Osman’ın bir suç ortağından daha itiraf!

Filmi ileri saralım, 35 yıl sonrasına, 2016’ya gelelim, Osman’la beraber en son işlediğimiz “suça.” Başka nicelerinin olduğu gibi, bu “suçun” da fikir babası Osman’dır. Çünkü Osman, bizim değer bilmez TC devletinin yok saydığı “şey”lerin değerini bilir, onlara sahip çıkar. Özellikle gençlerin o yok sayılan zenginlikleri tanıması için hep kendini heba eder durur.

Google Haberlere Abone ol

E. Ahmet Tonak*

Osman Kavala ile 1981’den beri, yani 36 yıldır arkadaşız. Tanışmamız Osman’ın İngiltere’den New School’a yüksek lisans/doktora yapmak üzere gelmesi ile oldu. O sıralar ben de New School’da doktora tezimle uğraşıyordum. Daha doğrusu uğraşmam gerekiyordu, fakat darbeler ülkesi Türkiye yakamızı bırakmıyordu.

12 Eylül sonrası Türkiye’de İnsan Hakları ve Demokrasi Komitesi diye bir örgüt kurmuş, çalışmaya başlamıştık. İşte, tam o dönemde Osman New York’a gelmiş ve aramıza katılmıştı. Her zaman olduğu gibi her işe koşar, en canla başla çalışan o olurdu. Nitekim, gelir gelmez kendini darbenin birinci yılı vesilesiyle düzenlediğimiz New York Üniversitesi’ndeki Pete Seeger konserinin hazırlıkları içinde buldu. Pete Seeger öldükten sonra Radikal’de yazdığım bir yazıda bu konserin geri planını anlatmıştım. Hâlâ, internet ortamında mevcut, meraklıları bakabilir.

.

Filmi ileri saralım, 35 yıl sonrasına, 2016’ya gelelim, Osman’la beraber en son işlediğimiz “suça.” Başka nicelerinin olduğu gibi, bu “suçun” da fikir babası Osman’dır. Çünkü Osman, bizim değer bilmez TC devletinin yok saydığı “şey”lerin değerini bilir, onlara sahip çıkar. Özellikle gençlerin o yok sayılan zenginlikleri tanıması için hep kendini heba eder durur. Ortak dostumuz, dünya çapında elektronik müzik ustası İlhan Mimaroğlu öldükten sonra da Osman’ın bir “şey” yapmaması düşünülemezdi. Tabiri caiz ise, durup dururken “Ahmet, Mimaroğlu için bir şey yapalım” dedi. Osman’la çalışanlar, bir işe bulaşmış olanlar bilir, o “bir şey yapalım” lafından sonra durmak imkânsızdır.

Sonunda, birçok ortak dostumuzun da katkısı ile o “şey” yapıldı ve İlhan Mimaroğlu’nun çektiği New York duvar fotoğraflarının sergisini Osman’ın Depo’sunda açtık. Bu arada YKY’den daha önce çıkmış fakat çoktan tükenmiş Mimaroğlu’nun New York fotoğrafları kitabının da yeni baskısını hazırladık. Sergiyi görenler beğendi, hayırlı bir “suç” işlediğimizi söyleyenler bile çıktı.

İhbar eden çıkmamış olabilir, kayda geçsin, dosyada bulunsun.

*Profesör, UMass Amherst