Cumartesi Anneleri'nden 2017'nin son eylemi: Umutsuzluğa yer yok, umut hep olacak

Kayıplarının akıbetini sormak için 1995’ten bu yana her Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, yeni yıl dolayısıyla bu kez kayıpları için Galatasaray Meydanı’nda mumlar yaktı. Aileler "İnsanlar yılbaşı ağacı süslerken, biz dilek ağacımızla Galatasaray'dayız" dedi.

Google Haberlere Abone ol

İSTANBUL - Tüm dünya yeni yılı sevdikleriyle birlikte karşılarken, Cumartesi Anneleri bu sene de kayıplarına kavuşma dileğiyle karşılıyor. 22 yıllık mücadele alanları Galatasaray Meydanı'nda yılbaşı ağacı yerine dilek ağacı kuran kayıp yakınları, ağaca kayıplarının fotoğraflarını astı, mumlar yaktı. Bandista da "Benim Annem Cumartesi" şarkısıyla Galatasaray Meydanı'ndaydı.

'GALATASARAY SEVDİKLERİMİZLE BULUŞMA MEKANIMIZ'

Yoğun yağış altında gerçekleştirilen eylemde ilk olarak ortak açıklama okundu. Aileler adına ortak açıklamayı Maside Ocak gerçekleştirdi. Ocak, "Yeni yılda dileğimiz kayıplarımızı bulmak. İnsanlar yılbaşı ağacı süslerken, biz dilek ağacımızla Galatasaray'dayız. Çünkü Galatasaray, bizim gözaltında kaybedilen sevdiklerimizle buluşma mekanımızdır. Kayıplarımıza 'sizi unutmadık' diyen sesimizi ulaştırma mekanımızdır. Galatasaray, bizim kaybedenlerden hesap sorma mekanımızdır" dedi.

"Bize dayatılan adaletsizliğe ve zulme boyun eğmeyeceğimizi ilan etme mekanımız burasıdır" diyen Ocak son olarak şunları söyledi: "Bize hukukun tüm kanallarını kapatanlara, adalet için mücadele etmekten vazgeçmeme kararlılığımızı gösterme mekanımızdır. Galatasaray, bizim umudu ve direnci birlikte büyüttüğümüz mekanımızdır. Galatasaray, bizim 'umutsuzluğa yer yok, insan olmakta ısrar ettiğimiz sürece umut hep olacak' diyerek topluma seslendiğimiz mekanımızdır. Galatasaray, herkes adına, insanlık onuruna sahip çıktığımız mekanımızdır. Onurun ve vicdanın mekanından diliyoruz ki, 2018 demokratik hukuk devletine giden yolun başlangıcı olsun. 2018 hakikat ve adaletin önündeki engellerin kaldırılmasının ilk adımı olsun. 2018 bizi kayıplarımıza yaklaştıran bir yıl olsun."

'KOŞULLAR NE OLURSA OLSUN KAYIPLARIMIZI BULACAĞIZ'

Ardından söz alan Cemil Kırbayır'ın abisi Mikail Kırbayır, "Sevdiklerimizi gözaltında kaybedip bizi 22 yıldır belirsizliklere terk eden zihniyetle mücadele ediyoruz. Biz bunlarla mücadele ederken onlar da yok etme politikalarında, inkar politikalarında ısrar ediyorlar" dedi. Cemil Kırbayır'ın işkencede yok edildiğinin, cenazesinin devletin güvenlik görevlileri tarafından ortadan kaldırıldığının Meclis tarafından tespit edildiğini hatırlatan Kırbayır, Kars Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011 yılında başlattığı soruşturmada hala bir ilerleme olmadığını söyledi. Kırbayır, "12 Eylül zihniyeti devam ediyor. Yok etme politikası, devletin 'öldürürüm ve kimseye hesap vermem' zihniyeti devam ediyor. Koşullar ne olursa olsun, nereye giderlerse gitsinler yaşadığımız müddetçe biz takipçiyiz, bizden sonra da geride kalanlarımız takip edecektir" diye konuştu.

'BU DEVLET HAYATIMIZI KURU AĞACA ÇEVİRDİ'

Kenan Bilgin'in kardeşi İrfan Bilgin, "Bizim hayatımızı, eşlerimizin, kardeşlerimizin, babalarımızın hayatını şu kuru ağaca çevirdi bu devletin kendisi. 22 yıldır hayatımızı yeşertemedik" dedi. 22 yıldır kayıpları için mücadele ettiklerini söyleyen Bilgin, AİHM kararlarına, tanık anlatımlarına rağmen dosyaların sümen altı edildiğini kaydetti. Bilgin, "Bu devletin yargısı, bu devletin adaleti... Benim bu ülkeyi yönetenlerden bir beklentim yok. Türkiye halklarından beklentim var. Bu adaletsizliği nasıl durdurabiliriz, tüm derdimiz bu. Katillerin cezalandırılması bizim gücümüzle olacaktır. Onlar yargılanıncaya kadar yakalarını bırakmayacağız" diye konuştu.

'HESAP SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ'

Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren, "Bu ülke karanlıklar ülkesi. Ben aydınlığı görmedim. Aydınlığı görmediğimiz gibi sizler bu ülkeyi daha çok karanlığa sürüklemek için KHK'larla bir takım kararlar alıyorsunuz. Daha önce yaşanmış, bedeller ödenmiş yasaları tekrar önümüze çıkararak ülkeyi kaosa sürüklüyor, faili meçhul cinayetleri artırmanın peşinde yol alıyorsunuz" dedi. Ancak her karanlığın bir aydınlığı olduğunu ve kendilerinin de bu umutlarla Galatasaray'da olduklarını dile getiren Eren, "Karanlıkları aydınlığa çıkaracak olan bizleriz" dedi. Eren, kayıpları unutturmayacaklarını söyledi ve ekledi: "Tek bir kemik kalmayıncaya kadar burada olmaya, hesap sormaya devam edeceğiz."

'KAYIPLARIN BULUNACAĞI BİR YIL OLSUN'

Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç, "22 yıldır feryat ediyoruz. Ama bir türlü kayıpların akıbetine, sorumluların yargılanmasına ilişkin bir arpa boyu yol alamadık" dedi, ancak mücadeleyi bundan sonra da kararlı bir şekilde sürdüreceklerini söyledi. Karakoç, 2018'in katillerin yargılandığı, kayıpların bulunduğu yıl olmasını diledi.

'ADALETİ İRADEMİZLE TESİS EDECEĞİZ'

Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak, "22 yıldır devletin işlediği insanlık suçlarıyla hesaplaşması, yüzleşmesi için buradayız. Ama ne yazık ki devletin kirli yüzüyle yüzleşme sözü verenler devletin kirli işlerini yürütenlerle artık kol kola yürüyorlar" dedi. Mehmet Ağar'ın her dönemin karanlık insanı olduğunu ve birçok kaybın faili olduğunu belirten Ocak, "İktidarda olanlardan artık hukuku, adaleti, insanlık suçlarıyla yüzleşmeyi beklemiyoruz. Biz inancımızla, irademizle, ısrarımızla bu meydanlarda bağıra çağıra feryadımızı insanlara duyura duyura adaleti tesis edeceğiz" dedi.

Konuşmaların ardından eylem, Bandistan'nın söylediği "Benim Annem Cumartesi" şarkısıyla son