'Hasankeyf için geç değil, bu projeyi durduracağız'

Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı Projesi’nin iptal edilmesini talep eden kitle örgütleri, Ankara Hasankeyf Koordinasyonu’nu kurdu. İlk ortak açıklamada, tarihi alanın yok olmasının önlenmesi için mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.
Çok sayıda meslek örgütü ve siyasi partinin katılımıyla kurulan Ankara Hasankeyf Koordinasyonu Mülkiyeliler Birliği’nde ortak açıklama yaptı.

Serkan Alan  salan@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Ilısu Baraj Gölü projesinin tamamlanmasıyla sular altında kalacak, geçmişi 11 bin 500 yıl önceye dayanan “açık hava müzesi” Hasankeyf için bir ses de Ankara’dan yükseldi. HDP, KESK, Mimarlar Odası Ankara Şubesi gibi çok sayıda meslek örgütü ve siyasi partinin katılımıyla kurulan Ankara Hasankeyf Koordinasyonu Mülkiyeliler Birliği’nde ortak açıklama yaptı.

HDP İzmir Milletvekili Murat Çepni, HDP milletvekilleri olarak 13 Temmuz’da Ilısu Köyü’ne giderek burada bir basın açıklaması gerçekleştireceklerini duyurdu.
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ise, “ Hasankeyf birçok kültürü barındırıyor ve birçok farklı kültürün nasıl barış içerisinde yaşadığının ifadesi. Orada yaşanan sosyal barışın yayılması, Anadolu’da barış içinde yaşamanın mekansallıklarının yayılması gerekirken sermayenin azgın para hırsına maruz kalıyor ve hedef oluyor” diye konuştu.

Ilısu Barajı’nın durdurulması, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin tüm sakinleriyle yaşatılmasını talep eden Ankara Hasankeyf Koordinasyonu’nun basın açıklamasının satır başları ise şu şekilde oldu:

HASANKEYF BİRÇOK KÜLTÜRÜN İZLERİNİ TAŞIYOR: Hasankeyf, Hellenistik dönemden Büyük Selçuklulara kadar Roma, Bizans, Eyyubi ve Akkoyunlular gibi farklı kültürlerden çok katmanlı kültürel mirası ve doğal çevre ilişkisi ile özgün bir doğal ve arkeolojik SİT alanıdır. İnsanlık tarihinin önemli olaylarına tanıklık etmiş bu yerleşim UNESCO Dünya Mirası kriterlerinin onda dokuzunu karşılayan nadir alanlardan biridir. Ancak, Türkiye, Hasankeyf’in Dünya Mirası Listesi’ne alınması için UNESCO’ya resmi bir başvuru yapmamış, UNESCO da tüm sivil toplum çağrılarına rağmen Hasankeyf’e ilgisiz kalmıştır. Ayrıca, baraj göl alanı sınırları içerisinde tarih öncesi dönemlerden Ortaçağ’a kadar izler taşıyan ve büyük bir çoğunluğu kazılmamış 289 höyük de Hasankeyf ile birlikte risk altındadır.

550 KÜLTÜREL VE TARİHİ VARLIK BULUNUYOR: Hasankeyf, sivil toplum kuruluşların EuropaNostra’ya başvurusu üzerine 2016 yılında “En Tehlike Altındaki 7 Kültür Mirası” listesine girdi. Hasankeyf’te günümüze kadar keşfedilen 550 kültürel ve tarihi varlık bulunuyor. Hasankeyf 1978 yılında Arkeolojik SİT alanı ilan edilmesine rağmen, korunması ve sonraki nesillere bırakılması için gerekli hiçbir çalışma yapılmamıştır. Alman Arkeoloji Enstitüsü İstanbul Şubesi’nin eski müdürü Prof. Adolf Hoffman’a göre, 1986 yılından beri kazılar yapılmasına rağmen kazılması gereken yerlerin en fazla yüzde 10’u kazılabildi.

İKLİMİN DEĞİŞMESİ DE BEKLENİYOR: Hasankeyf’in içinde bulunduğu Dicle Vadisi, aynı zamanda ekosistemi ve benzersiz biyo-çeşitliliğiyle çok önemli bir doğal mirasa sahip. Baraj gölü oluşursa büyük bir bölgede iklimin değişmesi ve daha dengesiz bir yağış rejimi olması bekleniyor. Bu değişimden dolayı sağlık sorunları da artacaktır. Baraj kapakları kapanır ve Ilısu Barajı ile HES projesi su tutarsa yaklaşık 80 bin insan evlerinden ayrılmak zorunda kalacak. Bir kısmı da ‘yeni Hasankeyf’e yerleştirilerek geçmişinden ve geleceğinden koparılacak.

