Türkiye-İsrail anlaşması kabul edildi

Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'ndaki oylamayla kabul edildi.

Hülya Karabağlı hkarabagli@gazeteduvar.com.tr

ANKARA – Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulundaki oylamayla kabul edildi. Anlaşmaya göre İsrail’den gelecek paranın dağıtımında sorumluluk Türkiye’nin olacak, İsrail sonrasında bir yükümlülük üstlenmeyecek.
TBMM bu kararın ardından 1 Ekim tarihine kadar tatile girdi.

İsrail’in, 31 Mayıs 2010’da yaşanan Mavi Marmara olayında yakınlarını kaybeden ailelere  Türkiye tarafından açılacak bir hesaba 20 milyon dolar ödeme  gibi bir çok maddesi olan anlaşmaya CHP ve HDP kanadından sert eleştiri geldi.

CHP  Grubu adına  konuşan Ardahan Milletvekili Oktay Öztürk, “Bu gece ‘one minute’ efsanesinin ve cazibesinin de bittiği bir gece. ‘İsrail terör devletidir. İsrail katildir. Biz oldukça olumlu bir şey düşünemeyiz İsrail’le’ efsanesinin de bittiği bir gecedir bu gece” derken, HDP Bingöl Milletvekili Hişyar Özsoy, Mavi Marmara mağdurlarından açılan 32 tane davadan ikisinin karara bağlandığını  ve  300 milyar civarında bir tazminata hükmedildiğine dikkat çekti. “Bunları da yani oluşabilecek tazminatları da İsrail devleti adına bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti devleti ödeyecek. Yani, biz kendi cebimizden çıkan vergilerle Mavi Marmara mağdurlarına tazminat verebilecek duruma düşebiliriz” deyince AK Partilileri kızdırdı.

İsrail  anlaşması genel kurul tutanaklarına şöyle yansıdı:

CHP GRUBU ADINA ÖZTÜRK YILMAZ (Ardahan) – Bu gece siyasi iktidarın dış politikada bugün burada görüştüğümüz 6 maddelik anlaşmayla caydırıcılığını kaybettiğinin tescil edildiği bir gece. Aynı şekilde, bu gece “one minute” efsanesinin ve cazibesinin de bittiği bir gece. “İsrail terör devletidir. İsrail katildir. Biz oldukça olumlu bir şey düşünemeyiz İsrail’le” efsanesinin de bittiği bir gecedir bu gece.

‘BU ANLAŞMA KAPAMA ANLAŞMASI’

Yani anlaşma İsrail’i perdeliyor, tazminat Türkiye’ye rücu ediliyor. Yine Türkiye’nin ödemesi, İsrail’in tamamen 20 milyon doları verip hukuki, cezai süreçten muaf olmasını öngörüyor, hiçbir şekilde dava açılmamasını öngörüyor. “Uluslararası dava açılabilir.” denildi Dışişleri Komisyonunda; ona da açıklık getirmek istiyorum: İsrail askerleriyle ilgili açılmış olan 34 tane davanın sonuçlanmasını istemiyorsunuz, sonuçlanan varsa da onları kapamak istiyorsunuz ve daha önemlisi, en önemli konu, İsrail askerleriyle ilgili ceza davalarının veya haklarında çıkarılacak tutuklama müzakereleriyle olaya karışan İsrail askerlerinin bir şekilde Türkiye’ye geldikleri zaman burada tutuklanmalarının da önünü kapatıyorsunuz. Bu anlaşma bir kapama anlaşması. İsrail askerleri her açıdan güvenceye alınıyor, hiçbir şekilde dokunulamıyor.

 GAZZE ÜZERİNDEKİ ABLUKAYI TANIMIŞ OLUYORUZ

Peki bu ne demektir? 1) Biz Gazze üzerindeki İsrail ambargosunu tanımış oluyoruz. 2) Gazze üzerindeki İsrail egemenliğini de böylece tanımış oluyoruz çünkü Mavi Marmara gemisinin gidiş amacı, oraya giderek o ambargoyu yıkmak, orada uygulanan kuralları altüst etmekti. Şimdi bu anlaşma o çarkı geri döndürüyor. Bizim bunu bilmemiz lazım.

Ayrıca, merak ediyorum, bu Hamas konusu niye hiç gazetelerde geçmiyor. Biz, Hamas yüzünden Batı Şeria’yla ilişkilerimizin açılmasına sebep olmadık mı? Hamas yüzünden Filistin’in birlik ve bütünlüğü konusunda maalesef Hamas yüzünden Batı Şeria’daki yönetimle alınganlık içerisine girmedik mi? Şimdi, bu da satılmış oluyor. Peki, bu konuya, Hamas konusuna değirmeyi hiç düşünmüyor musunuz? Bakınız, bu mutabakatta var, burada var, Hamas’la ilgili maddedir bu. Bunun FETÖ terör örgütüyle, PKK’yla falan da alakası yok, burada adres bellidir. Diplomatik bir lisanla ancak bu şekilde ifade edilebilir. Buradaki adres Hamas’tır, Hamas’ın faaliyetlerine zincir vurulmasıdır, “terör” olarak lanse edilen aktivitelerin engellenmesidir.

