Çet davasında 4. duruşma: Sanıkların tutukluluğuna devam kararı verildi

Ankara’da bir plazanın 20’nci katından düşerek yaşamını yitirdiği iddia edilen üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin açılan davanın dördüncü duruşması Ankara Adliyesi’nde başladı. Beraat istemediğini tahliye edileceğini ifade eden sanık Aksu’nun ifadesi sırasında salonda tartışma yaşandı. Öğrencisi tarafından katledilen akademisyen Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar'ın da katıldığı dava sanıkların tutukluluğuna devam edilmesi kararının çıkmasının ardından 20 Kasım'a ertelendi.

Google Haberlere Abone ol

ANKARA - Ankara’da 29 Mayıs 2018’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Şule Çet’in ölümüne ilişkin davanın dördüncü duruşması Ankara 31’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.

“Şule İçin Adalet”, “İntihar Değil Cinayet”, “Erkek Değil Gerçek Adalet İstiyoruz” pankartlarıyla adliye önünde bir araya gelen Ankara Kadın Platformu'ndan kadınlar yaptıkları açıklamada, “Biz katilin kim olduğunu biliyoruz. Koruyan ve yargılamayanları da biliyoruz. Bu dava tüm kadınların davası diyerek davayı büyüttük. Mahkeme salonlarında failleri değil kadınların yaşamlarını yargılamaya

çalışanların karşısında biz varız” ifadelerine yer verdi.

Hazırlanan iddianamede ‘kasten öldürme’ ’cinsel saldırı’ ve hürriyetten yoksun bırakma’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 39 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenen sanıklar Berk Akand ve Çağatay Aksu duruşma salonuna getirildi.

ÇET’İN EV ARKADAŞI YENİDEN İFADE VERDİ

Olay gecesi Şule Çet ile arasında geçen mesajları silmediğini söyleyen Çet’in ev arkadaşı Lilia Thorine mahkemede yeniden ifade verdi.

Sanık Çağatay Aksu’un “ Olay gecesi 10 dakika telefonda görüşmüşsünüz, ne hakkında görüştünüz?” sorusuna Thorine, “Oturuyorum, sohbet ediyorum diyerek biten bir görüşme oldu” yanıtını verdi.

Bilirkişi raporu hazırlayan Prof. Dr. Çağlar Özdemir mahkemede ifade verdi. Olay yerini teknik olarak canlandırarak rapor hazırladıklarını söyleyen Özdemir, “Bu olayla ilgili değerlendirmede olay yeri canlandırması kullandık. Düşme olayının gerçekleştiği iddia edilen odada cam ve sehpa arasındaki mesafe ölçülmemiş. Şule Çet’in sanığın anlatımıyla askıda kalma pozisyonu mevcut. İntihar eden kişiler en kolay yolu tercih ederler. Kişinin atlama amacı taşıması halinde sehpanın üzerine çıkması gerekirdi. Olayın meydana gelişi sanıkların ifadeleri gibi olmamış. Bunu nasıl ifade etmek mümkün bilmiyoruz ama anlattıkları gibi olmadığını söyleyebilirim” dedi.

‘AYAKKABI DAHA SONRA ATILMIŞ’

Özdemir ifadesine şu şekilde devam etti:

“Sanık Şule’yi ayaklarından tuttuğunu, aralarındaki konuşmanın ardından elinden kaydığını ve düştüğünü söylüyor. Düşme noktasında 4.30 metrelik mesafeyi kat etmesi mümkün değil. Bu rüzgarla açıklanamaz. Aşağıda da olağan akışla uyuşmayan şeyler var. Olay yeri incelemesi fotoğraflarına bakalım. Şule’nin kafası önce, vücudu sonra düşmüş. Beyin dokusu saçılmış. Ayakkabısı beyin dokusunun olduğu yeri geçmiş. Bu demek oluyor ki ayakkabıları daha sonra atılmış. Ayakkabının ayağında olduğunu düşünürsek yere düştüğünde o ayakkabının kolunun altına gelme ihtimali bulunmuyor. Burada da açıklanması gereken başka sorular ortaya çıkıyor.

Şule’nin yerdeki görüntüsüne baktığımızda bluzu katlanmış.Tanımlandığı gibi atladığını varsayalım, 'aşağı doğru balıklama atlamaya çalıştı, cama tutuldu ama parmak izi çıkmadı', yine de buzunun bu şekilde katlanma imkanı yok. Yani bunlar bize Şule Çet’in atılmadan önce yani düşmeden önce yarı çıplak olduğunu söylüyor.”

SANIK AKSU: DOSYANIN KAPANACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

Şule Çet’in ailesinin avukatı Ferhat Gebeş, “Şule hakkında Gazi Üniversitesi rapor hazırladı. Rapor sosyal çevresini inceliyor ve intihar meyili olmadığını söylüyor. Dosyaya giren raporlar sanıkları yalanlıyor” dedi.