IRAK ŞEHİRLERİNDE İÇME SUYU SIKINTISI ÇIKACAK: Ilısu Barajı’nın akış aşağı bölge üzerinde çok olumsuz etkileri olacaktır; özellikle Bağdat ve Musul gibi çok sayıda Irak şehrinin içme suyu temininde ciddi sorunlar çıkacak ve büyük oranda nehirlerden sulamaya dayalı Irak tarımı büyük risk altına girecektir. 2016’da UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren ve Ortadoğu’nun en büyük sulak alanı olan Mezopotamya Sazlıkları (Ahvar) bölgesine ulaşan suda ciddi azalma bu risklerin en başında gelmektedir.

ÇED RAPORU DAHİ BULUNMUYOR: Bitme aşamasına gelmiş Ilısu projesi yapılırken ulusal ve uluslararası birçok sözleşme ve yasa dikkate alınmamıştır. En basitinden projenin bilimsel bir Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporu dahi bulunmamaktadır. Ilısu projesi, 2013 yılında ilgili idari mahkeme tarafından ÇED hazırlanmadığı için durduruldu, ancak yasalar ve mevzuat değiştirilerek inşaata devam edildi.

PROJE DURMADI: Bölge ülkelerinde ve dünyada yüz binlerce imza toplanan kampanyalardan en son başlatılan ‘Hasankeyf için geç değil’ kampanyası da sürmektedir. 1980’lerden itibaren sular altında kalacak denilirken, bugün Hasankeyf ve Dicle Vadisi, 1988’den beri baraja karşı çıkan ulusal ve uluslararası onlarca sivil toplum kuruluşu ve milyonlarca insanın verdiği tepki sonucu hâlâ ayakta. Türkiye Hükümetine Ilısu Baraj Projesi’ni bir an önce durdurması çağrıları devam ederken, 10 Haziran’da gerçekleşeceği ilan edilen su tutma işlemi ertelendi. Ama proje durdurulmadı.

MÜCADELE GENİŞLETİLEREK DEVAM ETMELİ: Mezopotamya Sazlıkları’nın kurumaması ve orada bir çocuğun su içmeye devam etmesi için daha geç değil. Dünyada benzeri olmayan bir evrensel miras alanı olan Hasankeyf için geç değil. Bazı eserleri taşınmış ve kale etrafında devasa set örülmüş olsa bile Hasankeyf için geç değil. Baraj kapakları kapatılsa da geç değil. Baraj gölü dolsa da geç değil. Sona yaklaşılmış olsa da Ilısu projesinin neresinden dönersek dönelim, bu hepimize kârdır. Bir an önce Ilısu Barajı durdurulmalı ve proje iptal edilmelidir. Hasankeyf Koordinasyonu olarak da Hasankeyf’in ve Dicle vadisinin kurtarılması için, Ilısu baraj projesi bitmiş olsa bile su tutulmasına karşı durmak ve su tutulsa bile baraj havzasından suyu boşaltmak için mücadelenin genişletilerek devam ettirilmesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz.

TAŞINAN 7 ESERİ TEKRAR YERİNE TAŞIYACAĞIZ: Bu talepler sadece Hasankeyf Koordinasyonu’nun değil 11 bin 500 yıllık tarihin, kazısı bile yapılmamış höyüklerin, baraj yüzünden bozulmamış ekosistemin, kuşun, balığın, binlerce yıldır yaşayan doğanın çığlığıdır. Bu çığlığa ses olacağınıza canı gönülden inanıyoruz. Hasankeyf’in Allianoi gibi su altında kalmaması için elimizden geleni yapacağız! Unutmayın, Hasankeyf sadece taşınan o 7 eser değil. Umudumuz, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni suları altında bırakarak doğa, yaşam, tarih, kültür ve hafızayı yok edecek Ilısu Barajı’nı durdurmak. Umudumuzu asla kaybetmeyeceğimizi burada bir kere daha ilan ediyoruz! Ve biliyoruz, bir gün bu projeyi durduracağız ve taşınan 7 eseri tekrar eski yerine taşıyacağız! Hayalperest değiliz. Hasankeyf ve Dicle Vadisi kadar gerçeğiz! Şimdiden bu mücadeleye ses katacak, güç verecek herkese Hasankeyf adına, doğa adına, çevre adına Hasankeyf Koordinasyonu olarak teşekkürlerimizi iletmek isteriz. Dicle Vadisini ve en az 11 bin 500 yıllık tarihe sahip Hasankeyf kentini kurtarabiliriz. Bu sorumluluğu alacak herkesi de Hasankeyf Koordinasyonu içinde yer almaya davet ediyoruz. (DUVAR)