'Uzaktan eğitimde çifte eşitsizlik var'

Eğitim Sen Genel Sekteri Velat Kaya, MEB’in uzaktan eğitim kararıyla birlikte internet ve bilgisayar gibi alt yapı yetersizliklerinin öğrenciler arasında, ücretli öğretmenlere maaş verilmemesi sonucunda da öğretmenler arasında eşitsizlik yaratıldığını söyledi.

Google Haberlere Abone ol

DUVAR - Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle eğitim ve öğretime verilen bir haftalık aranın ardından 23 Mart'tan itibaren uzaktan eğitim başlatılacak. Uzaktan eğitimin TRT ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden verilmesi planlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından alınan kararla, tüm öğretmenler idari izinli sayılmış ve bu şekilde ekonomik olarak kayıp yaşanmasının önüne geçildiği savunulmuştu. Ancak ücretli öğretmenler, mevzuat gerekçe gösterilerek, bu kapsamın dışında tutuluyor. MEB bünyesinde çalışmakta olan 80 bin civarında, girdikleri ders saati karşılığında maaş alan ücretli öğretmen bulunuyor.

Mezopotamya Ajansı'ndan Emrullah Acar'a konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Sekreteri Velat Kaya, duruma dikkati çekerek, “Tüm öğretmenlerin kadrolu atanması ısrarımıza rağmen, MEB ücretli öğretmen görevlendirmeyi çeşitli nedenlerle tercih etmektedir. Bakanlık sözleşmeli ve ücretli çalışan öğretmenler ile ilgili bir açıklama yapmıyor” dedi.

Ücretli öğretmenlerin asgari ücretin altında çalıştığını belirten Kaya, “Şimdi tüm ekonomik gelirleri ortadan kalktı. Bu arkadaşlarımız diğer kadrolu öğretmenlerle aynı görevi yapıyor. Bütün çalışan arkadaşlarımız için ayrım gözetmeksizin mağdur edilmemelerini istiyoruz. Binlerce insan, kaderiyle baş başa bırakılıyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ekonomik destek paketine eşitsizlik noktasında tepki gösteren Kaya, “Ücretli öğretmen arkadaşlarımıza çalışırken aldıkları ücret tutarında ödeme acilen yapılmalıdır” çağrısında bulundu.

‘MEB'İN AÇIKLAMALARI TÜRKİYE GERÇEĞİNDEN UZAK’

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması'na göre; 2019’da yaklaşık 15 milyon kişinin hayatında hiç internete giremedi. Türkiye’de 23 milyon 221 bin 218 hane bulunuyor. TÜİK’in verileri dikkate alındığında, Türkiye’de 2 milyon 716 bin 883 hanede herhangi bir internet erişimi bulunmuyor. MEB’in uzaktan eğitimle ilgili yaptığı açıklamaların Türkiye gerçeğinden uzak olduğunu ifade eden Kaya, “Bölge illeri başta bulunmak üzere dezavantajlı öğrenciler var. Anadilde eğitimin talep edildiği ancak devlet tarafından karşılıksız bırakıldığı, deprem bölgelerinde bulunan halkın durumu, mültecilerin çok fazla olduğu bir dönemde bakanın çıkıp sanki her şey yolandaymış gibi açıklama yapması realiteden uzaktır. Sanki her evde internet, televizyon, EBA alt yapısı varmış gibi, Pazartesi günü öğrenciler de eşit bir şekilde ders göreceği yönündeki açıklamalar çok talihsiz açıklamalardır” diye konuştu.

‘MORALLERİN YÜKSEK TUTULMASI GEREK’

Koronavirüsüyle toplumdaki eşitsizliğin gittikçe ortaya çıktığı ve topluma bireyciliğin dayatıldığını dile getiren Kaya, “Evde kalmak zorunda olan çocuklara daha çok toplumsallık daha az bireyselliği aşılamamız gerekiyor. Toplumu bir arada tutacak olan kişiler de eğitimcilerdir. Komşularımız olur, ulaşamayacağımız dezavantajlı kesimler olabilir, ulaşabildiğimiz herkesle dayanışma ruhunu aşılamamız gerekiyor. Çocuklara bu süreçte ekolojiyi anlatmamız gerekiyor. Öğrencilerin morallerini yüksek tutmak çok önemli. Moralimizi yüksek tutacağız, dayanışma ruhuyla bu zorlu günleri beraber aşacağız” dedi.