15 Temmuz'daki salâdan gözaltıya

Adana’da yaşayan 70 yaşındaki gönüllü müezzin Yusuf Süne, evine yapılan polis baskınında kelepçelenerek gözaltına alındı. 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı camide sabaha kadar sela okuyan Yusaf amcaya şimdi 'terörist' suçlaması yöneltiliyor. 

Google Haberlere Abone ol

TUGAY BEK (*)

Yetmiş yaşındaki Yusuf Süne, Adana Gülbahçe Mahallesinde oturuyor. Yusuf amca evinin olduğu sokakta bulunan camide hiç bir maddi karşılık beklemeden, Allah rızası için gönüllü müezzinlik yapıyor. Yıllardır bütün zamanı evle cami arasında geçen Yusuf Amca’yı, yaşının getirdiği rahatsızlık nedeni ile hastaneye gitmeyecek olsa, bu sokak dışında gören olmazdı.

Yusuf Amca’nın tüm mahalle uyurken okuduğu ezanın sesi o sabah alçaktan uçan helikopterlerin gürültüsüne karışıyordu. Yaşlı müezzin cemaati beklerken mütevazı camisinin bir köşesinde oturup Kur’an okumaya başladı.

Bu sırada sabah namazlarında cemaat arasında görmediği en küçük oğlu telaşla caminin kapısından içeri girdi. Oğlunun anlattığına göre evinin önüne, üç zırhlı araçla birlikte başlarında sivil polisler olduğu halde, kar maskeli uzun namlulu silahları ile otuz kadar özel harekat polisi gelmişti. Yusuf Amca’nın çocuklarından Cihat iki yıl önce mahallede gerçekleşen bir gösteriye müdahale eden polisler tarafından dövülerek gözaltına alınmış sonrasında da yargılanıp beraat etmişti. Üç ay kadar önce yine böyle bir sabah polisler evi basmış ve hakkında ihbar var diyerek götürülen Cihat, on gün nezarette tutulduktan sonra bırakılmış tüm aile buna da çok şükür demişti.

EVİN ALTINI ÜSTÜNE GETİRDİLER

Yusuf Amca, polislerin yine Cihat’ı almak için gelmiş olduğunu düşüncesi ve telaşı içinde hızla camiden çıktı. Yusuf Amca gelene kadar evin altını üstüne getirmişti  polisler. Yüklükteki yorganlar yerlere saçılmış, kanepelerin içleri boşaltılmış, torunları tarafından kullanılan bilgisayarlara el konulmuştu. Polisler, ellerinde arama ve yakalama kararını gösterip bastonuna dayanarak nefes nefese gelen Yusuf Amca’yı oracıkta kelepçeleyip gözaltına aldılar. Çocuklarının ve yaşlı eşinin Kürtçe ve Türkçe  karışık feryatları ve gözyaşları da Yusuf Amca’nın götürülmesini engelleyememişti.

Yusuf Amca çevresinde bugüne dek emniyetle ve adliyeyle hiç işi olmaması ile övünürdü. 1992 yılında yaşanan çatışmalardan ve devlet baskısından korktuğu için doğup büyüdüğü İdil’in Sulak köyünden 11 çocuğunu da yanına alarak Adana’ya yerleşmişti Yusuf Süne.

FARKLI YAŞLARDAN 34 GÖZALTI

Emniyete geldiğinde ise bir kısmını mahalleden tanıdığı, farklı yaşlarda kadın ve erkeklerden oluşan 34 kişinin gözaltına alındığını gördü. “Terör örgütü üyesi olmak” suçlaması ile evi basılan Yusuf Amca ne diye gözaltına alındığına anlam veremiyordu. Nezarette birlikte kaldıkları gençler, “Her zamanki gibi yine ihbar var diye bizi getirmişlerdir” diyordu. Kendi halinde bir yaşantısı olan, tek bir sevmeyeni olmayan Yusuf Amca kimsenin yaşlı bir müezzin hakkında ihbarda bulunabileceğine ihtimal vermiyordu.

Emniyet Müdürlüğü’nün bilgilendirmesi ile gözaltına alınanlar henüz yolda iken operasyon medyada son dakika haberi olarak yer buldu. “Adana merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, terör örgütü PKK/KCK adına faaliyette bulunduğu belirtilen 34 şüpheli gözaltına alındı” şeklinde haberler yapıldı. Emniyetin basına servis ettiği hali ile, noktasına virgülüne dokunmadan aynı şekilde verilen bu haberlerle, devletin, teröriste bir an bile göz açtırmadığını “inlerine kadar girildiğini” düşünmemiz isteniyor olmalıydı. Gözaltına alınanlar arasında görüştüklerimden birisi aynı mahallede berber, bir başkası ise bir fabrikada işçi servisi şoförüydü. “Teröristler yakalandı” manşetinin arkasında gizlenen, asla haber değeri taşımayan ve halktan saklanan gerçek, hepsinin sıradan insanlar olduğuydu. OHAL kararnameleriyle getirilen yeni düzenlemeler yüzünden Yusuf Amca ve beraberindekiler daha iki hafta gözaltında tutulabilecek. Sonrası ise Allah Kerim. Devletin başındakiler bol bayraklı, bol ‘kahrolsun’lu toplantılarda mikrofonu kapıp “Son terörist yakalanıp ortadan kaldırılıncaya kadar bu mücadele devam edecek” diye nutuk atıyorlar. Asla sonu gelmeyecek ama benim emniyette gördüğüm “son terörist” gönüllü müezzinlik yapan yetmiş yaşındaki Yusuf Süne’ydi. Moral vermeye çalıştığım, sohbet ettiğimiz Yusuf Amca, “Bizler Kürt olduğumuz için buradayız ama zulümle abat olanın akıbeti berbat olur” diye uğurladı beni.

(*) Avukat

(Kaynak: Evrensel)