İstanbul'da 'yakalama kararın var' denilerek kaçırıldı, işkence gördü

Beylikdüzü'nde geçen pazar günü üç kişi tarafından çakarlı bir araca bindirilerek kaçırılan Kerem İmrak işkence gördü, 'ajanlık' yapması için ölümle tehdit edildi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Kerem İmrak 17 Aralık Pazar günü saat 18.30 sıralarında akrabasıyla buluşmak üzere gittiği İstanbul Beylikdüzü'ne bağlı Yakuplu Mahallesi'nde sivil giyimli üç kişi tarafından kimlik tespiti için durduruldu. 'Yakalama kararın var' denilen İmrak, zorla çakarlı bir araca bindirilerek kaçırıldı. Bunun üzerine Kerem İmrak'ın yakınları Özgürlük için Hukukçular Derneği'ne başvurdu. Dernek avukatları İmrak'ı Emniyet'e sordu. Ancak Emniyet böyle bir gözaltı olmadığını söyledi.

'CAN GÜVENLİĞİ TEHLİKEDEDİR'

Bunun üzerine ÖHD İstanbul Şubesi'nde açıklama yapan avukatlar, "Bu bir gözaltı işlemi değil kaçırılmadır" ifadelerini kullandı. Avukat Tahir Demirci, "Müvekkilimiz kolluk kuvvetleri tarafından kaçırılarak işkenceye maruz bırakılmış, ölümle tehdit edilmiştir. Başta müvekkilimiz olmak üzere tüm yurttaşların can güvenliği tehlikededir. Zira yurttaşların can güvenliğini sağlamakla görevli kolluk güçlerinin yurttaşlara işkence etmesi ve ölümle tehdit etmesi kimsenin güvende olmadığını göstermektedir" dedi.

Kerem İmrak, aynı gün gece 23.00 sıralarında Başakşehir'de serbest bırakıldı. "Ya ajanlık yapacaksın ya da seni İstanbul'da barındırmayız" diye tehdit edildiğini belirten İmrak, yaşadıklarını Gazete Duvar'a anlattı:

'SENİ ÖLDÜRÜRÜZ'

"Beni zorla araca bindirdiler. Başakşehir'de ormanlık bir alana götürdüler. Bu sırada bana, 'bize ajanlık yap, sana istediğin kadar para veririz. Yoksa seni öldürürüz. İstanbul'da kalmana izin vermeyiz' dediler. Benim sol tarafım komple morardı. Arabada saatlerce bana işkence ettiler. Daha sonra beni başka bir ekibe devrettiler. O ekipte olan biri, kendisinin amir olduğunu söyledi. Onlar da beni alıp başka bir ormanlık alana götürdüler. Montumla başımı kapatıp boğmaya, işkence etmeye devam ettiler. Benzer tekliflere ve ölüm tehditlerine onlar da devam etti. Daha sonra benim çantamı ve eşyalarımı gasbedip beni Başakşehir'de bıraktılar."