Herkes hakim olabilir mi?

Halk ne kadar çok yargı süreçlerine katılırsa o kadar güçlü ve bağlayıcılığı yükselen bir meşruiyet gerçekleşir. Türkiye’de ise sorun yasaların ve kurumların lağvı kadar artık mesleklerin de lağvedilmesidir.

Orhan Gezi Ertekin

Herkes Hakim Olabilir mi? Kesinlikle olur. Olabilir. Olmalıdır. Fakat Bugünkü sorun başka…

Bütün yüksek öğretim mezunlarına idari hakimlik yolunun açılması eğer deregülasyon ve “yeni ortaçağ”laşma ile beraber gelmeseydi çok yerinde bir gelişme olurdu. Zaten bazı Avrupa ülkelerinde yurttaşlar doğrudan bir hukuk eğitim gerekmeksizin belirli davalarda hakimlik yapabiliyorlar. Fransa ve İngiltere’de vardır örneğin. Hukuk alanında yüksek öğretim şartı yoktur. Heyetli mahkemelerde de yurttaşlardan bir üyenin olması yerindedir. Overlokçu, çımacı, temizlik işçisi fark etmez…

Çünkü adalet sadece hukuk tekniği ile alakalı değil “meşruiyet”, “değer” ve “rıza” ile ilgilidir. Halk ne kadar çok yargı süreçlerine katılırsa o kadar güçlü ve bağlayıcılığı yükselen bir meşruiyet gerçekleşir. Türkiye’de ise sorun yasaların ve kurumların lağvı kadar artık mesleklerin de lağvedilmesidir.

Deregülasyonun en uç aşamasındayız. Yani kamunun lağvedilmesi…

Yani hukuk-ekonomi dolayımının terkedilmesi…

Bloch, ortaçağın, artık değerin ekonomi dışı zor ile elde edildiği bir süreç olduğunu söylemişti. Modern kapitalizm ise sömürüyü hukuk ile dolayımladı. İşçi emeğini zor yoluyla değil ekonomik bir zorunluluk ile satmak zorundaydı. Böylece işçi bir yandan özgür bir hukuk öznesi oldu ama Diğer yandan da emeğini satmaktan başka çaresi olmayan birisiydi. Modern hukuk işte bu gerilimin üzerine kuruldu.

Şimdi geldiğimiz noktada sömürü bir kez daha hukuk dolayımından kurtulup “zor”a dayanmaya başladı. Hukukun bağlayıcı alanları birer birer deregülasyona tabi tutuldu. Kapitalizm daha açıksözlü bir sürece girdi…

Sadece Türkiye’de değil dünyanın bir çok yerindeki bir gelişmedir bu…

Yeni ortaçağlaşma ile karşı karşıyayız.

Asıl sorun budur…


* Bu metinde yer alan fikirler yazarına aittir. Gazete Duvar'ın editoryal politikasıyla uyumlu olmak zorunda değildir.