'Bölge halkı hem devleti hem PKK'yi suçluyor'

Uluslararası Kriz Grubu'nun PKK'yle çatışmaya dair saha çalışmasından: Bölge halkı devlete kırgın ama PKK'yı da hendek ve barikatlarla özerk mahalleler kurmak gibi gerçekçi olmayan bir amaca ulaşmak için Türkiye'deki toplumsal tabanını feda etmeyi göze almış olmakla suçluyor.
Nusaybin'in dokuz mahallesinde yaşayanlar operasyonlar nedeniyle göç ettirilmişti.

DUVAR – Dünya çapında silahlı ihtilafların engellenmesi için çalışan Uluslararası Kriz Grubu (ICG), Türkiye’de PKK ile çatışmalarla ilgili saha çalışması, yüz yüze görüşme ve açık kaynak araştırmasına dayanan raporunu açıkladı. ‘Türkiye’deki PKK Çatışmasını Yönetmek: Nusaybin Örneği’ başlıklı raporda ilçe nüfusunun dörtte birinin evini kaybettiği belirtilirken, Nusaybin çatışmanın en yoğun yaşandığı yerlerden biri olarak tanımlandı.

Bölgede yaşayanların şiddet olaylarının neden tırmandığı konusunda çelişkili açıklamalara maruz kaldığının vurgulandığı raporda, şu ifadelere yer verildi:

  • “Hükümet yanlıları geriye dönük olarak barış süreci sırasında (2013-1015) güneydoğuda PKK’nin örgütlenebilmiş olmasını Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) adını verdikleri ve 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sorumlu tuttukları oluşumla bağlantılı kadrolara atfediyor.”
  • “Buna karşılık bazı Kürt hareketi temsilcileri Ankara’da milliyetçi politikaları destekleyen unsurların ve bizzat Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yasal Kürt siyasi hareketine yönelik baskıları ve yargılamaları meşrulaştırmak için şiddeti özellikle tırmandırdığını öne sürüyor.”
  • “Bölge halkı devlete kırgın ama PKK’yı da hendek ve barikatlarla özerk mahalleler kurmak gibi gerçekçi olmayan bir amaca ulaşmak için Türkiye’deki toplumsal tabanını feda etmeyi göze almış olmakla suçluyor.”

Uluslararası Kriz Grubu’na göre, çatışmanın yeniden alevlenmesini önlemenin yolu, devletin toplumun güvenini kazanması ve hak talepleri konusunda adım atmasından geçiyor.

‘EN AZ 393 SİVİL ÖLDÜ’

Raporda, Temmuz 2015’te şiddetin yeniden tırmanmasının, çatışmaların şehir merkezlerinde yoğun olarak yaşanmasının ve PKK’nin el yapımı bombalarla gerçekleştirdiği saldırılarla dolu bir dönemin ardından, çatışmaların Haziran 2016’da kırsal alana taşındığı vurgulandı. Raporda, “21 ayda en az 2 bin 748 kişi öldü, yaklaşık 100 bin kişi evini kaybetti ve 400 bin kadar kişi geçici olarak yerinden edildi” ifadelerine yer verildi. Rapora göre, hayatını kaybedenlerin 921’i güvenlik görevlisi. Çatışmalarda ayrıca en az 1215 PKK’li de öldü.

En az 393 sivilin çatışmalarda hayatını kaybettiği, yaşları 16 ile 35 arasında değişen en az 219 kişinin de herhangi bir örgüt bağlantısı olup olmadığının tespit edilemediği de vurgulandı. ICG, bu verileri açık kaynaklardan yaptığı araştırmayla derlendiğini belirtti.

‘KALICI ÇÖZÜM İÇİN MÜZAKERE ŞART’

‘Baharın gelmesiyle çatışmaların yeniden artması olasılığının yüksek olduğunun’ vurgulandığı raporda şu değerlendirmelere yer verildi:

“Ankara ve PKK’nın uzantılarının karşı karşıya geldiği Suriye savaşı tehlikeyi daha da büyütüyor. Kalıcı çözüm için Türkiye ile PKK arasında görüşmelerin yeniden başlaması elzem. Buna paralel olarak Kürtlerin ana dilde eğitim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, seçim barajının düşürülmesi, terörle mücadele yasalarının reformu ve anayasanın etnik atıflardan arındırılması gibi alanlardaki taleplerinin karşılanması için çaba harcanması gerekecektir.” (Kaynak: BBC Türkçe)