Depremzedeler sefalet ve çaresizlik içinde

Elazığ depreminin ardından üç hafta geçti ama başta barınma ve gıda ihtiyacı olmak üzere temel birçok sorun hala çözülemedi. Depremin merkez üssü Sivrice’de banyosu, tuvaleti olmayan çadır kentte 5 aile, toplam 21 kişinin kaldığı çadır var. Evi tamamen yıkıldığı için çadırda kalan bir depremzede, “Çadırları kurdular bir daha gelmediler” diyor. Krediyle aldığı evi yıkılan bazı depremzedeler ise sigortadan “kentsel dönüşüm bölgesi” denilerek ödeme alamıyor. Bir vatandaş, “Bin bir zorlukla aldığımız ev yok, ama kredisi var” diye konuşuyor.

Müzeyyen Yüce  myuce@gazeteduvar.com.tr

ELAZIĞ – Merkez üssü Sivrice olan 6,8 büyüklüğündeki Elazığ depreminden sonra kentte 263 yıkık, 7 bin 698 ağır hasarlı, bin 540 orta hasarlı, 558 de acil yıkılacak bina tespit edildi. Biri 3 diğer 8 yaşındaki iki çocuklu Şahin ailesinin evi de yüzde 50’sinde yıkım çalışması devam eden Mustafa Paşa Mahallesi’ndeydi. 25 yıl önce Diyarbakır’dan Elazığ’a taşındıklarını, eşinin belediye çarşısında temizlik görevlisi olarak çalıştığını belirten Nigar Şahin, Mustafa Paşa Mahallesi’nden 5 yıl önce banka kredisi ile 65 bin TL’ye ev aldıklarını söyledi. “Yeri geldi yediklerimizden, yeri geldi giydiklerimizden kıstık, ev kredisini ödedik. 28 bin TL kalmıştı. Sonra ev bizim olacaktı. Şimdi bin bir zorlukla aldığımız ev yok, ama kredisi var” diye konuştu.

SİGORTA ‘KENTSEL DÖNÜŞÜMDE’ DEDİ HASAR ÖDEMEDİ

Sigorta şirketinden hasar alabilmek için başvurduklarını ancak “Bu alan kentsel dönüşüm kapsamında, ödeme yapamayız” cevabını aldıklarını anlatan Şahin, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı: “Elazığ Valiliği başta olmak üzere tüm yetkili kurumlara başvurduk. Ama bir sonuç alamadık. Bir asgari ücretli için ev almak kolay değil; bizi deprem değil deprem sonrası yapılanlar mağdur etti. Elde yok avuçta yok. Biz o krediyi nasıl öderiz. Hem evimizden olduk hem de borçlu çıktık. Bu konuda sadece biz değil, bizimle birlikte aynı apartmanda oturan başka insanlar da var mağdur olan.”

‘YARDIMLARDAN BİR TAS ÇORBA İÇMİŞLİĞİMİZ YOK’

Depremden sonra uzun süre spor salonlarında barındıklarını, üç yaşındaki kızının bronşit olduğunu ifade eden Şahin, “Bir arkadaşım bize evini açtı. Eşim hala spor salonunda kalıyor. Ben 2 çocuğum ile birlikte arkadaşımın evindeyim. Gidecek yerimiz yok. Depremzedelere yapılan yardımlardan bir tas çorba içmişliğimiz yok. Kira yardımı, konteyner diyorlar. Başvurmamıza rağmen hiçbirini görmedik. Ben de bu ülkenin vatandaşıyım, bu kentin vatandaşıyım. Arkadaşım olmasa çocuklarımız ile sokaktaydım. 3 gündür burada kalıyorum” diyerek gözyaşı döktü. Elazığ’da mağduriyet yaşayan sadece Şahin ailesi de değil.

ÇAMUR ALTINDA KALAN ÇADIRLAR

AFAD, depremin ardından başlatılan yardım kampanyasında toplam 96 milyon 173 bin 557 lira toplandığı açıklandı. Malatya ve Elazığ’a ise 102 milyon lira nakdi yardım gönderildiği, bugüne kadar da kentte 45 bin 859 kişiye kira yardımı yapıldığı belirtildi. Ancak kentteki tablo yardımların sağlıklı yapılmadığını gösteriyor. Zira Şahin ailesi gibi mağdur olan, gidecek yeri olmayan, çadırlarda zor şartlarda yaşayan yurttaş sayısı oldukça fazla.

Suriyeli depremzedeler de çok zor şartlar altında yaşıyor.

Elazığ’ın farklı noktalarına kurulan çadırlarda yaşayan depremzedeler, Kültür Park’ta yaşayan yurttaşlarla aynı imkânı paylaşmıyor. Özellikle çıkan tartışmalar neticesinde Santral- Yeni Mahalle ve Karşıyaka Mahallesi’nde kurulan çadırlara taşınan Suriyelilerin durumu daha da zor. Banyo ve tuvalet dahi kurulmayan bu mahallelerde, çadırların bulunduğu alan çamur altında. Bu alanda çıplak ayakla ya da terlikle dolaşan çocukları görmek mümkün. Çoğunluğunu Suriyeli yurttaşların oluşturduğu bu çadırlarda yaşayanlar hiçbir görevlinin ihtiyaçlarına ilişkin kendilerine ulaşmadıklarını söylüyor. Öyle ki, hangi çadıra ayak bassak bizi AFAD görevlisi zannederek ihtiyaçlarını dile getiren insanlar oluyor.

