TKDF: Ek tedbirler alınmalı

TKDF: Korona mücadelesinde toplumsal cinsiyet boyutunun hafife alınmasına izin vermeyiz.
Canan Güllü

DUVAR – Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü korona salgını nedeniyle alınan tedbirlere ilişkin bir açıklama yaptı. “Bir yanda salgın hastalığın tetiklediği ekonomik kriz ile başlayan işten çıkarmalar, öte yandan okulların kapanması ve en temel tedbir olarak evde kalmanın gerekliliği, çocuk bakımını kreş, okul ve çocuk bakıcıları gibi ücretli emekten ücretsiz emek eksenine kaydırıyor. Çocuk, hasta ve yaşlı bakımı tekrar tekrar kadınların omuzlarına yükleniyor, eşitsizlikler derinleşiyor” diyen Güllü’nün açıklamalarından başlıklar şöyle:

TOPLUMSAL CİNSİYETE DUYARLI OLUNMALI: Şu ana dek en temel önlem evde kalmak, “çünkü ev güvenli”. Oysa bazılarımız için ev, tehlikenin tam göbeği. Ev izolasyonunun erkeklerin denetleyici ve baskıcı tutumlarını pekiştirecek bir araç olarak kullanılması riski çok büyük. Özellikle faille aynı evde yaşamaya mecbur kadınların destek hizmetlerine erişimi neredeyse imkânsız. Korona ile mücadelede toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. İstatistikler bize, sosyal izolasyon dönemlerinde ev içi şiddetin arttığını söylüyor. Toplumda artan kaygı ile panikle beraber, özellikle izolasyon döneminde Türkiye’de kadına yönelik ev içi şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasından çok endişeliyiz.

ALO 183 ETKİN ŞEKİLDE KULLANILMALI: TKDF olarak, özellikle son zamanlarda Aile içi Şiddetle mücadele Acil Yardım Hattı’na gelen çağrılar doğrultusunda, ev içi şiddetle ilgili sürekli hatırlattığımız, alınması gereken tedbirlere ek olarak bu dönemde aşağıdaki tedbirlerin acilen uygulanmaya konmasını talep ediyoruz:

  • Hastanelerin doluluğu ve kapasitesi göz önünde bulundurularak her ilde şiddete uğramış kadınların başvurabileceği bir hastanenin belirlenmesi ve duyurulması gerekmektedir.
  • Kolluk kuvvetleri 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’u eksiksiz uygulamalı, “salgın hastalık döneminde kadınların var olan hakları askıya alınmış değildir” mesajı kamu spotlarıyla sıklıkla tekrar edilmelidir. Salgın, özellikle kolluk kuvvetleri tarafından ev içi şiddet vakaları ile uğraşmamak için mazeret olarak kullanılamaz. Alo 183 etkin bir şekilde kullanıma sokulmalıdır.
  • Evde şiddet gören kadının, fail erkekle birlikte aynı evdeyken yetkili birimlerden nasıl yardım isteyebileceği çok ciddi bir sorudur. Yetkili kişiler tarafından, şiddet mağduru ya da risk grubunda olan kadınlara yönelik hane ziyaretleri söz konusu olamayacağı için İçişleri Bakanlığı’nın KADES uygulaması tanıtılmalı ve kullanımı teşvik edilmelidir.
  • Kadınlar, güvenlikleri ve sağlık durumları arasında bir seçim yapmak zorunda bırakılmamalıdır. Şiddete uğramış kadınların bu dönemde umumi alanları paylaşmakla ilgili haklı kaygı duyuyor olabileceklerini göz önünde  bulundurularak, kadınların güvenliğini ve sağlığını garanti altına alacak protokoller içeren acil durum planları yapılmalıdır. Sığınaklardaki sağlık ve hijyen uygulamaların en üst standartlarda tutulmalı, korona teşhisi konmuş ya da şüphe taşıyan kadınlara yönelik güvenli alan tahsisi sağlanmalıdır.
  • Kolluk tarafından  şu an yüklenilmiş olan 65 yaş üstü ihtiyaçları temin etme yükümlülüğü camilerin kapalı olması sebebiyle Diyanet kurumuna devredilmeli ve imamlar tarafından yürütülmesi sağlanmalıdır. Çünkü  ALO 155 kadına şiddet çağrılarına yoğunluk sebebiyle cevap verememektedir.
  • Şiddet mağduriyeti sonucu yeni bir hayata başlayan kadınlar için süreç ikincil mağduriyet yaratmaktadır. Bu kadınlar için ayrı bir destek paketi açıklanmalı.
  • İlan edilen Pandemi Kurullarına sahada şiddet çalışan kurumlarında dahil edilmesi gereklidir.
  • TKDF olarak korona ile mücadelede toplumsal cinsiyet boyutunun hafife alınmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü biliyoruz ki şimdi alacağımız önlemler ve yapacaklarımız ilerideki salgınlar sırasında milyonlarca kız çocuğu ve kadının hayatını derinden etkileyecek. (HABER MERKEZİ)