HDP GRUBU ADINA HİŞYAR ÖZSOY (Bingöl): “20 milyon doları ben size vereceğim, siz bu meselenin üstünü kapatın.” Hem siyasi olarak kapatacaksınız hem diplomatik olarak kapatacaksınız hem de hukuki anlamda Türkiye Cumhuriyeti devletinin İsrail’den herhangi bir cezai veyahut da hukuki talebi olmayacak. Artı, olur da Mavi Marmara’nın mağdurları dava açarlarsa -ki 32 tane açılmış dava var, 2 tanesi de karara bağlanmış, 300 milyar civarında bir tazminata hükmetmişler- bunları da yani oluşabilecek tazminatları da İsrail devleti adına bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti devleti ödeyecek. Yani, biz kendi cebimizden çıkan vergilerle Mavi Marmara mağdurlarına tazminat verebilecek duruma düşebiliriz. İsrail’in yaptığı… (Gürültüler)

MAĞDURLARIN FİKRİNE ÇOK FAZLA BAŞVURULMAMIŞ

Değerli arkadaşlar, burada çok önemli olan bir şey, bu anlaşmanın hazırlanma, yazım ve imzalanma süreçlerinde bizim anlayabildiğimiz kadarıyla, basından takip edebildiğimiz kadarıyla Mavi Marmara mağdurlarının fikirlerine çok fazla başvurulmamış çünkü feryat figan ediyorlar şu an.

NİYE KÜRTLERLE YENİ BİR İLİŞKİ ZEMİNİ  OLUŞTURULMUYOR

Peki, biz diyoruz, İsrail’e gideceğinize -gidin, yine gidin ama- Rusya’ya gideceğinize, Putin’e, Esad’a gideceğinize ileride ya da gizli gizli görüşeceğinize, Sisi’ye gideceğinize yahu niye Kürtlere gitmiyorsunuz? “Müslüman” diyorsunuz, “kardeşim” diyorsunuz, “Bin yıldır birlikte yaşıyoruz.” diyorsunuz, niye Kürtlerle yeni bir ilişki zemini aramak kimsenin aklına gelmiyor? Biraz sıkıntılı değil mi? Hem de sınırın diğer tarafı.

Bakın, o sınırların karşı tarafında dünya kadar akrabamız var bizim. Geçen gün bir vekilimizin 7-8 tane akrabası Kamışlı’daki patlamada öldü, Mardin vekilimizin. Bu kadar yakın. Bunlarla görüşmenin zeminini aramayıp gidip “İsrail’den belki istihbarat ve askerî destek alırım, Kürtleri Suriye’de boğarım, belki Rusya üzerinden Esad’ı ikna ederim…” Zaten Esad saldırmaya başladı Kürtlere, bazılarının gözaydın olsun, uçaklarla şimdi Haseke’yi vuruyor, Kamışlı’yı vuruyor. Hani, Kürtler ile Esad kardeşti ya! Amerika da uçaklarını göndermiş şu an Kamışlı’nın üzerinde, orada burada dönüyor yani.

Bu işleri daha kolay çözebilmenin bir yolu var. Biz hâlâ olduğumuz noktadayız. Beş, altı ay önce ne diyorsak onu diyorduk. Bu kadar gidip bütün dünyanın etrafını dönmeye gerek yok. Oturun, Kürtlerle tertemiz, adil bir barış yapın hem Türkiye’de hem de Suriye’deki Kürtlerle ilişkilerini düzenleyin, siz de, biz de, hepimiz de doğru düzgün Orta Doğu’da yeni bir pozisyon alalım. Aksi hâlde eski politikanızı eskiden dost olan sonra düşman olan yeniden dost yapmaya çalıştığınız gruplarla, ülkelerle eski politikayı devam ettirmeye çalışırsanız gerçekten beyhudedir. Bunun siyasi faturası belki Hükûmete kesilir ama genel faturası Türkiye’de yaşayan herkese kesilir.

ANLAŞMA NE GETİRİYOR?

Anlaşma, İsrail’in, İsrail adına hareket edenlerin ve İsrail vatandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti veya Türk gerçek veya tüzel kişileri tarafından MaviMarmara hadisesiyle ilgili kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’de yapılmış veya yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan tamamen muaf tutulmalarını sağlayacak.

Herhangi bir Türk gerçek veya tüzel kişisi tarafından veya bu kişiler adına, İsrail Hükümeti veya gerçek veya tüzel kişilerine karşı herhangi bir para talebi öne sürülmesi veya taleplerin sürdürülmesi halinde, yukarıdaki hükümlere bakılmaksızın, İsrail Hükümeti, onun adına hareket edenler veya İsrail vatandaşlarının tüm kayıpları, masrafları, hasarları ve harcamaları Türk Hükümeti tarafından karşılanacak.

Bu anlaşma, tarafların yürürlük için gerekli iç hukuk usullerinin tamamlandığına dair birbirlerine diplomatik kanallardan yaptıkları yazılı bildirimlerden sonuncusunun alındığı tarihte yürürlüğe girecek.