, Sucuoğlu’nun Başbakanlık'taki yeni döneminde Ankara'yla kuracağı ilişkiler hem kendisi, hem de UBP ve Kıbrıs Türk toplumu açısından belirleyici olacak. Ankara ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkiler, 2000’li yılların sonlarından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Sucuoğlu yeni süreçte hem bu gerçekliği göğüslemeye, hem de son dönemde Lefkoşa’nın basın ve siyaset kulvarlarında duyulan “Ankara’da Külliye ile arası açık” iddialarını yalanlamaya çalışacak. 

SOL, 'YARIM KAZANAN'

23 Ocak erken seçimlerinin ‘yarım kazananı’ olarak adlandıracağımız bir başka kazananı da söz konusu, o da Kıbrıs Türk solu... 2018-2022 döneminde Cumhuriyet Meclisi’nde 12 sandalyeyle temsil edilen Cumhuriyetçi Türk Partisi bu sayıyı 18’e yükseltti. CTP’nin lideri, hukukçu Tufan Erhürman bu sonucu yorumlarken ‘bardağın dolu tarafına’ odaklanmayı seçip “Partimiz oy oranını ve vekil sayısını neredeyse yüzde 50 oranında artırdı” mesajını verdi.

CTP lideri gibi umut dolu mesajlar veren bir başka Kıbrıs Türk solu hareketi de, ilk kez katıldığı seçimleri yüzde 1,96 gibi kayda değer bir oranla tamamlayan, Marksist çizgideki Bağımsızlık Yolu Partisi (BYP) oldu. Parti yeni meclise giremese de, gelecek açısından destekçilerine umut verdi.

CTP ve BYP açısından bu ümit dolu, olumlu mesajların kısmen geçerliliği olsa da -CTP neredeyse 10 seneden beri birinciliğe hasret- Kıbrıs Türk solu açısından son seçimlerin bir de ‘bardağın boş’ tarafı söz konusu... Birçok basın kuruluşu, yüzde 41’lik boykot cephesinin kayda değer bir kısmını sol oyların teşkil ettiğini vurguluyor. Ayrıca, 2015’te çözüm yanlısı Mustafa Akıncı’yı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gönderen Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), yüzde 5'lik baraja takılarak meclis dışında kaldı. TDP bugün itibarıyla 90’lı yılların sonlarındaki son seçimlerde CTP'nin yaşadığı büyük hezimeti ve meclis dışında kalmanın yarattığı hayal kırıklığını yönetmeye çalışıyor. Partinin Genel Başkanı Cemal Özyiğit son başarısızlık sonrasında istifasını sunarak Kıbrıs Türk sosyal demokrasi hareketinde bir yenilenmenin yolunu açmış oldu.

'ÜÇ CEPHE OLUŞTU'

Netice itibarıyla sosyoekonomik buhran ve pandemi, Kıbrıs Türk siyaset sahnesinde önceki dönemle bazı benzer özellikleri haiz olan ancak birçok açıdan kayda değer değişim sinyalleri arz eden bir görüntüyü önümüze çıkarmış oldu. Kıbrıs Türk siyaset sahnesinden, isminin açıklanmasını istemeyen deneyimli bir ismin belirttiği üzere “Kıbrıslı Türkler 'Ankara ile ilişkileri ve krizi en iyi kim yönetir' sorusuna cevap ararken, Kıbrıs Türk sağı, protesto ve Kıbrıs Türk solunda yenilenme opsiyonlarından birini tercih etti”. Söz konusu kaynak sözlerini, “Toplumun belli bir kesimi krizden çıkış umudunu KKTC’nin kurucu öğelerinden biri olan UBP’ye bağlarken, diğer bir kısmı 'İki devletli çözüme inanmıyoruz, federasyon fikri hala yaşıyor, emek mücadelesi Kıbrıs sorununda çözüm kadar kıymetli' mesajını verdi. Üçüncü bir kesimse seçimleri hepten protesto etmeyi seçti” diye sonlandırıyor. 

Etiketler KKTC KKTC seçimleri