Hız çağında gazetecilik: ‘Çok sayıda haber sitesinin doğrulama standardı yok’

Medyaya duyulan güvenin tüm dünyada azaldığına dikkat çeken deneyimli gazeteci Carol Giacomo, yayın öncesi doğrulama mekanizmalarının günümüzde çok daha önemli olduğunu vurguluyor.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - P24’ün UNESCO ortaklığıyla medyada dezenformasyon ve yanlış bilgiye karşı hayata geçirdiği “Hakikat zamanı!” çalışmaları paneline, deneyimli gazeteciler Carol Giacomo ve Susan Levine katıldı. Washington Post, Reuters ve New York Times gibi köklü kurumlarda haberleri yayına hazırlama sürecinde çalışan iki gazeteci, hata payının minimuma indirilmesi için nasıl bir çalışma sistemi oluşturulduğunu anlattı. Dijital dünyada hıza yenik düşmeden, yayın öncesi doğrulama standartlarına nasıl bağlı kalınabileceğinin konuşulduğu çevrimiçi toplantının satır başları şöyle:

CAROL GİACOMO: Yayın öncesi standartlar ve etikler var. Bence bunun üzerinde durmak çok önemli. En azından temel medya kuruluşları için bir takım kontroller var. Özellikle belirlenmiş bu kontrol mekanizmaları, haberin standartlarının ve güvenilirliğinin üst düzeyde olması için var. Çoğu ABD’li okur bence bunu anlamıyor.  Şu anda inanılmaz çok sayıda haber sitesi var. Neticede bunların pek çoğunda yayın öncesi takip edilmesi gereken standartlar yok. Artık bugün bütün dünyada medyaya olan güvenin azaldığını görüyorsak bu doğrulamaları yapıyor olmamız gerek. Mesela Bir 5 dakika daha beklesek belki detay daha doğru olacak. Bunu yapmak lazım diye düşünüyorum. Çevrimiçi yayıncılıkta bir ismi yanlış yazmak o kadar önemli olmayabilir ama bir kişi aleyhine “Şöyle bir suç duyurusunda bulunuldu” gibi çok daha ciddi hatalar da söz konusu olabilir.

Carol Giacomo

NEW YORK TİMES CALIPHATE ÖRNEĞİ

SUSAN LEVINE: Bugün kutuplaşmış dünyaya baktığımızda Washington Post, New York Times gibi kuruluşlar hedef haline gelmiş durumda, her şeye dikkat etmeleri gerekiyor. Birkaç yıl önce “Caliphate” diye bir podcast başladı, 8- 9 bölüm yayınlandı ve çok popüler oldu. Sonra hikâyenin farklılıkları ortaya çıkmaya başladı ve anlaşıldı ki anlatılanlar doğru değilmiş. New York Times, bu sorunla yüzleşmek durumunda kaldı ve bir araştırma yaptı. “Ne yanlış gitti, neden böyle oldu?” sorularının üzerinde durdu ve bunun üzerine bir haber yayınladı. Buradaki gazetecinin başka bir yerde görevlendirilmesi söz konusu oldu. New York Times, çok açık bir şekilde ortaya çıktı ve dedi ki hata yaptık.”

‘RESMİ KAYNAKLARI DA KONTROL EDİN’

CAROL GİACOMO: İsim verme imkânımız olmayan durumlarda kaynakların açık bir biçimde belirtilmesi çok önemli. Birden çok kaynak kullanmak gerekiyor. Ne kadar çok kişi ve belge ile çalışırsanız o kadar faydalı olur. Belgelerin kaynağını da kontrol edin. Mesela elimizdeki kaynak bir polis raporu olabilir ama polis raporunu da kontrol etmeniz gerek.

GAZETECİLER ENFLASYON RAKAMLARI ARASINDAKİ UÇURUMU NASIL ELE ALMALI?

Oturumda, TÜİK ve ENAG tarafından açıklanan enflasyon rakamları arasındaki uçuruma dikkat çekildi ve bu tür durumlarda gazetecilerin nasıl bir yol izleyebileceği soruldu.