‘ÇADIRLARI KURDULAR BİR DAHA GELMEDİLER’

Santral Mahallesi’ndeki çadırda kalan Saliha Gül de yaşadıkları çaresizliği, “Çadırları kurdular, bir gittiler, bir daha gelmediler. Kendi imkânlarımızla burada kalıyoruz. Bakın her yer çamur altında. Ne olur bize yardım edin, zor durumdayız” sözleriyle anlatıyor. Elazığ’a geçen yıl 5 çocuğu ile birlikte Akçakale kampından geldiğini söyleyen Suriyeli Ziyad Mugir ise, “Ne AFAD gördük, ne de başka bir yetkili. Hiç yardım görmedik” dedi. Öyle ki, kendi imkânları ile kurdukları borusu kırık soba ile ısınmaya çalışan ailenin çadırının içi de bomboştu.

‘MERKEZ ÜSSÜ SİVRİCE’YE YARDIM YOK’

Depremin merkez üssü Sivrice’de ise yaklaşık 50 çadır kurulu. Burada da Elazığ merkezde bulunan Kültür Park’ta yaşayanlara sağlanan imkânlar yok. Çadırda yaşayanların kişisel bakım ihtiyaçlarını karşılayacak prefabrik tuvalet ve banyoda bulunmuyor. Elektriği olmayan çadırlara küçük bir elektrikli soba verilse de çoğu yurttaş buna da ulaşamamış. Kendi imkânları ile odun sobası kuranlar da var, komşusundan elektrik çekerek elektrikli soba ile ısınmaya çalışan da.

BİR ÇADIRDA 21 KİŞİ, BANYO TUVALET YOK

Kar yağışı ve soğuklar Elazığ’da şartları daha da zorlaştırıyor.

Çadırda 21 kişi yaşayan bir ailede kendi imkânları ile kurdukları odun sobası ile ısınıyor. “Bu çadırda beş aile birlikte yaşıyoruz” diyen E.T., “Burayı unuttular. Buradaki evlerin çoğu kerpiç. Büyük kısmı zarar gördü. Depremin merkez üssü burası, devamlı sallanıyoruz. Her şeyi kendi imkânlarımız ile karşılıyoruz. Bu çadırda 5 aile kalıyoruz. 21 kişiyiz. Yan yana yatıyoruz. Tuvalet banyo ihtiyacımızı dahi karşılayamıyoruz. Komşuya bir gidersin ikinci de gidemezsin. Bu depremde zengin olacaklar müteahhitler. Olan bize oldu” diye anlatıyor.

Hiçbir yardımın kendilerine ulaşmadığını ifade eden ailelerden biri de 3 çocuğu ile çadırda yaşayan Nimet Yetik. Çocuklarının kişisel bakım ihtiyacını eşinin çalıştığı okuldaki spor salonunda karşıladıklarını ifade eden Yetik, “Zor durumdayız. Bize gelen bir yardım yok. 24 günde bir defa gıda yardımı yaptılar” dedi.

SİVRİCE’DE PSİKOSOSYAL MERKEZ EKSİKLİĞİ

Hala artçı sarsıntılar ile sallanmaya devam eden Sivrice’de yaşayanlar, depremin etkilerini henüz üzerlerinden atabilmiş değil. Öyle ki, evi sağlam olanlar dahi dört duvar arasına girmek yerine çadırlarda kalmayı tercih ediyor. Depremin ardından özellikle çocukların çok etkilendiğini ve hala sorun yaşadıklarını söyleyen aileler, psikolojilerinin alt üst olduğunu söyledi. Elazığ merkezde kurulan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmet başkanlığının Psikososyal hizmet çadırı burada bulunmuyor.

YEREL MÜTEAHHİTLER MÜDAHİL EDİLMEDİ

Deprem yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına ilişkin sorunların yanı sıra kentte yıkılan yapıların yerine inşa edilecek binaların yapımını Trabzonlu müteahhitlerin yapacağına yönelik tartışmalar var. Konuya ilişkin bilgi aldığımız Elazığ İnşaat Müteahhitler Derneği Başkanı Osman Avcıl şunları söyledi:
“Yerel müteahhitleri müdahil etmediler. Trabzonlu müteahhitlerin bu işleri yapacağı söylentisi var. Onlar yapacak, parasını kazanıp gidecek. Bu şehirde bizler yaşayacağız. Deprem sonrası maddi manevi sıkıntılar yaşıyoruz. Bir de kentin müteahhitlik sektörü yara alırsa şehrin ekonomisi komple çöker. Bu konuda dönüş bekliyoruz. Önceki gün Sürsürü Mahallesi’nde yapılacak konutların ihalesi yapılmış. Elazığlı bir firmaya verilmiş ama diğer yerler henüz belirsiz. Bakan Kurum, Abdullah Paşa Mahallesi’nde kamu- hazine kısımları var. Onların belediyeye devredileceği, belediyenin yerel müteahhitler ile ihale usulü iş yapacağı söyleniyor ama nasıl olur bilmiyoruz” dedi.

Kredi ile ev satın alıp, depremde evi yıkılan ve sigortanın karşılamadığı sorunlara ilişkin derneğin hukuk müşavirliğinin destek sağlayacaklarını ifade eden Avcıl, “Bir bu konuda hukuk desteği sağlayacağız” diye konuştu.