Acayip işler oldu…

Programın moderatörü İsmail Küçükkaya, her soru için üçer dakika verileceğini söyledi. İlk sorusu “Biz bu seçime niye giriyoruz?” oldu. Binali Yıldırım özetle “Acayip işler oldu. Yenilenmesine karar verildi. Bizim tercihimiz seçimin yenilenmemesiydi. CHP bize yardımcı olmadı” dedi. Oylar çalındı iddiasının arkasında durduğunu yineledi.

Filiz Gazi  

DUVAR – Türkiye’de seçime girecek iki büyük partinin liderinin canlı yayına katılması en son 2002 yılında Kanal D stüdyolarında gerçekleşmişti. Cumhuriyet Halk Partisi lideri Deniz Baykal ile Adalet ve Kalkınma Partisi lideri Recep Tayyip Erdoğan seçime bir hafta kala, gazeteci Uğur Dündar’ın “Seçim Arenası” programına konuk olmuşlardı.

Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım ve Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu’nun katıldığı program yaklaşık üç saat sürdü. İki kez olmak suretiyle 10’ar dakika reklam arası verildi.

2002’den yana benzer bir kapışma izlenmediği için, adaylar gelmeden gazeteciler arasında birçok şakalaşma yapıldı. Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’ne ilk Ekrem İmamoğlu geldi. Binali Yıldırım geldiğinde ise “Ekrem İmamoğlu’nun yerinde olsak stüdyoyu terk ederdik. İlk seferde randevusuna geç geldi” diyalogları dönüyordu. Ekrem İmamoğlu binaya girerken, “Her şey çok güzel olacak” dedi. Binalı Yıldırım daha da şaşaalı ve samimi bir şekilde gazeteci sırasını adım adım selamladı. Kimi gazetecilerin, babalar gününü kutladı.

’31 MART AKŞAMINI GEÇELİM TAKILDIK KALDIK’

Programın moderatörü İsmail Küçükkaya, her soru için üçer dakika verileceğini söyledi. İlk sorusu “Biz bu seçime niye giriyoruz?” oldu. Binali Yıldırım özetle “Acayip işler oldu. Yenilenmesine karar verildi. Bizim tercihimiz seçimin yenilenmemesiydi. CHP bize yardımcı olmadı” dedi. Oylar çalındı iddiasının arkasında durduğunu yineledi.

31 Mart gecesini saat saat hatırlatmak, konuşmak isteyen İmamoğlu’na karşılık o geceyi hiç konuşmak istemeyen bir Binali Yıldırım vardı. Üç defadan fazla o akşamı konuşmak istemediğini belirtti. “31 Mart akşamını geçelim. Takıldık kaldık” dedi. Akabinde “Vaatlere geçecek miyiz?” diye sordu. Bu konuyu anlatmak için o kadar istekliydi ki, sorusu gelmeden, 25 yıllık iktidarları boyunca yapılanların geçmiş yıllara mukayesesini şablonlarla anlattı.

Binali Yıldırım tedirginlikten kaynaklı sürekli gülümsüyordu. Onuncu dakikadan sonra sinirlenmeye başladı. Ekrem İmamoğlu ise dersine çalışmış öğrenci gibi hazırlıklıydı. Binalı Yıldırım tedirginliğini yatıştırmak için takındığı gülümsemeyi bir türlü bırakamadı. Hatta birçok caps’in yapılacağı yüz ifadeleri verdiğini söyleyebilirim. Önümüzdeki günlerde sanırım göreceğiz. Yavaş konuşuyordu. Somut verilerle, argümanlarla konuşmadı. Yıldırım’ın bakışında mealen muhatabı için “Boş konuşuyorsun” ifadesi vardı. Fazlaca ciddiye aldığın, alt edemeyeceğini düşündüğün birinin karşısında kurtarıcı olarak yüze yerleşen ifadeydi diyebilirim.

‘ANLATAMADIK ARKADAŞA’

Ekrem İmamoğlu “Anadolu Ajansı’nın sizin için yaptıkları ifade ediyor?” sorusuna “Ben bilemem ne” diye yanıt verdi. Binalı Yıldırım kimi soruları yanıtlamadı. Misal, “25 yıldır iktidardasınız neden yapmadınız?” sorusu, “Bu seçimin manası ne sizin açınızdan? Erdoğan geri planda kalmış gözüküyor” sorusu…

Programın bir yerinde Binalı Yıldırım “Anlatamadık arkadaşa…” da deyiverdi. Ekrem İmamoğlu ise üslup konusunda daha özenliydi. Yine Binali Yıldırım, verilerin yedeklenmesi sorusunda, “Teknolojiyle aram iyidir” diyerek sözüne başladı. Akla ister istemez mouse kullanma şekli geldi.

Ekrem İmamoğlu, Sayıştay raporlarından aktardığı bilgiye göre sadece İstanbul Belediyesi’ne ait bin 810 araç olduğunu, yedi personele bir araç düştüğünü söylediğinde ise Binalı Yıldırım ilkin “Bunlar Sayıştay raporunda yok” dedi. Daha sonra ise mırıltı halinde raporu okumadığını söyledi.

Önümüzdeki günlerde illaki programda gerçekleşen onlarca detay konuşulacaktır. İlk elden, hızlıca aktaracağım bunlar.