Duygular sosyolojisine başlangıç*

Duygularının etkisi ile yaptığı ya da yapmadığı her davranış bireyi, içinde bulunduğu sosyal ilişkiler ağında yeni bir boyuta taşır. Böylece bireyin psikolojik bir varlık olarak sahip olduğu duygularının toplumsal çıktıları olduğu açıkça görülebilir.

Google Haberlere Abone ol

Zeynep Kurnaz**

İnsanlar bulundukları toplum/topluluk içerisinde pek çok zaman duygularının yönlendirmeleri ile hareket edebilmektedirler. Tabii duyguları ile değil mantıksal çıkarımlar yolu ile hareket eden bireyler de vardır. Ancak mantık bağlamında hareket etme kararının da yine başka duyguların sonucu olması bizi yeni tartışmalara götürecektir. Şimdilik bu tartışmaları ileri zamanlara bırakıyoruz.

Bir birey sevdiğinden, üzüldüğünden, korktuğundan yahut nefret ettiğinden dolayı birçok şeyi yapabilir ya da yapmayabilir; birçok şeye inancını yitirebilir ya da birçok şeye inanç tazeleyebilir; taşınabilir, iş değiştirebilir, evlenebilir ya da boşanabilir. Duygularının etkisi ile yaptığı ya da yapmadığı her davranış bireyi, içinde bulunduğu sosyal ilişkiler ağında yeni bir boyuta taşır. Böylece bireyin psikolojik bir varlık olarak sahip olduğu duygularının toplumsal çıktıları olduğu açıkça görülebilir.

.

Son yıllarda her an gündemde olan kadına yönelik şiddet konusu çerçevesinde bir örnekle devam edersek, bir erkek sevgilisi kendisinden ayrıldığı için acı çekiyor olabilir. İçinde bulunduğu acı ve duygusal yıkım, erkekte kadını tehdit etme ve kendisinden ayrılmamaya zorlama davranışını ortaya çıkartabilir. Erkeğin tehdit ve zorlama davranışı kadında korku, tükenmişlik, ya da güç istenci vb. duygularını ortaya çıkartabilir. Erkek bu duygu ve davranışları neticesinde kadına yönelik şiddet uyguladığında erkeğin içinde bulunduğu duygusal durum bir kadın cinayeti ile sonuçlanabilir; ya da kadın içinde bulunduğu duygu durumu neticesinde mücadele edebilir, hak arayışına gidebilir ki, o zaman da olay kadın mücadelesi ile sonuçlanır. Şu durumda duyguların etkisi ile başlayan bu süreç bir cinayet ya da bir mücadele gibi bütünüyle toplumsal bir sonuç ortaya çıkartabilmektedir.

Elbette burada her olayın tek sebebinin duygular olduğunu söylemek yanlış olacaktır. Toplumsal olaylar çok değişkenli ve kompleks bir yapıya sahiptir. Tüm bu değişkenler arasında duygular da bir etken olarak yer almaktadır. Bu nedenle toplumsal olayları daha iyi anlayabilme çabasıyla duygular sosyolojisine bir başlangıç yapma gereği ortaya çıkmıştır. Elbette bizden on yıllar öncesinde pek çok değerli bilim insanı bu alanda çalışmaya başlamıştır. Ancak Türkiye’de üzerinde az konuşulan çok katmanlı bir alan olarak duygular, genelde psikoloji bilimine daha yakınsayan bir yerde durmaktadır. Ancak sosyolojik açıdan duygular toplumsal olana etkisi açısından ele alınmaktadır.

*Bu yazı ilk olarak Medium'da yayınlanmıştır.

**Dr. Sosyolog