Gazi Üniversitesi’nin hazırladığı rapora itiraz eden sanık Çağatay Aksu, “Bunları söyleyen insanlar Şule’yi çok iyi tanıyan insanlar değil. Ben de neşeli derdim, öyleydi. Sosyal medyadan dolayı tutuklandık. Raporlar alıyorlar. Mersin raporuyla Erciyes raporu çelişiyor. Dosyanın kapanacağını düşünüyorum. Canlıyken zorla atmamız da mümkün değil. Senaryolar, senaryolar, senaryolar... İlk gün 300 promil alkolle ifade verdim. Tüm dediklerim çıktı. Bir insan neden intihar edebilir diye okudum. Taşınma bile intihar nedeni olabilir. Bana diyorlar ki Şule’yi taciz ettin. Ev ilanı atıyorum. Mümkün mü? İşe gelmedi, soruyorum, babam bilmiyor çalıştığımı, dedi. Şule’nin bir sırları dünyası varmış. Bu raporlar hazırlanırken avukatlar uzmanlara baskı yapıyor. Şule’de sorun olmayan bir şey yok” diye konuştu.

ÇET’İN BABASI: ÇIKINCA BAŞKALARININ KIZINI DA MI AYNI HALE GETİRECEKSİNİZ?

Beraat istemediğini tahliye edileceğini ifade eden sanık Aksu’nun ifadesi sırasında salonda tartışma yaşandı. Bu sırada Şule’nin babası İsmail Çet, “Çıkınca başkalarının kızını da mı aynı hale getireceksiniz?” sözleriyle tepki gösterdi. Aksu’nun, Çet’in vajinasında bulunan erkeğe ait DNA kalıntısının önceki ilişkiden kaldığını iddia etmesinin üzerine salondan sanığa “Ahlaksız” sözleriyle tepki yükseldi.

SANIK AVUKATLARI TAHLİYE TALEBİNDE BULUNDU

Sanık Çağatay Aksu’nun avukatı Levent Ekmen sosyal medya ve duruşma salonunda baskı gördüklerini ifade ederek kapalı duruşma talep etmelerinin nedeninin ortaya çıktığını söyledi. Hazırlanan raporlara karşı itiraz edeceklerini ifade eden Ekmen, “Yargılamayı etkilemeye çalışan biz değiliz” dedi.

Sanık Berk Akand‘ın avukatı Paşa Büyükkayaer “Berk ne gördüyse her şeyi ayrıntılı anlattı. Biz Şule’nin özel hayatını konuşmadık bu zamana kadar. Bunun bir cinayet olup olmadığını araştırıyoruz. Çet’in erkek arkadaşı Furkan ve ev arkadaşı Lillia ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Telefonlarına el konuldu. Furkan’ın yeniden ifadesi alındı ve farklı ifadeleri var. Biz de başından bu yana birilerini beraat ettirmek adına hareket etmiyoruz. Biz olayı aydınlatma çalışıyoruz. Müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum. Annesinin sağlık durumu kötü. Maddi durumu da çok kötü. Bizim bu zamana kadar her şey ortaya çıktı” dedi.

Mahkeme başkanının “Asansörün önünde ne diyordun?” sorusuna ise sanık Berk Akand, “Ne yaptın, bir şey mi yaptın? Nasıl atladı diye sordum” diye yanıtladı.

ÇET’İN AVUKATLARI TUTUKLULUĞUN DEVAMINI TALEP ETTİ

Şule Çet’in avukatlarının beyanı sırasında mahkeme başkanının “esasa dair savunma yapın” sözü üzerine tartışma çıktı. “İki dakika da bize sabır edin” diyen avukatların beyanı sık sık sanık yakınları tarafından kesilmeye çalışıldı. Çet’in avukatları da sanıkların kaçma şüphesi nedeniyle tutukluluğum devamının karar verilmesini talep etti.

SANIKLARIN TUTUKLULUĞUNA DEVAM KARARI VERİLDİ

Mahkeme ara kararında sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma 20 Kasım saat 10.00’a ertelendi. Duruşmanın ardından sanık yakınları ile davayı izlemeye gelenler arasında tartışma yaşandı.

İSMAİL ÇET: ADALETE GÜVENİYORUM

Duruşmanın ardından Ankara Adliyesi’nin önünde açıklama yapan Şule Çet’in babası İsmail Çet, “Sanıklar tarafının bizim üzerimizde baskı yaptığını ve delilleri karartmaya çalıştığını gördük. Biz adalete güveniyoruz. Ağır cezayı alacaklar. Adalet Bakanı’na sesleniyorum. Bu davayı bir an önce bunlar ağır ceza alarak tamamlanması gerekiyor. 20 Kasım’da davanın sonuçlanacağını ümit ediyorum. Acımız büyük” dedi.

Çet’in babası İsmail Çet’in açıklama yaptığı sırada sanık Çağatay Aksu’nun ailesi açıklama yapanların yanına gelmek istedi. Polisin araya girmesinin ardından sanık Aksu’nun ailesi alandan uzaklaştırıldı.CEREN

DAMAR’IN BABASI: NEDİR BU BABALARIN ÇEKTİĞİ?

Öğrencisi tarafından öldürülen akademisyen Ceren Damar’ın babası Mustafa Damar da Çet davasını izledi. Duruşmanın ardından konuşan yapan Damar, “Bizim çocuklarımız konuşamaz artık toprağın altında. Onların hakkını tabi ki biz savunacağız, sivil toplum savunacak. Onlara meydanı boş bırakmayacağız. Adalet sistemimize güveniyoruz. Toplumun içindeki bu pisliklerin temizlenmesi için elimizden geleni yapacağız. Nedir bu babaların, ailelerin çektiği? Biz evlatlarımızı bu cani katiller için mi yetiştirdik? Biz çocuklarımızı bu ülke için, insanlık için yetiştirdik” dedi. (HABER MERKEZİ)