Susan Levine

SUSAN LEVINE: Ben ekonomist değilim, bilgileri topluyorum, anlaşılır hale getiriyorum ve yazıyorum. Ama bunun bir doğru cevabı olsa gerek. Doğru cevabı ben söyleyemem. Ama sonuçta bütün bu farklı rakamlara bakıp neden bu kadar farklı rakamlar olduğu üzerine bir yazı yazabilirim. Birinin diğerine göre neden daha inandırıcı olduğu üzerine de bir şey yazabilirim. “Şu malı aldım. Şu gün şu mal şu kadardı, şu kadar gün geçti, aynı mal bugün artık bu kadar” diye somut örnek vererek “Enflasyon şu mallar için bu kadar oldu” diyebilirim. Şunu da ekleyeyim, enflasyon tabii ki çok siyasi bir mesele. Eğer siyasi bir mevzu söz konuysa, hükümet minimum göstermeye çalışıyorsa ona da dikkat çekmek gerekir tabii ki.

‘KAYNAKLAR AZALTILDI, OMBUSDMANLIK İKİNCİ PLANDA KALDI’

SUSAN LEVINE: Küçük ya da büyük pek çok gazetede yıllarca ombudsmanlar vardı. İnsanlar telefon edip şikâyetlerini söyleyebiliyorlar ya da fikir belirtebiliyorlardı. Bu ombudsmanlar, spesifik olarak bu işi yapan kişilerdi, okur temsilcisi gibiydiler. Kaynaklar azaltılıp tasarruf başlayınca bu insanlar ikinci planda kaldılar. Bence önemliydi. Ombudsmanlık dediğimiz bu pozisyon artık pek yok gazetelerde.

CAROL GİACOMO: Öncelikle şüpheci olun, sorgulayıcı olun. Mümkün olduğunca çok kaynakla temasa geçin. Herhangi bir şüpheniz varsa, o bilgiyi habere dâhil etmeyin. Yaptığımız işi şeffaf bir biçimde yapın. Okuyucuya neyi nasıl yaptığınızı anlatın. Hata yaparsınız hatanızı kabul edin ve düzeltin. Okuyuculara yanıt verin. Bir de yanlış bilgiye her defasında dikkat edin. Elinizde çok sansasyonel bir bilgi var ama doğruluğundan çok emin değilsiniz, o zaman habere dahil etmeyin. Çöpe atın demiyorum ama doğru veya yanlış olduğunu kanıtlamaya çalışın.

SUSAN LEVINE: “Trump yanlış beyanda bulundu” ifadesini sık sık kullanıyorduk, okuyuculara bunu söylüyorduk. Birisi bir şey dedi diye bunu doğru olarak ele almamız gerekmiyor. Ama dediğim gibi şeffaf olmak gerekiyor. Şüphelendiğiniz bir konuda bir alıntı yapıyorsanız şeffaf olun “Şüpheli, kanıtlanmadı” deyin.

CAROL CİACOMO KİMDİR? 

20 seneyi aşkın bir süre boyunca Reuters haber ajansının Washington bürosunda diplomasi temsilciliğini yaptıktan sonra 2007 ile 2020 arasında kariyerine New York Times’ın yayın kurulu üyesi olarak devam etti. Indiana, Princeton ve Harvard üniversitelerinde gazetecilik alanında ders verdi. Giacomo, Punto24’ün davetlisi olarak 2017’de Türkiye’ye gelmiş her yıl 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde düzenlediği Mehmet Ali Birand Konuşmaları’nın dördüncüsünde bir konuşma yapmıştı.

SUSAN LEVINE KİMDİR? 

1993 yılından bu yana Washington Post’un en önemli editörlük pozisyonlarında çalıştı. 2018’den beri ise gazetenin prestijli serbest muhabir ağı “Talent Network”ün yöneticiliğini yürütüyor. Washington Post, New York Times ile birlikte ABD’de editoryal standartları titizlikle uygulayan gazetelerin başında geliyor.