İmamoğlu ve 'Pontus Rum' sorunu

Ben, Ermenistan ve Yunanistan'da birbirine 'Türk' dediği için kavga edeni hiç duymadım. Yani anlatmak istediğim 'ötekileştirme' politikalarının uygulandığı Türkiye'de sağcılara karşı siyaset yapıyorsanız her an her şey ilan edilebilirsiniz. Ne zaman ki bu tür suçlamalarla karşılaşan politikacılar ve insanlarımız "Evet öyleyim var mı diyeceğin" derse o zaman bu hayasızca akın mutlaka duracaktır.

Oktay Candemir*

AKP’lİ Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasına ilişkin ‘bir Yunan kazandı’ dedi ve ardından peş peşe açıklamalar geldi.

AKP’li bir vekil, Ekrem İmamoğlu için üstüne basa basa ‘Rum’ dedi.

AKP medya sorumlusu, “Soylu’yu Pontus Rumcular protesto etti. Ekrem İmamoğlu ise Trabzon’da Pontus Rum Cemiyeti tarafından karşılandı” dedi.

Süleyman Soylu’nun yardımcısı Mehmet Ersoy: “Bir Yunan’ı İstanbul’a başkan mı yapacağız” dedi.

İstanbul Ticaret Borsası Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Ali Kopuz, Trabzon’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu protesto eden yurttaşların “Müslüman görünen Pontuslar” olduğunu söyledi.

Tartışmaların odağındaki Ekrem İmamoğlu ise, Rum olmadığını ispatlamak için koşa koşa Trabzon’a doğduğu köye gitti ve gazi dedesinin fotoğrafını göstererek ‘ Bakın Rum değiliz ve temiz bir aileyiz” mesajı verdi.

İmamoğlu’nu öyle bir hale getirdiler ki, adam İstanbul için proje falan anlatmayı bıraktı… Rum olmadığını anlatmaya çalışıyor.

31 Mart seçimi öncesi safi ‘Türk’ olan İmamoğlu birden bire ‘Rum’ ilan edildi.

Tartışma öyle bir noktaya gidiyor ki bir süre sonra bunca sorun yetmezmiş gibi birde ‘Pontus sorunu’ çıkacak diye endişe etmeye başladım.

Velhasıl, Karadenizli insanlarımız ‘Rum’ olmakla itham ediliyor ki bu çok eski bir tartışmadır. Ve bu tartışma Türkiye’nin en milliyetçi şehirlerinden biri olan Trabzon üzerinden yürütülüyor. Aslında İstanbul’daki milliyetçi oylar için milliyetçi Trabzon şehri feda ediliyor.

Rum olmak da ayıp değil, Ermeni olmak da!… Ama Rumlar, Yahudiler ve Ermeniler, Türkiye’de onlara karşı baskın eğilim olan nefreti milliyetçiliğe devşirerek oya çevirmek isteyen sağcı siyasetçiler için inanılmaz bir fırsat sunuyor.

İmamoğlu, Vanlı- Ağrılı olsaydı ‘Ermeni’…

Kasımpaşa ve Edirne’de doğsaydı ‘Çingene’…

İstanbul, Bursa, Ankara, Tokat ya da Amasya doğumlu olsaydı ‘Yahudi’ ilan edilecekti…

Ama Trabzonlu olunca ‘Rum’ oluverdi.

90’lı yıllardan hatırlıyorum…Devlet o dönem Öcalan’ın Kürt olmadığına dair iddiasını ispatlamak için onu bazen ‘Ermeni’ bazen ‘Rum’ ilan ediyordu. Özel Tim’ler her gece duvarlara ‘Ermeni Apo’, ‘Rum Apo’ gibi yazılar yazardı. Hatta bir ara Yahudi olduğunu söyleyenler bile oldu. Bizim lise yıllarında Milli Güvenlik dersine giren komutan da Öcalan’ın ‘Yunan’ olduğunu söylerdi.

Öcalan, her milletten olabilirdi ama asla Kürt olamazdı!

Türkiye devleti ve milliyetçileri Mesut Barzani’yi bile anlaşmazlığa düştüklerinde hemen ‘Yahudi’ ilan edebiliyorlar.

Yıllar önce İstanbul’da çalışırken kahveye Fener-Galatasaray derbisini izlemeye gitmiştim. Galatasaraylılar, Fenerbahçelileri ‘Rum takımı’ diye suçlayınca Fenerbahçeliler de buna ‘Apo’nun takımı’ diye karşılık verdi ve çıkan kavgada bir kişinin kaşı açılırken, iki kişinin kafası kırıldı…

Ben de o esnada içimden Allah korusun bir uyanık çıkar ‘Bırakın Ermeni’yi, Rum’u ulan… Burada bir Kürt var’ der diye kendimi can havliyle dışarı atarak tabanlara kuvvet oradan hızla uzaklaştım.

Birbirlerinin kafasını gözünü yaran bu insanlar kendilerini milliyetçi sanıyordu.

Ben, Ermenistan ve Yunanistan’da birbirine ‘Türk’ dediği için kavga edeni hiç duymadım.

Yani anlatmak istediğim ‘ötekileştirme’ politikalarının uygulandığı Türkiye’de sağcılara karşı siyaset yapıyorsanız her an her şey ilan edilebilirsiniz.

Ne zaman ki bu tür suçlamalarla karşılaşan politikacılar ve insanlarımız “Evet öyleyim var mı diyeceğin” derse o zaman bu hayasızca akın mutlaka duracaktır.

Çünkü; faşizmin ahlakı yoktur ve ona verilecek en iyi yanıt ahlaklı tavırdır.

*Gazeteci


* Forum kategorimiz çok çeşitli türde içeriğe açıktır. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.